Yeni bölüm ile karşınızdayım :) baya uzun zamandır yazmadığım için bu bölümü uzun yazmaya çalıştım umarım beğenirsiniz :)
----------------
Sabah olduğunda Gri Na okula gitmek için hazırlanırken ikizlerde uyanmış Minseok'un odasına girip etrafa bakıyorlardı. Sang Mi, Minseok'un yatağına tırmanmaya çalışırken Yang Mi de ikizinin yanına geldi ve kardeşini havaya kaldırıp Minseok'un yatağa çıkmasına yardım etti. Yang Mi 'bende çıkmak istiyoyum elimi tut' diyince ikizinin yardımıyla o da yatağa çıktı. İkizler sessizce birbirleriyle anlaşmaya çalıştılar. Önce üstünde tepinmek isteselerde sonradan vazgeçip yorganın içine girip Minseok'un ayakucundan başına doğru yavaşça emeklemeye başladılar. Minseok bacaklarında hissettiği ürpertiyle gözlerini araladı, irkilmişti ve yorganı açıp açmamakta kararsız kaldı. Cesaretini toplayıp birden yorganı havaya kaldırmasıyla ikizler 'BÖÖÖööö..' diye Minseok'un üzerine atlayınca önce küçük bir çığlık atıp sonra da 'Beni korkutmayı başardınız afacanlar diyip kahkaha attı.'
Gri Na, Minseok'un odasından gelen çığlıkla hemen odasından çıktı ve kapıyı bile çalmadan içeri girdi. Gördüğü manzara karşısında kıkırdadı.
"Onu korkutmayı başardığınıza inanamıyorum." Diyerek alay edercesine gülmeye başladı.
"Hey gülmeyi kes."sert bir şekilde suratını eğdi Minseok.
"Bana emir vermeyi kes korkak efendi de hazırlan okula geç kalacağız" diyerek ikizleri kucağına aldı ve gülerek odadan çıktı.
Minseok banyoya gidip yüzünü yıkarken bir yandan da kendi kendine konuşuyordu. İç sesi ona hayatın fazla heyecanlı olmaya başladı alışabilecek misin? Derken, ne diyorum ben ya mecbur alışıcam artık geriye dönüş yok diyerek odasına gitti ve hazırlanmaya başladı.
Gri Na ikizlerle birlikte mutfağa inip kahvaltılarını yaparken Minseok da hazırlanmış mutfağa inip kahvaltısını yapmaya başladı.
"Şey anne... ikizlere bugün kim bakacak?"endişeli bir şekilde annesinin yüzüne baktı.
"Ah bu konuyu açtığın iyi oldu canım, biz babanla düşündük ki.. Yani ikimizde çalışıyoruz ve sizde okula gidiyorsunuz, ikizleri de kreşe mi versek diye düşünüyoruz, yani sen ne düşünüyorsun."
"En mantıklısı bu diye düşünüyorum ben de" diyerek gülümsedi Gri Na
"Peki o zaman tatlım ben her şeyi hallederim."
Minseok, Gri Na'yı dürterek, 'ne kadar çok yiyorsun, hadi tıkınman bittiyse okula gidelim yolu öğrenene kadar seni ben götüreceğim, yine iyisin bak bu iyiliğimi unutma' diyerek masadan kalkıp çantasını aldı ve kapıya doğru yürümeye başladı.
Masadan kalkıp ailesine hoşça kal dedi ve kapıya doğru yürüyerek "İyilik mi, sen mi?" diye yüzünü buruşturdu, "senden iyilik isteyen olmadı, bay korkak ukala.." diyerek ayakkabısını giydi ve evden çıktılar. Bir yandan yürüyüp bir yandan didişiyorlardı.
"Madem istemiyorsun kendin git o zaman, bayan çokbilmiş." Diyerek sinsice gülümsedi Minseok.
"Kendim gidebilirim sana ihtiyacım yok hıh.." diyerek adımlarını hızlandırdı ve durağa gelip otobüsü beklemeye başladı. Minseok' yavaş adımlarla arkadan atkip etti ve o da durağa gelip Gri Na ile tesadüfen aynı yere gelmiş gibi 'günaydın' diyerek sinsi gülümsemesini yine ortaya çıkardı. Gri Na yüzünü ekşiterek önüne döndü.
Otobüs geldi ve duraktaki öğrenciler ve siviller otobüse binmeye başladı otobüs çok doluydu aslında, Gri Na otobüse doğru yürürken Minseok'un gelmediğini fark etti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ÜVEY KARDEŞİM (EXO)
RomanceBaşlarda Minseok'un sade bir hayatı vardı ama şimdi her günü farklı ve ailesi fazlasıyla genişledi...