15.BÖLÜM
Geri geri geldim ve küçük ama temiz dükkanıma baktım.Hayvanlar yarın elime ulaşacaktı.Ortalığı temzileyip toplamak bayağı zamanımı almıştı ama değmişti.Veterinerlik okuyan biri olrak ped shop ve veterenerlik hizmetini bir arada yapmak benim için düne kadar bir rüyayken şimdi hayallerimi tek tek gerçekleştirebiliyordum.
Ama neden hala aklımı meşgul etmek istiyorum biliyorum.Hala Josh ve onunla yaşadıklarım o kadar tazeki.Düğünden geldikten sonra en büyük kabusum korunmadığımızı anladığımda aklıma gelmişti.Bir erkeğe bekaretimi vermek başka bir şey bunu sır olarak sonuna kadar saklayabilirim ama evlilik dışı çocuk dünyaya getirmek bu kaldıramayacağım bir yükken neden regl olmamla hüsrana uğramıştım ki?
Derin bir nefes aldım ve işte aslında ozaman hayatımda büyük boşluklar olduğunu fark ettim.Şimdi Aleksis ve tayfasının tüm itirazlarına rağmen hayallerimi gerçekleştiriyordum.Antonio'nun beni artık tanıyamadğını söylemesi ile aslında artık bende kendimi tanıyamadığımı fark ettim.Değişim tüm bedenimi Joshua ile birlikte ele geçirmişti.Kafamı hızla salaldım.Bunları düşünmenin sırası değildi.Daha gidip evimi yerleştirecektim ve tüm ailemin desteğine rağmen her şeyi kendi başıma yapmak istiyordum.Bu hafta içinde hem dükkanı açacak,hemde evime yerleşecektim.
Kolumdaki saate baktım.Akşamüstü 5 olmuştu ve bence bugünlük bu kadar yeterliydi.Son kez etrafı kontrol ettim ve ardından kapının açıldığını belirten o zil sesini duydum.Bu Amerika'daki dükkandan esinlendiğim bir şeydi.Başımı hafifçe çevirdim ve kapıda elinde büyük beyaz güllerin olduğu dev bir sepetle biri duruyordu.Elindeki sepetten fışkıran güller yüzünden yüzünü göremedim.
"Banamı?"dedim heyecanla."Evet bayan."dedi boğuk bir ses.Elimle ilerideki sekreter için olan masayı gösterdim.Bunuda unutmamalıydım bir sekreter tutacaktım."Şuraya bırakın lütfen."dedim ve arkamı dönüp bahşiş vermek için çantama yöneldim.Cüzdanımı açtım ve paraya adama uzatmak için döndüm.
"Bahşiş olarak nakit kabul etmiyorum melek."dedi aksanlı ingilizcesi ile.Bense şaşkınca ona baktım kalbim çılgın gibi çarparken o dudağının kenarını kıvırp bana o çekici gülümsemesini bahşetti."Joshua."dedim inlercesine elimde olmadan.Onu karşımda gördüğüm ana kadar bu kadar özlemiş olduğumun farkında bile değilim.Bir adım attı ve ben elimde olmadan geriledim.
"Saçlarına ne yaptın?"dedi kaşlarını çatıp.Elimi Yunanistan'a geldikten sonra kısacık kestirdiğim saçlarıma götürdüm farkında olmadan.Bilirsiniz kadınsal bunalımlarda ilk önce saçlarla ilgilenilir.
"Kestirdim."dedim zayıfça.Gözlerini saçlarımdan gözlerime sabitledi.Tanrı aşkına burada ne işi vardı ve beni nasıl bulmuş olabilirdiki."Yakışmış."dedi ve bir adım daha attı.Bende geriledim ama arkamdaki tezgaha dayandığımda gidecek yerim olmadığını anladım ve bu daha hecanlanmama sebep oldu.Başını eğip yüzüme yaklaştırdı.
"Beni özledinmi melek."dedi buğulu bir sesle.Yüzüm hızla kızarıp nefes alışlarım hızlanırken bir şey diyemedim.Parmaklarını yüzüme uzattı ve yanağımı okşadı.Elimde olmadan gözlerimi yumdum ve dokunuşunu hissettim."Ben seni çok özledim."dedi ve parmakları dudaklarımı okşadı ardından ılık nefesini yüzümde hissettim.Dudaklarını dudaklarımda hissetmeden elimde olan son güçle geniş göğsüne elimi koydum ve aramıza mesafe soktum.Gözlerimi hızla açtım.
"Neden buradasın."İş için gelmiş olmalıydı.Bir başka kadının yatağını ısıtmak için ve nedense bu canımı acıttı."Senin için geldim."dedi.Gözlerim şaşkınlıkla açılırken ona inanmak istedim.Bana bakıp gülümsedi."İş."dedim nefes nefese.Dudağının kenarı seyirdi. "Yarım kalmış hiç bir şeye alışkın değilim ve tatlım seninle benim aramda yarım kalan bir şeyler var."dedi ve ona kesinlikle hak verdim.Dudakları açlıkla dudaklarıma kapandığında elimi özlemle omuzlarına uzattım ve hızla ceketini çıkardım.Beni kucakladı ve tezgaha oturttu.Açlıkla öpüşüne karşılık verdiğimde artık hiç bir şeyin yarım kalmadığına emindim.
******
"Tanrım,eminim Demi çok şaşıracak."Valeria elindeki kutuyu daha sıkı tutarken bir yandanda benim dengemi sağlamaya çalışıyordu.Hamileliğimin son günlerinde iyice şişmiştim ve yürümede bile sorun yaşar olmuştum.Kesinlikle bunun ilk hamileliğimle alakası yoktu."Sence hediyesini beğenirmi?"dedim.Valeria bana bakıp gülümsedi. "Elbette beğenir,beğenmese bile bunu söylemeyecek kadar bize değer veriyor merak etme."dükkana yaklaştığımızda Valeria aniden durdu ve bende elimde olmadan ona çarptım."Ne yapıyorsun Val!""Üzgünüm."diye mırıldandı ama bakışlarını dükkandan çekmedi. "Aman Tanrım!"dedi ardından ve ben onu çekip neye baktığına odaklandım.Gerçektende Aman Tanrım'lık bir durumdu.Demi tezgaha oturmuş bacaklarını açmış ona abanmış bir adamla çılgınca öpüşüyordu.Sonra adam onu kalçalarından tutup kucakladı ama öpüşmeyi kesmediler.Ardından Demi yavaşça ondan ayrıldı ve boynuna sarıldı.O anda adamın yüzünü rahatlıkla gördüm."Bu senin ayarladığın kişi."dedi Valeria.Demi adamla birlikte dükkanın arka tarafına girerken Valeria gülerek konuşuyordu.
"İnsan kapıyı kilitler.Aptal aşıklar."Bakışlarımı boş dükkandan ona çevirdim.Bana bakan yüzündeki gülümseme soldu."Ne oldu?Ah,yoksa sancımı."hızla hayır anlamında başımı salladım. "Bu adamı tanımıyorum."Valeria şaşkınlıkla açılan iri mavileri ile yüzüme baktı."Bu adamı sen ayarladın ve fotoğrafına bile bakmadınmı?"
"Elbette baktım.Bu benim ayarladığım adam değil."dedim.Valeria kaşlarını çattı. "Yeni birini mi buldu?"diye adeta kendi kendine sordu."Olamaz,hala o adamı düşünürken başka biri ile birlikte olamaz."dedim düşüncelerimin içinden."Belki dikkatli bakamamışsındır."dedi bu kez.Bakışlarımı ona çevirdim. "Benim seçtiğim adam,sarışındı.Saçları altın renginde ve gözleri siyah.Ayrıca da boyunun 1,80 olduğu yazıyordu.1.90 değil."Valeria tekrar dükkana baktı.Sonra bana döndü aynı anda ayrı şeyleri söyledik.
"Damon!"
"Antonio."
