Ç♔P-10

514 24 0
                                    

Selaam işte yeni bir bölüm daha :)
Göz kapaklarım dün geceden kalma bir ağrıyla yavaş yavaş açılırken içimi çektim.

Telaşla arkamı döndüğümde Doruk yoktu. Çığlık atsam fazla mı olurdu?

Hızla yataktan kalkıp Doruk’u aramaya başladım.

‘’Doruk nerdesin? Doruk gitme nerdesin?’’ derken sesim titremişti.

Sabah uyanınca zaten etrafı fazla iyi göremezken bir de göz yaşlarım gözümde bitince daha da bulanık görmeye başladım.

Komidine yaklaştığımı tahmin ederek ellerimden destek alırken önümde duran sehpayı görmemiş olmalıyım ki yere kapaklandım.

Dolan gözlerimi daha fazla tutamadım ve ağlamaya başladım. Doruk yanımda gelip sarıldığında gitmediği için sevinmiştim.

‘’Gitme Doruk’’ diye ağlarken ‘’Söz verdim Yağmur gitmiyorum kahvaltı hazırlıyordum sadece buradayım korkma.’’ Diyordu.

Ayağa kalktıktan sonra banyoya gittim.

Gözlerimin altı kararmıştı. Ağlamaktan şişen gözlerime uykusuzluk eklenince, hele de şişen dudaklarım. Tam bir zombi gibiydim.

Yüzümü soğuk suda dört kez yıkadıktan sonra havluyu alıp yüzümü kuruladım.

Mutfağa girdiğimde Doruk elinde telefonumla beni bekliyordu.

‘’Babanı arasan iyi olur dün gece nerede kaldın diye aradı bizde olduğunu ve uyuduğunu söyledim ama merak etti. İyi olduğunu duymalı.’’

Telefonumu alıp babamı aradım. Üçüncü çalışta açabilmişti.

‘’Günaydın baba. Ben… Dün için üzgünüm haber veremedim. Doruklarda kaldım. Ama iyiyim merak etme.’’

‘’Doruk’un yanında iyi olacağından eminim sadece merak etmiştim nerede olduğunu. Bugün eve geç geleceğim istersen Dorukla kal.’’

‘’Tamam’’

Telefonu kapattığımda Doruk çayları koymuştu bile. Sandalyeye oturup Doruk’un hazırladığı reçelli ekmekten büyük bir ısırık alıp iştahla yemeye başladım. Dün akşam hiçbir şey yememiştim ve çok açtım.

‘’Basketbolu neden bıraktın?’’

Ağzındakini bitirmeye çalışırken beni izliyordu. Lokmasını yuttuğunda çayından bir yudum alıp bana baktı.

‘’Bilmiyorum. Sürekli antrenmanlara gitmekten yorulmuştum. Kafa dinlemek istedim.’’

‘’Ben kafanı mı şişiriyorum?’’

‘’Hayır. Konuyla ne alakası var Yağmur?’’

‘’Doruk kafa dinlemek istediğini söyledin. Farkında mısın iki yıldır konuşmuyorduk seninle. Hem aklını karıştıran şey neydi?’’

‘’Hangi aklımı karıştıran şey?’’

‘’İki yıl önce öyle söylemiştin. Okulun arka tarafında saçma duygu değişimleri yaşamıştın.’’

‘’Yuh Yağmur ben dün ne yediğimi hatırlamıyorum iki yıl önce söylediklerimi nerden hatırlayayım? Vardır bir nedeni söylemişimdir ama hatırlamıyorum.’’

Bu soruyu pas geçebilirdim. Aklıma taktığım şeyleri asla unutmazdım ama Doruk pek umursamazdı böyle şeyleri. Sessizce tabağıma dönüp kaşar peynirden yemeye başladım.

Sessiz geçen kahvaltıdan sonra yine sessizce mutfağı toparlamıştık.

Doruk’un odasına girdiğimde telefonumu yatağın üstüne fırlatıp küçük çekmeceyi açıp tayt ve tunik çıkartıp üstüme geçirdim.

♔ÇAKMA PRENS ♔Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin