24.BÖLÜM
Oturduğum koltuktan hızla fırladım.
"Ne oldu? Tanrı aşkına Val.Joshua'nın nesi var?"Valeria'da ayaklandı.
"Aleksis'in dediğine göre buradan gittiğinden beri kendinde değilmiş, bir kaza geçirmiş ve ..."cümlesini tamamlamasına izin vermeden çantamı kaptım. Dükkânın kapısına yöneldim. Sonra aniden bir an için durdum ve başımı çevirip Valeria'ya baktım. Bana gülümseyip elini savurdu.
"Koş yetiş, ben burayı hallederim."Büyük bir rahatlama ile nefes verdim.
"Dem, dikkatli kullan."Başımı hızla salladım.
"Teşekkür ederim Val."dedim. Gülümsedi.
"Git hadi âşık kız. Aileler bu günler içindir.
"Bakışlarını etrafta gezdirdi.
"Tanrım, dağınıklık toplamaktan nefret ediyorum. Ama dua et seni seviyorum."dedi. Bir iki adımda yanına gidip ona sarıldım.
"Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim."dedim. Beni tutup iki çocuk annesi olmasına rağmen incecik olan bedeninden uzaklaşırdı.
"Artık daha fazla uzatma. Ona söyle, sevdiğini söyle ve kalbini sessini dinle, mutlu ol tatlım."Sonra elini altına giydiği eteğinin cebine attı.
"Al buda adresi, az daha unutuyordum."dedi bana bakıp gülümserken. Adresi aldım ve avucumda sıkarken koşarak dükkândan fırladım.
*******
Demistas'ın dükkândan çıkması ile yeni aldığımız hayvanları arabama koyan Dela, içeri girdi. Ufak tefek sarışın kız şaşkınca Demi'nin ardından bakıyordu.Sonra başını çevirdi ve beni gördü.
"Bir şey mi oldu?"Elimi umursamazca savurdum.
"Ah hayır canım, bilirsin aile meseleleri. Neyse, sen çıkabilirsin hayatım. Ben kapatırım dükkânı."Dela bana bakıp gülümsedi.
"Pekâlâ, Bayan Valeria, iyi günler Anabel."Anabel akvaryumdan bakışlarını çevirdi ve elini heyecanla Dela'ya salladı. Dela oyalanmadan çantasını alıp kapıdan çıktığında arkasından hemen kapıyı kilitledim. Kapalı yazısını çevirdim ve jalûzileri indirip kapattım.
"Anabel, tatlım, bir şeye zarar verme birazdan çıkacağız."dedim. Anabel bana bakıp kocaman bir gülümseme gönderdi. Hemen cebimden cep telefonumu çıkardım ve hızlı arama tuşuna bastım. Tok ve kendinden emin sesi duyuncaya kadar bekledim.
"Selam Val!"
"Kuş kafesten çıktı."dedim.
"Ne,ne oldu?"Bıkkınlıkla bakışlarımı devirdim ve Anabel'i süzdüm.,
"Şifreli konuşuyorum saf mısın?"Bir an bir sessizlik oldu.
"Neden?"Başımı eğip telefonu daha çok kavradım ve kısık sesle konuştum.
"Anabel yanımda."dedim fısıltıyla. İsabel'in son olayından sonra daha dikkatliydik.
"Tamam, o zaman benim kuşta kafesten çıktı."dedi. Aleksis alayla. Sanki onun ihtiyacı varmış gibi şifreli konuşmaya. Bir an dona kaldım.
"Neden bahsediyorsun sen! Senin kuşunun..."aniden bu kelime komik geldi ve gülmeye başladım. Sinirlerim iyice gerilmişti. Aleksis'te telefonun ucundan kahkaha atıyordu.
"Kes sesini sersem! Demi çıktı."dedim tekrar.
"Joshua, çıkalı çok oluyor bir iki saate Atina'da olur."Bu haber tüylerimi diken diken etti.
