Bölüm 4

7.2K 588 0
                                    


4.BÖLÜM

Girdiğimiz odayı dikkatle incelerken bende aldığımız kıyafetleri özenle torbalardan çıkardım ve mağazadan çıkmadan son anda aldığım valize dikkatlice yerleştirmeye devam ettim.

"Üstümüzü değiştirmek için bir oda tuttuğuna inanamıyorum."Ona bakmadan cevap verdim.

"Hazırlanmamız gerek ve buradan daha iyi bir yer düşünemiyorum."Gelip önümde durdu.

"Arkadaşının evinde de üstümüzü değiştirebilirdik."Bakışlarımı sinirle ona çevirdim.

"Asla oraya paspal bir şekilde gitmeyeceğim."Dikkatle beni süzdü.

"İyide sen paspal değilsinki."Eliyle üzerimi gösterdi.

"Saatlerdir araba kullanıyorsun ve şuna bak,pantalonunun ütüsü bile bozulmamış.Bu bir mucize..."dedi alayla.Ellerimi belime koyup üzerine basarak söyledim bu kez.

"İkimizde oraya paspal gitmeyeceğiz."Bu giriş gösterişli olmak zorundaydı.Eğer Afrodit ben vardığımda orada olursa yüzündeki kıskançlık ifadesini zevkle seyredecektim.Çünkü Josh kesinlike bu zaman kadar gördüğüm en çekici erkekti.

"Evet,bunu ve bunu giymeni isityorum ve Tanrı aşkına çabuk ol.Daha saçlarımı yapacağım."Bana bakıp gülümsedi. "Bence bu hali oldukça güzel!"Bakışlarımı ona diktim.

"Garson kıza göre bir değerlendirme yapmam gerekirse,sen zevksizsin.Bu yüzden tavsiyerlerini kendine sakla."

Bir kahkaha patlatıp banyoya ilerledi.

"Kız bana asılıyordu hatırlatırım."dedi.Ardından duşun sesini duydum ve kuaföre gidecek vaktim olmadığı için saç maşamı çantamdan çıkarıp işe koyuldum.

Banyodan çıktığında kendimi içeri hızla attım ve üzerime seçtiğim beyaz elbiseyi giydim.Saçlarımı salladım ve buklelerin doğal bir şekil almasını bekledim.Fazla makyaj yapmayı sevmediğim için allık,rimel ve hafif pembe bir ruj işimi gördü.son kez kendime baktım ve derin bir nefes alıp banyodan çıktım.Küçük odada Josh'u aradım.Cam kenarında durmuş kol düğmeleri ile uğraşıyordu.Yavaşça yanına gittim.Elimi koluna uzattım.

"Bu şekilde yapmalısın."Bir an başımın üzerinde onu hissettim.

"Su sesi duymadım."Başımı kaldırmadım.

"Duş almadım."dedim.

"O zaman nasıl bu kadar güzel kokabiliyorsun."Başımı kaldırıp yüzüne baktım.

"Sanırım,şampuanımdan."Elini elimden çekti ve yanağımdaki bir bukleyi saçımın arkasına koydu.Neden bana bu kadar garip bakıyor ve neden kalbim tek bir dokunuşla bu kadar hızlı atıyor anlamış değilim ama ortamın gerginliğini hissediyorum.Elimde olmadan titrek bir nefes verdim.HAfifçe gülümsedi.

"Sana daha önce fazla güzel olduğunu söyleyen oldumu?"Gözlerimi kıstım ve onun yakışıklı yüzüne baktım.Çenemi okşayan elini bileğinden tuttum.Gözlerinden gözlerimi ayırmadan tane tane konuştum.

"Benim üzerimde işe yaramaz bunlar."dedim.Bir kahkaha attı.

"İnatçı küçük cadı.Belkide para almadan yatağına girerim,hemde zevkle..."dedi buğulu aksanı ile.Ondan bir iki adımda uzaklaştım.

"Rüyanda görürsün."Üzerinde yakası açık beyaz gömleği ve siyah kumaş pantalonu ile fazla dikkat çekici olsada uyumluyduk.Birden elleri boynuna gitti ve boynundaki kalın zinciri çekip dışarı çıkardı.Ucunda çok güzel bir yüzük sallanıyordu.Şaşkınca yüzüğe bakarken o zinciri çekti ve kopardı.Bir an ona engel olmak istedim.Yüzüğü zincirden çıkardı ve eline aldı.

"Sanırım,nişanlı olduğumuzu söylediğime göre sana bir yüzük takmalıyım."Elbette parmağımda bir yüzük olmadan kimse buna inanmazdı.O elimi aldı ve parmağıma yüzüğü bir seferde geçirdi.Sanki gerçekten benim için alınmışcasına yüzük parmağıma tam oldu.Ben ışıldayan taşlarına şaşkınlıkla bakarken bu olayın asla gerçekleşmeyeceğini düşündüm.Hiç aşık olup evlenemeyecektim.Nedene bir acı sardı kalbimi.

"Ben bunu kabul edemem."dedim biliçsizce.

"Merak etme tamamen vermiyorum.5 gün sonra geri alırım ayrıca pahalı bir şey değil.Annemden hatıra."Bakışlarımı ona çevirdim ve konunun üzerinde durmamaya çalıştım.

"Pekala,teşekkürler."Hafifçe gülümsedi.

Derin bir nefes aldım.Şimdi oyun başlıyordu.

"Hadi gidelim.Yalnız şunu söylememe izin ver.Afrodit,onunla pek güzel bir geçmişimiz olmadığını söylemeliyim ve muhtemelen seninle...."cümlemi tamamlamama izin vermedi.

"Benimle yatmak isteyecek anladım."Kaşlarını çatıp bir müddet bana baktı.

"Bunu daha öncede denedimi?"Yenilgimi kimseye belli edemezdim.

"Bu seni ilgilendirmez."Başımı dikleştirdim.

"Şimdi lütfen valizleri getirirmisin?"Tam kapıdan çıkarken fısıltı halindede olsa dediklerini duydum.

"Ve başarılı oldu...."Gözlerimi acıyla yumdum.Kesinlikle doğru tahmindi.Sonrada sol elimle sağ elimdeki yüzüğümü okşadım.

Arabayı Josh'un kullanmasına izin verdim.1 saatin sonunda kır evine varmıştık.Rene aslında aynı benim gibi Yunan ve Amerikalı bir aileye sahipti.Benim aksime onun Amerika'da ailesi vardı.Babası ve annesi uzun zaman önce boşanmış olsada babası bir Amerikalı ile evlendiği için düğününü Amerika'da yapmasını istemiş ve organizasyonlar için kır evini düzenlemişti.5 gün boyunca Amerikalı'ların adetleri gereği değişik etkinlikler olacaktı ve son gün düğünden sonra buradan ayrılıp Yunanistan'a dönecektim.

Josh arabayı kapıdaki görevliye teslim etmeden önce gelip kapımı açtı ve elini uzattı.Bende elini tutup kibarca araçtan indim.Ona görgü kuralları ile ilgili bir şeyler öğretecek vaktim olmamıştı.Josh aklımdan geçenleri okumuşcasına elimi alıp koluna kibarca koydu ve bana baktı.

"Merak etme!İlk zengin müşterim sen değilsin.Bu gibi insanlar arasında nasıl davranmam gerektiğini iyi bilirim."Zaten çok fazla seçeneğim yoktu.

"Umarım."dedim sakince ve eteğimi düzelttim.

Sarmaşık gülleri ile çevrelenmiş çelenk şeklindeki kapıya vardığımızda elini ebelime doladı ve onda daha çok sokulmamı sağladı.

"Fazla gerginsin!bu gidişle sen her şeyi batıracaksın."diye beni uyardı.Evet çok gergindim.Akşam olmak ve gün batmak üzereydi.Bu akşam bir kokteyl olacağını Rene bana bildirmişti.Derin bir nefes aldım ve ona baktım.Tam kapının altında göz göze geldik.Bana bakıp gülümsedi.

"Dikkat çekici bir giriş ister misin?"diye sordu.Ne demek istediğini soramadan başını eğdi ve dudaklarıma kısa ama etkili bir öpücük bıraktı.O an sersemlesemde bu bir nebzede olsa gerginliğimi almıştı.Ona baktım.

"Gülümse!Herkes bir kurbayı öptüğünü düşünmeden önce."İkazına kulak verdim ve gülümsedim.Oda gözlerime bakıp o seksi gülümsemesini takındı.Heyecanlıydım ama bunu sebebinin Josh olmadığını biliyordum.Öyle olmalıydı.Daha bir kaç saattir tanıdığım bir adam yüzünden heycanlamazdım ya.Ardından eğilip boynuma bir öpücük kondurduğunda elimde olmadan gözlerimi yumdum.

Daha sonra bana bakıp yüzüme gelen buklelerimi kulağımın arkasına attı.

"Hazır mısın?"dedi.Başımla onu onayladım ve onun kollarında kapıdan içeri geçtim.

Konitopolous serisi 3 Ask kazasiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin