Bir kadın vardı.
Bir avucunda masumiyetini, küçük bir kızın hayallerini barındırırdı.
Bir avucunda kadınlığını, tükenmişliğini, kırgınlığını saklardı.
Üşüdüğünde sol elini sağ eline kenetler ısınmaya çalışırdı.
Duyguları birbirine karışırdı ve o kadın hıçkıra hıçkıra ağlardı.Bir kadın vardı.
Evinin perdelerini aralamayan, çiçekleri sevip sulamayı unutan. Sokakların karanlığı karşısında fütursuz soğuğu karşısında çekingen.
Saydığı kaldırım taşlarına inşa ederdi acısını.
Bir yandan da bırakmazdı paçasına yapışan içinde büyütemediği küçük kızı, kimse yoksa etrafta çizgilere basmadan yürürdü sonra yorulur, çıkarırdı cebinden sigarasını.
Dolaşırken, çocuk parkına çarpınca gözleri dolardı hemen, kızarırdı burnu içindeki kız çocuğu sallanmak istese de o oturur bomboş parkı izleye izleye ağlardı.Bir kadın vardı.
O hem mutlu bir kız çocuğu, hem acılı bir kadın.
Gökyüzünü ezberlemeye çalışan bu kadın, yerle birdi çoğu zaman.
Yağmurlara aldırmadan titreyerek yürürdü.
Şehrin tüm çıkmaz sokaklarını görmek, bir köşesine oturup bi iki tek atmaktı isteği.
Onu koydukları, kimsesiz ayazlarda bıraktıkları kadar kötü mü bu şehrin çıkmaz sokakları, merak ediyordu.Bir kadın vardı.
Güçlü, kendi gözyaşını kendi silen, korkusuz ve o korkusuz kadın bir adamın karşısında zangır zangır titrerdi.
Silueti bile yeterdi nefesini kesmek için.
O kadın adamın yaralarına düşünmeden bastırdı iki avucunuda gözlerini kapadı, kulaklarını tıkadı ağlayarak,
o güçlü kadın yangınlar içindeyken adamın haykırışlarını duyarsa kül olurdu.
ve o güçlü kadın adamın akıttığı zerre yaş için dikine keserdi evrenin bileklerini.Bir kadın vardı.
Hem melek, hem şeytan.Bir kadın vardı.
Sevilen ve sevilmeyen olmak üzere ikiye ayrılan.Tek kadın onca yaşanmışlık küçük omuzlarına yüklediği bunca dertle hem adama doğru koşar hem de adamdan kaçardı.
Bu kadın nefret ederek aşıktı.
Ve.. ve bu kadın ölüyordu lakin kimse görmüyordu.
