AGU-2

408 40 21
                                    




Gün boyunca yaşadığım garipliklerin ardından nihayet eve dönmüştüm. Sami amcanın bıraktığı zarfı ellerim arasında tutuyordum. Yavuz Bey verdiğinden beri onu açmak için doğru zamanı bekliyordum. Gün bitmiş gece gelmişti ama ben hala o doğru zamanı beklemeye devam etmiştim. Sanırım o doğru zaman hiç gelmeyecekti. Bu yüzden tüm yanlış zamanları kendi doğrum sayarak zarfı incitmeden açmaya başladım.

Sanki bir zarf incinebilirmiş gibi.

İçinden çıkan mektuba bakarak seslice okumaya başladım.

"Sevgili kızım Ada,

Bu kağıt parçasını parmakların arasında tutuyorsan eğer bunun tek açıklaması benim senden çok uzakta olmamdır. Gitmiş olabilirim ama seni izlemeyi asla bırakmayacağım. Üstelik bunu yaparken tek olmayacağım. Başını gökyüzüne diktiğin zaman gördüğün en parlak yıldızda biz olacağız. Annen, baban ve Sami amcan. Biz seni hep koruyup kollamaya devam edeceğiz. Bu hayatta tek ailem sizdiniz. Sen benim sahip olamadığım kızım, torunumdun. Bu ayrılığı daha da zorlaştırmaya çalışmıyorum bunları okurken sakın ağlama. Sen ağladığın zaman ne kadar kızardım, onu hatırla.

Sen nasıl kızım oldun ise Bulut aynı şekilde oğlum oldu. Eğer işler umduğum gibi gittiyse onunla tanışmış olduğunu varsayıyorum. Çok umursamaz, uçarı bir çocuk gibi görünse de yüreği güzel Bulut'umu sana, seni de ona emanet ediyorum. Hayat her şey için çok kısa, fırsatın varken gez, mutlu ol. Bunu nasıl yapacağını biliyorsun sana bunun için bir fırsat verdim. İyi değerlendir.

Seni daima seven Sami Amcan."

Parmaklarım arasında gözyaşımdan sırılsıklam olan kağıdı burnuma götürerek kokusunu içime çektim. Eğer yanımda olsaydı ağladığım için beni bağıra çağıra azarlayacağını hatırladım. Bu gülmeme neden olurken dışarıdan deli gibi göründüğümün farkındaydım. Gülmekle ağlamak arasında bir tepki verdiğim için kendi gözüme komik görünmüştüm. 

Dakikalar içinde gözyaşlarımdan kurtularak kağıdı katlayıp zarfa geri koydum. Ardından cüzdanımın zarar görmeyecek bir köşesine yerleştirdim. Bunu asla yanımdan ayırmayacaktım. Ne zaman tökezleyip düşecek olsam açıp okuyacaktım. Çünkü biliyorum ki beni gözeten insanlar olacaktı. Gökyüzünde ki en parlak yıldızda hemde.


--


Öğlene doğru gözlerimi araladığımda günümün yarısını uykuda geçirdiğimi fark ettim. Bir an işe geç kaldım düşüncesiyle apar topar ayaklanırken bir an sonra işim olmadığını hatırlayarak geri yatağıma çöktüm. Artık işim yoktu, bu düşünceye alışmam uzun sürecek gibi görünüyordu. En azından hakkımı yemedikleri tek konu aldığım tazminattı. Bir nevi durduk yere işten çıkarıldığımı söylememem için sus payı almıştım. Ödedikleri miktar beni bir süre idare ederdi. Bu yüzden iş bulmak için acele etmemeye karar vermiştim. Tüm bunları Sami amcanın mektubundan sonra düşünmüştüm. Geç kalkmamın nedeni geç uyumamdı ve geç uyumamın sebebi düşüncelerimdi.

Çok fazla şey düşünmüştüm. Kendime bir liste bile yapmıştım.

Komodinimin üzerinde ki kağıda uzanarak listeye baktım.

"Uçaklar hakkında araştır."

Bunu bir ara yapmalıydım çünkü artık bir uçağa sahiptim. Düzeltmem gerekirse yarısına.

Aynı Geceye Uyanmak (KİTAP OLUYOR)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin