YENİDEN BAŞLAMAK

35 5 3
                                    

O günden sonra Arda dahada suskunlaştı onun günden güne eridiğini görmek beni çok üzüyordu.Kimseyle konuşmuyor nenesinin odasında kıyafetlerine sarılıp yatıyordu ne yemek yiğiyordu ne de başka bir şey öylece yatıyordu sadece bir gün dayanamadım ve yanına gidip


"Arda bir kendine gel artık böyle gitmez uyan bir etrafına baksana bir tek yas tutan sen misin bir tek üzülen sen misin ama bak hayat devam ediyor ne yapalım yani böyle kendimizi yiğerek etrafımızdakileri mi üzelim onlarda hayata küssün böyle zehir edelim hayatımızı nasıl fikir süper deme devam et!!"

Arkamı dönüp orayı terk edecekken sert bir şekilde Arda geldi ve kolumdan tutup duvara yapıştırdı ve olan oldu

"Sana göre hayat toz pembe dime zaten benim bu yaptıklarımda saçma geliyor sen benim yaşadıklarımın dörtte birini yaşasan geberir din, ben ise bunu üçüncü kez yaşıyorum nankör olma anla beni yaşadıklarım kolay değil. "

"Tabiki kendine göre haklısın ama ne olursa olsun bu durum karşındakileri üzmen demek olmuyor artık kendine bir çeki düzen versen iyi olur çünkü sen üzülünce benimde kal..." dedim ve öylece kaldım Arda buğulu ve şaşkın gözlerini bana çevirdi ne demek istediğimi anlamak istercesine bir bakış attı ben ise ne demeye çalıştığımı kendim bile anlamamıştım.Ne diyorum ben böyle saçma sapan bu neyse de ben Ardaya ne açıklaması yapıcam onu hiç bilmiyorum Arda bu sessizliğe dayanamadı ve sordu :

"Az önce ne diyecektin anlamadım "

Ne diyeceğimi bilemeden "şeyy.. diyecektim ki ..." anide kapı çaldı Allahım ne büyüksün sorgudan kurtuldum tabii şimdilikk ...

Kapıyı açtım gelen bir esnaf baş sağlığı vermeye gelmişti Zehra neneyi çoktandır tanıyan bir manavdı bu hep ondan alış veriş yapardı felç olduktan sonra Arda bütün alışverişi üstlendi. Arda solgun bir sesle :

"Buyurmaz mısın ?"

Adam eski bir koltuğa oturdu evet eskiydi iki artı bir bir evdi küçüktü Arda ve nene için yeterdi zaten ama bir önemi yoktu evin sıcak ortamı evde başka bir şey aratmıyordu adam Ardayı süzdü ve sordu

"siz ne zamandır burdasınız?"

"Bayağı oluyor 4-5 sene kadar kendisi benim üçüncü annem öz annem gibiydi evimdi o benim ne yazık ki geç kaldık yetişemedik ilacını almalıydı ve şuan kendimi katil gibi hissediyorum insan en sevdiği birinin katili olabilir mi ? sizce de çok saçma değimi ama ben kendi yuvamın katiliyim zaten bunu hazmedemiyorum en garp olanda benim bu anı üçüncü kez yaşıyor olmam neyse bunu boş verin kimin umurundaki sizin olsun "

Bu son sözü acıtmıştı işte çok yaralı bir sözdü aynı anda düşündürücü neden oluyor bilmiyorum ama bu sıralar Ardanın her dediğini çok önemsiyorum istemeden yada isteyerek anlamıyorum bunu daha sonra düşüneceğim asıl önemli olan Arda onun yanında olmam gerek ama annem ler ne olacak ? bunu düşünürken elime telefonu aldım 12 cevapsız arama annem ler merak etmiş olsa gerek hemen aradım ve anneme iyi olduğumu ve Ardanın nenesinin öldüğünü söyledim annem pek tanımıyor Ardayı ama yengem biliyordu  yinede başı sağa olsun dedi bende anneme onun yanında olmam gerektiğini söyledim bir şey demedi tamam diyebildi .Ardanın yanına gittiğimde esnaf adam çoktan gitmişti akşam olmuştu Arda hala kötüydü ama dik durmaya çalışıyordu .Zaten bu erkeklerin doğasında var en kötü anlarında bile güçlü görünebilme çabası anlamış değilim ama Arda üzülmesin yeter .yanına  oturdum yerde küçük bir mindere ardından Arda başını omzuma koydu 

"Eylül sen söyle ben bunları hak ettim mi ? yada bu olanlar kader mi yoksa hayatın bana oyunumu ?Devam etmeli miyim* yoksa kabullenip susmak mı? ben bunları düşünmekten sıkıldım cevap aramaktan da şimdi sen bana ne desen yapabilirim o kadar boş içim"

BANA SEN GEREKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin