'Sabah sabah annemin billur sesini duyduktan sonra rüyanın bile tadı kalmadı. Olamaz bugün sınav var!' Sınav haftasının bugün başladığını hatırlayan Ayşe,yataktan ayrılmak üzereyken ayağına dolanan yorgan yüzünden yere düştü. Annesinin miyavlamayı andıran sesinden sonra bu düşüş tatlı niyetine geçti. Yatağının karşısındaki aynadan uyandığında nasıl göründüğünü merak ettiği için kısa bir bakış attı kendine. Dağınık saçlarını ve çapaklarını saymazsa aslında fena kız sayılmazdı Ayşe. Ve yeni uyandıktan sonraki yüz ifadesini seviyordu.Lavaboya girmeden önce aynadaki yansımasına uçan seksi bir öpücük attı.
......
Ayşe aceleyle merdivenlerden indi ve mutfağa geldi.Annesi kızarmış ekmekleri tabağa koyarken babasının da işe yetişmek için aceleyle ağzına bişeyler tıktığını görünce geç kalan tek kişi olmadığı için ufak bir mutluluk duydu.Annesi vardiyalı çalıştığı için acelesi yoktu.Ayşe yiyeceklere yönelirken 'Günaydıın!' dedi ailesine.Babası ağzı dolu olduğu için başıyla selam verdi.Ama bu hareketle birlikte öksürmeye başladı. Ayşe'nin annesi aceleyle bir bardak su doldurdu ve eşine verirken onu azarladı,ardından 'Günaydın yavrum.Sakar babanı konuşturma işe geç kalıcak. 'dedi. Ayşe'nin babası gözlerini devirirken Ayşe ve annesi kıkırdadılar.Babası ağzını bir peçeteyle sildi,sandalyeye asılı ceketini giyerken'Ben çıkıyorum kızlar sonra görüşürüz.' dedi. Ayşenin alnından öptü ve kapıya doğru yöneldi.Ayşe de kızarmış ekmeğine yağ sürerken annesi eşinin yanına gitti ve kravatını düzeltirken yanağına bir öpücük kondurdu. Sonra annesi birşeyler mırıldandı ve ikisinin yüzünde kısa süreliğine haylaz bir gülümseme oluştu.Ayşe mutfaktan onları net duyamıyordu ve duymadığı için de mutluydu.
Babası ayakkabılarını giyerken Ayşe de son lokmasını alıp babasının yanında yerini aldı. Tek bir sorun vardı.Çoraplarını giymeyi unutmuştu.Annesiyle göz göze geldi ve yalvaran bakışlarla annesinden bir çift çorap bulmasını istedi Ayşe.
'Annelerin arasında sesi en güzel olanı! Bir çift çorap ateşlesene.'
'Bir kere de hazır çık be kızııım. Hergün aynı muhabbet ayol.'
'Anne hadi bee!'
'Tamam tamam.' dedi annesi ve hemen bir çift çorap getirdi.
Ayşe çoraplarını giydi ve ayakkabılarını da giyerken annesi'Sesim gerçekten de güzel' diye kendi kendine konuştu.Ayşe bağcıklarını bağladıktan sonra ayağa kalkarken 'Tabii ki annemm benim. Şarkıcı olsan yeridir' dedi ve yanağına bir öpücük kondurdu.
'Yok kızım. Şarkıcı olursam seni uyandıramam.' derken çok sinsi bir surat ifadesi vardı annesinin yüzünde. Ayşe'Yine yemedi' derken babası kapıdan çıkıyordu.Annesine veda eden Ayşe babasını koşar adımlarla yakaladı.Babasıyla yol ayrımına kadar yürüdüler.Sabahın serinliği Ayşenin içini titretti bir an sonra o ferah havayı burnu kızarana kadar içine çekti. Aslında günün bu vakitlerini seviyordu.Etrafta az insan ve sessizlik olması huzur vericiydi.Tek sorun erken kalkmaktı.Yol ayrımına geldiklerinde babasıyla da vedalaşan Ayşe hızlı adımlarla okulunun yolunu tuttu...
