9.BÖLÜM
Kolumu hızla elinden kurtardım ve Afrodit'in peşinden içeri girdim.Beni tekrar yakaladı. "Dem,saçmalama yakalanacağız."diye fısıldadı.
"O zaman sen gelme."dedim.Alt katta kaldığını biliyordum.Mutfak tarafına ilerlemeye başladığımda kısık sesle küfür ettiğini duydum.Mutfağa girdim ve gözlerimin iyice karanlığa alıştığını fark ettim.Geniş tezgah üzerindeki bıçaklığı gördüm ve atılıp en büyük bıçağı aldım.Josh hızla bileğimi kavradı.
"Tanrı aşkına!Onu öldürecek misin yani?"Gülmemek için dudaklarımı ısırdım bir müddet."Korkak."diye fısıldadım.Onu hafifçe ittim ve yanından ilerledim.Sağdan üçüncü kapı evet!Bu odaydı.Lavaboyu kullanırken Afrodit'in buraya girdiğini görmüştüm.Hafifçe kapının koluna uzandığımda elimi tuttu Josh.
"Lanet olası çatlak kadın!Onu uyandıracaksın çekil!"diye fısıldadı ve yavaşça kapıyı açtı.Onun yavaş adımlarını takip ettim ve ardından odaya girdim.
Ertesi sabah uyandığımda vücudumdaki sıcaklığı hissettim.Başımı oynatmadan bakışlarımı sıcaklığın olduğu yere indirdim.Yüce Tanrım!Adamın eli bir göğsümü sıkıca kavramıştı ve diğerinin üzerinede ben yatmıştım.Gece okadar uzak yatarken sabah nasıl olup sarmaş dolaş uyanabiliyorduk ki?PArmakları hafifçe kıpırdandı göğsümün üzerinden ve daha önce hissetmediğim bir sıcaklık yayıldı içime.Yüce Tanrım!bana neler oluyordu böyle!Parmaklarının hareketi hızlandıkça nefesimde hızlanmaya başladı ve hızla doğruldum.Ona döndüm.Gözlerini kırpıştırarak açtığında rol yapıp yapmadığını anlamaya çalıştım.Gerçekten uyku halinde alışkanlıktan doğan bir hareketmiydi?Neden olmasın ki?Adam bir fahişeydi.Her sabah göğüs avuçlayarak uyandığına yemin edebilirim.
"Günaydın"dedi.Saçları karışık ve fazla yakışıklıydı."Günaydın."dedim.Sonra aklıma klisedeki prova geldi.Josh'u haberdar etmemiştim."Aman Tanrım,hemen hazırlan.Rene bizi bekliyor olmalı.Provaya gideceğiz."Adamcağız ne dediğimi bile anlamamış olmalı.Hızla yataktan doğrulup banyoya giderken seslendi."Hoş pijama."Gıcık.Ben bunu seviyorum.Elimde olmadan ayıklı pijamama baktım.Ne var yani?
Yaklaşık 45 dakika sonra aşağıda olmuştuk.Rene bir ayağını yere vurarak bizi bekliyordu."Çok üzgünüm geciktik mi?"Tek kaşını alayla kaldırdı ve arkamdan gelen Josh'a baktı."Adam arabada sizi bekliyoruz."Bir müddet bizi süzdü. "Bir müddet gece sporlarına ara verseniz,sabah daha erken kalkabilirsiniz."Ben saç diplerime kadar kızarırken Josh gelip elini omzuma attı."O bu kadar güzelken mi?"Yüzünü buruşturdu."Hiç sanmıyorum."dedi arsızca.Rene kahkaha atarak araca yönelirken dirseğimle karnına vurdum."Domuz."Cevap vermesini beklerken yanağımdan öpmesi ile şoka girdim.
Kasabanın klisesine girdiğimizde o kadar heyecanlıydım ki.Sanki evlenen bendim.Sonra bir hüzün sardı her yanımı.Belkide bunu hiç yaşamayacaktım.
Rene nişanlısı Adam'la birlikte mihraba gitti ve onları bekleyen pederle konuşurken ikisininde ailesi klisedeki yerlerine oturdu.Josh'ile bende yerlerimiz aldık.Ben baş nedime olarak Rene'nin yanındaydım.Arabada Adam,anlamadığım bir sebepten Josh'un sağdıçı olmasını istemişti.Ben bu istek karşısında şaşırırken Josh imalı bir şekilde gülümseyip kabul etmişti.Hiç bir ahbaplıkları yokken bunun Josh'a teklif edilmesi tuhaftı.
Josh'ta Adam'ın yanında yerini aldı.Onlar daha önce hazırladıkları yeminlerini etmeye başladıklarında ister istemez gözlerim Josh'a kaydı.Tuhaf bir şekilde bana baktığını gördüm.Bir insanla özellikle erkeklerle göz göze bile gelemezken onun yanında inanılmaz rahattım.Özellikle dün akşam bana yardım etmesi,elimde olmadan gülümsememe neden oldu.Onunda gülümseme karşılık vermesi ile kalbim son günlerde tutturduğu tuhaf ritme girdi.
