10.BÖLÜM

163 40 4
                                    

KÜBRA

Hani melektim nerde kanadım?, Kırılmış.. Duygular hakim ben zanlı. Hisler hayali gerçekler müebbet. Hayal ettiğimiz gibi olmaz hayat. Bu böyledir. Son sözü hep kader söyler.

Sabah vakti karanlık bir yolda yürür gibiydim. Bakıyordum ama göremiyordum. Yaşadıklarım benden bile büyük.

Tam seni içimden silmişken yine nerden çıktı bu sevda. Ben seni içimde sakladım hatta gömdüm, yaktım kül ettim derken hepsi benim öyle sanmamdanmış. Yine çıktı bu sevda. Taştı yüreğimden..

Siz hiç aşık oldunuz mu? Hiç imkansızı sevdiniz mi? Hayallerinizde yaşatıp mutlu oldunuz mu? Olmadığı halde var ettiniz mi yanınızda?

Ben Tarık'ı hep böyle sevdim. Kendimden bile gözlemişim. Napıcam peki? Bi yanda Kenan bi yanda Sevdam.

Kalbim ve beynim artık almıyordu. Gerçekten canım yanıyor. Sanki biri ruhuma pençelerini geçirmiş gibi. Neden hayat? Ben sana naptım? Neden daha önce böyle olmadı neden daha önce beni gelip sarmadı. Dertlerime ortak olmadı. Şimdiyse yeniden sil baştan mutlu olabilirmiydik?

Yol boyunca bayılmamak için zor ayakta kaldım. Kendimi zorlayarak eve geldim. Evde annem hariç herkes kahvaltidaydi çatal kaşık şıkırtılarından anlaşılıyordu. Önce lavobaya girip elimi yüzümü yıkadım. Ayakta duramıyordum. Yaşadığım psikolojik bunaltıdan diye düşünerek yatak odasına gidip yatağa yattım. Gözlerimi karşıya dikip düşünmeye başladım. Sanki biri kalbimi sökmek için uğraşıyordu. Sanki ruhum çekiliyordu. Bu nasıl bir acıydı.

Kapıdan Kenan'ın girdiğini biliyordum ama ne ona bakabiliyor ne de konuşabiliyordum. Nefes almak bile güç geliyordu.

"iyimisin?" deyip elimi tuttu. Elleri çok sıcaktı ya da ben çok soğuktum. "Ellerin buz gibi ne olcak senin bu halin" dedi ve ellerimi avuçları içine alıp ısıtmaya çalıştı ve elime küçük buseler kondurdu. Midem bulanıyordu. Ellerimi çekmek istiyordum ama felç olmuş donmuş gibi hareketsizdim.

Kenan dinlenmem için yalnız bıraktığında ardından yanıma Hira geldi. Hira koynuma girip sarıldı.
Hira daha bebek. Nasıl kendim için onu feda edebilirim ki? Bencillik edip nasıl onu babasından ayırırım?

Ah Kenan .. onun sayesinde babamla bu kadar iyi olduk. Babam Kenan'ı ve Hirayı sevmişti. Onları seviyo olması beni de seviyo olması demekti. Babam.. onun beni affettiğini duymadan ölmek istemiyorum. Eğer Tarık'la olursam beni asla affetmez o zaman sonsuza kadar küs kalır. Bunu asla göze alamam.

Hira uyuya kalınca yataktan kalkıp annemin yanına gittim. Annem de artık yürümeye hareket etmeye başlamıştı onu ayakta görünce koşup sarıldım. "Şükürler olsun artık iyisin Annem" dedim. "Baban ahıra gitti var git yanına af dile , sizi böyle görmek beni kahrediyo kızım" dedi.

Cesaretim ve gücüm yoktu. Ona bu kadar yaklaşmışken beni tekrar kovması beni öldürürdü.

Annemi başımla onaylayıp mutfağa Kenan'ın yanına gittim. Kenan kahvaltı masasını topluyordu. Bu beni şaşırtsada belli etmedim. Uzaktan onu izledim. Kenan beni gerçekten seviyordu. Ama neden seviyordu ki ona ne kadın olabilmiştim ne de dost. Belki de dedi iç sesim Hira için Seviyor sadece . Bende böyle düşünerek beni sevmemesini Diledim. Bu iç mücadeleme rağmen kapıda beni görünce yanıma gelip ellerimi tuttu. Biraz daha kalın giyin hasta olucaksın hâlâ buz gibisin dedi.

Gözlerim bulanık görmeye başlamıştı. Ve biraz da gözlerim kararıyordu. "Beni neden seviyorsun Kenan?" dedim. Bi an sorum karşısında şaşırdı ve hayretle yüzüme baktı. "Ne demek neden?" dedi. "Seni sevmediğimi bilsende neden seviyosun?" dedim. Bu sözüme sinirlendiğini anlamıştım. Yüzü kas katı kesildi. "Seni sevmeme sebep Hira başka bi neden yok ve sende Hira için bana katlanmak benim karım olmak zorundasın unutma" dedi ve yanımdan geçip yatak odasına gitti.

Haklıydı Hira için ona katlanmak onun karısı olmaya devam etmek zorundaydım.

Evden çıkıp ahırdaki babamın yanına yürüdüm. Aslında gitmek istemiyordum. Gerçekten korkuyordum. Ama ne yapıp edip bugün onun elini öpmek ve seni çok özledim baba demek istiyordum. Zaten bunca onlarsız zaman geçirmiştim şimdi geçmişin acısını çıkarmalı ve onlarla mutlu olmalıydım.

Ayaklarım sanki hareket etmeyip sürünüyordu. Gözlerim gerçekten kararıyordu. Evin duvarına tutunup devam ettim. Ahırın kapısından destek alarak babamı izlemeye koyuldum.

Babam benim geldiğimi görünce duraksadı. Ama sonra her zamanki gibi beni görmezden gelerek işine devam etti. Otları ineğin önüne koyup onu izliyordu. Ve bende babamı... Onun yüzündeki tüm çizgileri ezberlemek istercesine onu izledim. Kızlar En çok babalarını sever ve babalarda en çok kızlarını, ben babamın kızıyım. Ve aramızdaki bu dağları aşmam gerek ona sarılıp tüm acılarımı unutmam, tüm acılarıma bi tek babam iyi gelir babam bana bi kez kızım dese dünyalar benim olacak. O kadar Hasretim ki bana seslenişine o kadar Hasretim ki kızım deyişine nolur baba affet..

Kapıdan ellerimi çekip babama doğru yürüdüm ellerim titremeye kalbim sızlamaya başlamıştı şuan bana hiçbişey babamın şefkati kadar iyi gelemez.

Babamın ellerini tutup öpmeye başladım. Yere dizlerimi koyarak ayaklarına kapandım "Affet beni baba, seni çok özledim seni .. seni çok seviyorum" diyerek ağlamaya başladım. Babam hiçbişey söylemeyerek beni izliyordu. Ağzından çıkacak sözlere o kadar muhtaçtım ki ..

Gözlerim aniden tamamen kararıp görmez oldu, kalbim sıkılmaya başladı. Kafamın içinde bişeyler sanki çığlık çığlığaydı. Yere yığıldım babamın ayakları önündeydim en son duyduğum söz babamın "Kızım!!!" diye bağırışıydı. .

Lütfen vote ve yorumu esirgemeyin🙏 Yeni bölümleri belirli iki gün paylaşmayı düşünmüştüm ama bundan sonra çoğu zaman 2 günde bir yeni bölüm yayınlamaya karar verdim. İşim olmadığı sürece yeni bölümler gelicek. Desteklerinizi lütfen esirgemeyin buna çok ihtiyacım var sizleri seviyorum💙. Hoşcakalın😘

GÜÇLÜ OLHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin