İki gün yanlarında kalıp düzenlerini kurduktan sonra döndü eve. Şimdi mesele Zeyno'yu ikna edebilmekti. Oturup konuştular. Zeyno önce olmaz, günaha giriyoruz, diye tutturdu. Sonra onun ortada kalmasına gönlü razı olmadı. Salih cep telefonuyla resmini çekmişti bebeğin. Onu görünce iyice yumuşadı. Ve sonunda suç ortaklığını o da kabul etti. Peki ama dedi, hamile olmadığımı herkesler biliyor ve görüyor, nasıl olacak bu iş? Salih onu da düşünmüştü. Yarın seni İzmir'e götüreceğim. Bebeğimizle tanıştıracağım. Sözüm ona hamilelikten şüphelenip hastaneye gitmiş olacağız ve dört buçuk aylık hamile olduğun anlaşılacak. Sürekli bol şeyler giydiğin için küçük olan karnının belli olmadığını, doktorla konuşmadan emin olmadığımız için de kimseye bir şey söylemediğimizi anlatırız. Sana uzun paçalı donlar alırız hepsinin içine değişik miktarda kumaş dikerek her ay için ayrı don hazırlarız. Açıp karnını bakacak değiller ya, giderek büyüyen bir karnın olduğunu görürler. Zaten kimin aklına gelir ki evli barklı bir kadının hamile kılığına gireceği? Korkma, her şeyi doğal karşılayacaklardır. Sonra sözde doğuma İzmir'e götürürüm seni, bebemizi alır döneriz.
İzmir'e gittiklerinde Zeynep bebesine aşık olmuş, ondan nasıl ayrı kalacağını düşünüp durmuştu. Tiyatro kostümcüsü gibi alış veriş yapıp, kıyafetlerini hazırlamışlardı Zeyno'nun. Artık olay üzücü değil, eğlenceli gelmeye başlamıştı. Zeyno sık sık kontrole İzmir'e kaçacağını planlıyordu bebesiyle zaman geçirebilmek için.
Her şey planladıkları gibi gidiyordu. Kimsenin en ufak bir şüphesi yoktu Zeyno'nun hamile olduğundan. Annesi pansiyon, Pazar, kendi çocukları derken o kadar yoğundu ki, damadı doğum sırasında Zeyno ile meşgul olmak üzere sütanneyi çağıracağını söylediğinde hiç itiraz etmedi. Bebeği evde ebe tarafından doğurtulmuş gösterip nüfus kâğıdını da sorun olmadan çıkarttılar.
Sonra ufak tefek pürüzler çıktı tabii.. Bebeği gördüğünde, vah yavruuum, pek de büyükmüş, doğurana kadar canın çıkmıştır herhalde, dedi annesi. İlk sorun meme vermeyince baş gösterdi. Bir süre üzüldükten sonra mama düzenine alıştı aile. İkinci sorun Deniz bebek diş çıkarttığında oldu. Kaç çocuk büyüttüm, bu kadar erken dişi çıkanını görmedim, dedi, annesi. Ah bu vitaminli mamalar, çocuklara kalsiyumu yüklüyorlar, gözleri açılır açılmaz dişleri çıkıyor, dendi. Hatta nadir de olsa dişli doğan bebekler de olduğu söylendi. Erken yürüdü, erken konuştu Deniz bebek. Süper çocuk olarak benimsediler onu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
7 GÜNE 7 ÖYKÜ deniz
Historia CortaDENİZ O gün havanın durumu pek parlak olmadığı için balığa çıkmamış, ertesi gün için teknesinde hazırlıklarını yapıyordu Salih. Az önce hava bir patlamış, sonra da sanki hiçbir şey olmamış gibi sakinlemişti. İyi ki çıkmamışım diye düşünüp, bir fevk...