Hizmetliye yaptığım gibi gözlerimi sıkıca kapadım. Parmaklarımı da önüne koyup sağlamlaştırdım. Ama bu defa bağırmayacaktım. Sakin olmalıydım. Altı üstü sevgilim beni aldattı canım? Ne olacak? Birşey olmaz bana. Ben sürer hayatıma devam ederim. Ya da çakıl taşı gibi buraya çakılıp kalırım.
Nick'in dürtmesiyle gözlerimi araladım. "Görmek istemiyorum." diye mırıldandım. "İlk önce odadan çıksın." diye ekledim.
"Benden bu kadar mı nefret ediyorsun? Açıklamamı istemeyecek kadar mı? Beni bir baksana?" diyen sese "Açıklanacak birşey yok. Ayrıca bana emir veremezsin. Sen şurdan defolsana?" dedim sertçe. Gözlerimi hala tutuyordum.
"Selly. Lütfen. Beni biraz dinler misin? Ama senin dinlemeyi istemen gerekiyor."
"İstemiyorum!! Şimdi defol biber kafa!" diye sesimin çıktığı kadar bağırdım. Sert bir kapı sesi, ardından da parmaklarımı aralayan yumuşacık eller. Nick. O benim abimdi, daha ilerisi de olamazdı. Sevgilim rolünü bir defa üstlenip kalbimi zaten paramparça etmişti. Fazlasına hiç ama hiç gerek yoktu. Abim olarak beni incitemezdi. Abiler, kötü gün dostudur; çalacak kapınız olmadığında, kalbinizdeki o boşluğu doldurmaya uğraşırlar. Sonra bir bakmışsınız; tüm kalbinizi sarıp sarmalamış. Yaralarınız görünmez olmuş. Mükemmelliğe bürünmüşsünüz. Abinin tanımı, sözlükte 'Büyük erkek kardeş.' olarak geçse de, kalbinizde 'Kurtarıcı melek' olarak geçer. Bu sözlerimi unutmayın.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Slow Down [Selena Gomez Fan Fic.]
FanfictionBir insan; Size kızıyorsa, dünyanın en iyi insanı dahi olsanız da bir neden bulabilir. Aynı şekilde bir insan; Sizi affetmek istiyorsa, dünyanın en kötü insanı bile olsanız bir mazaret bulabilir. Aradaki fark; Sizin iyiliğinizle ya da kötülüğünüzle...