§Part 3§ - This İs A Prank

1.1K 29 2
                                    

Hiçbirşey sormadan koca bir kaşık dolusu mısır gevreğini "Uçak geliyoooooor." diyerek ağzıma sokmaya çalıştı. Bende uçağın yönünü "Ve uçak gidiyor..." derken onun ağzına çevirdim. Bütün gevrekleri yedikten sonra "Seni seviyorum." dedi. "Seni seviyorum." diye karşılık verdim.

*

2 saat sonra

(Justin işinin çıktığını söyleyip gitmiştir, Selena evde kalıp film izlemektedir. Hikayeyi böldüğüm için özür dilerim. :D)

Millet, söz veriyorum. Bir daha korku filmi izlemeyeceğim. Nedir bu? Milleti korkutmak için neler yapıyorlar. Yok üç harflilermiş. Yok canavarlarmış. Yok hayaletlermiş. Kapının çalmasıyla düşüncelerimden sıyrılıp kapıya koştum. "Ju..stin. Lanet olsun." dedim ve kapıyı sinirle kapattım. Çünkü kapıyı çalıp kaçan küçük sığırların saldırılarına uğruyordum bu aralar. Gidip pembe kanepeme yayıldım. Kapı tekrar çaldı ve ben açmaya gitmedim bile. Neredeyse 2 dakika boyunca durmadan çaldı. Sonunda kapı sesine dayanamayıp kapıya koştum. "Aha yakadım se-ni!" dedim ve küçük çocuklardan birini tuttum. "Abla bırak beni abla! Bir amca sana bunu vermemi söyledi." dedi ve cebinden buruşmuş bir zarf çıkardı. Ben zarfı elime alır almaz kaçıp gitti yumurcak. Daha kim olduğunu bile soramadım. Zarfı buruşmuşluğundan kurtarıp açtım.

"Turneden döneli çok oldu. Neden artık şu geçiştirme ilişkini bitirmiyorsun? Özledim. Herşeyden çok."

Afallamıştım. O.. o dönmeyeceğine söz vermişti. Beni geri istemeyeceğine. Söz vermişti. Aslında ilk aylar ona olan hırsımı Justin'den çıkardığım için ilişkimiz tepetaklak olmuştu. Bunları bana yazabilecek tek bir kişi vardı. Yüzüne görmek, adını bile anmak istemiyorum. Beni ortada bırakıp gitmenin cezasıni en iyi o bilir. Bilmesi zor değil. Nick. Turneye çıkarken ben de gelmek istedim ama kabul etmedi. Aramız açılınca ben de uzaktan uzağa olmaz deyip ilişkiyi bitirdim. Eğer kabul etseydi şu an Justin'e aşık olmayabilirdim. Ama Nick'i tanıdığım kadarıyla anlayışlı biridir. Ama şu an bariyeri aşmış bulunuyor, ve ben korkuyorum. Bunun gibi bir not bıraktığı zaman iki seçeneğiniz vardır: 1- Korkağın tekiyseniz kaçıp saklanın. 2- Kendinizi savunun. Sonuna kadar.

Ama ben korkağın teki değilim. Ve savaşacağım. Sonuna kadar.

*

Nick

Turneye çıkarken ona haksızlık yaptığımın farkındaydım, ama çok geçti. Justin onu kendine nasıl aşık etti, bilmiyorum ama televizyonlar, radyolar, gazeteler.. Herkes, herşey, heryerde onları konuşuyordu. Koltuklar, tabak ve çatallar bile laf atmaya başladı artık. Ama Selena'nın onu sevmediğinden emindim, kendimi övmek için söylemiyorum ama onunla onu sevdiği için çıktığını düşünmüyorum. Selena ve ben uzun zamandır çıkıyorduk ama medyanın zerre haberi yoktu. Daha önce bizi görmüşlerdi ama birkaçını ya rüşvetle susturduk, ya da biz olduğumuzdan haberleri bile yoktu. Ama sonuçta ortada "biz" diye bir şey vardı ve ben bu kadarıyla yetinmeye niyetli değildim. Yaramaz kızımı nasıl Justin'den uzaklaştıracağımı adım gibi biliyordum, ama kendime nasıl çekeceğim sorusu malumdu. Hallederiz diye düşünüp Caitlin'in numarasını çevirdim.

Caitlin. Eski bir arkadaş. Benimle aynı kapasiteye sahip, -yani aynı duygulara- duygu kavramının kitabını yazmış bir kız. Acı verici.

"Alo? Cait. Seninle bir konu hakkında konuşmam gerekiyor."

"Onun adını anacaksan boşver gitsin Nick." diye inledi boğukça bir sesle. Ağladığı aşırı derecede belli oluyordu.

"Şu şerefsizi kafana takma artık Caitlin." dedim. "O şerefsizin tekiydi, doğru ama onu Selena'nın yanında gördükçe.. ne bileyim sinirlerim bozuluyor. Bütün magazin programları, gazeteler, radyolar onlardan bahsediyor. Artık dayanamıyorum Nickie. Anlayor musun?"

"Onu geri ister misin ? " diye direkt sorumu yönelttim. "Efendim? " dedi. Caitlin anlamayacak kadar saf bir kız değildi. "Anladığını biliyorum. Saf rolü yapma" dedim anlamadığını bildiğim halde. "Şimdi sen, karşıma geçmiş; bana Justin'i geri kazanmak ister misin diyorsun. Ben anlamadımdeyince saf moduna geçiyorum. Öyle mi?" dedi nazlanarak. Tamam, bunu demem saçmaydı ama ben de ne yapacağımı biliyordum. Belki çok açık söylediğimden afallamıştır. "Öyle bir planım var ki.. Duyunca bile şaşıp kalacaksın.."

*

Selena

Hala Nick'in bıraktığı notu düşünüyordum. Tanrım. Kafayı yiyecektim. Eğer ilişkimi mahvederse beni geri kazanabileceğini düşünmesi.. fazla aptalcaydı. Neden ortaya çıkmak için bu anı seçmişti? Neden benim turneye birlikte gidebileceğimiz fikrimi terslemişti? Ve neden şimdi verdii sözü bozup ilişkimi tekrar tepetaklak ediyordu? Peki o Nick değil de başka biriyse? Bu kocaman pis bir eşek şakasıysa? En kötü ihtimal, herşey gerçekse? Kafamda deli sorular...

Kapının kulak inletici sesini duyduğumda yerimden yayla fırlatılmış gibi fırladım. "Justin? Nerelerdeydin?" dedim panikle. "Neden bu kadar telaşlısın Sell? Birşey mi oldu?" diyerek omuzlarıma ellerini koydu. "Ha-hayır. Hiç. Hiçbirşey olmadı." dedim Justin'i içeri alırken. Mutlaka eninde sonunda öğrenecekti, ama Nick'in benimle uğraştığını şimdi bilmesini istedim. İsteksizce elime aldığım buruşuk kağıdı ona uzattım. "Al." dedim. Sanki ansiklopedi okuyormuş gibi 5 dakika boyunca okudu. Sonunda gözlerini bana doğru çevirdi. "Eeee bu ne demek şimdi? " dedi safça. Onu kanepeye sürükledim elini dizime koydum. Üstüne de kendi ellerimi koyup sahte bir gülüş takındım. "Sanırım Nick bizimle oyun oynamak istiyor."

Slow Down [Selena Gomez Fan Fic.]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin