Harry

425 32 20
                                    



               "Beşe kadar say." Diye emretti beynine. Gözlerini sıkıca kapatıp geri açtı. "Sana baktıklarını düşünme, sana bakmıyorlar." Koridordaki alaycı bağırışmaları, kahkahaları görmezden gelmek için kendine karşı savaş açmıştı genç adam, belki de onlara karşı savaşamayacak kadar güçsüz olduğundandı.

Yirmi birinci yüzyılın ortasında, hala bir okulun zemini üzerinde bir öğrenci eşcinselliği için yargılanabilirdi, teknoloji gelişirdi, tıp gelişirdi, mühendislik gelişirdi ama insanların düşünce yapısı asla değişmezdi.

Taktığı kapşon başını kapatırken artık dışarıya taşan kıvırcık saçları kalmamıştı. Koridorun sonuna ulaştığında kafasına isabet eden bir çanta sebebi ile duvara savruldu.

Tüm olanlara karşılık dolabından bir eşyasını alacakmış gibi her şeyin bitmesini bekleyen Louis için bu bardağı taşıran son damla olmuştu. Harry duvardan ayrılıp üzerini düzeltirken Louis dolabını şiddetle kapatıp çantayı atan gencin yanına ilerledi.

Omuzlarından itti ve sırtının büyük bir gürültü ile dolaplara yaslamasını sağladı. Kulağına ilerledi ve tehdit edici ses tonu ile fısıldadı. "Sence bu komik miydi."

Derin derin nefes alırken devam etti. "Eğer bir daha çocuk buradan geçerken en ufak bir gülümsemeni görürsem.." Genç korkuyla nefes alıp veriyordu. "Bilincin kapanana kadar yüzünü dağıtırım."

Tüm koridor olanları izlerken genci yere bırakıp arkasını döndü ve gitmeye hazırlandı. Ama gencin bir sözü yerinde durmasına sebep oldu. "Kız arkadaşını kendini koruyamıyor mu yoksa."

Etrafa ölümcül bir sessizlik çöktü. Louis gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. Hızla arkasını döndü, gence doğru koştu. Bir yumruk darbesi ile yere düşmesini sağladı ve ardından üzerine çıktı. Gencin yüzü tanınmaz hale gelene kadar ardı ardına yumrukları onunla buluştururken kalabalığı yaran Matt ,Louis'i kollarından tutarak oradan ayırdı.

Bulduğu ilk boş sınıfa Louis'i atıp kapıyı kitleyen Matt bağırmaya başladı. "Ne sikim yaptığını sanıyorsun sen ?" Louis sinirden yumruğunu sıkmış oturduğu sırada elindeki kan lekelerine bakıyordu. "Okuldan mı atılmak istiyorsun ?"

"Kalmam için bir sebep mi kaldı ?" dedi Louis. Matt onun önüne bir tane sandalye çekip oturdu.

"Bak dostum." Dedi Matt. "Kıvırcığı seviyorsan, onu seviyorsundur." Sarı saçlarını düzeltip hala eline bakan Louis'in gözlerine odaklandı. "Bu kimsenin işi değil ama birilerinin yüzünü dağıtmak isiyorsan bunu okulda yapamazsın."

"O görüntüleri kimin yayınladığını bilmem gerekiyor." Dedi Louis. "Lexa ile sizin olayınızı herkese mesaj atanda aynı adamdı."

Matt tekrar uzun saçını düzeltip ona baktı, strese girdiğinde bunu yapıyor gibiydi. "Birileri kirli oynamayı seviyorsa bizde ona ayak uydururuz." Dedi.

*

Okul sonra ceza sınıfına ceza alanlar birer birer girerken hepsi bir sıraya yerleşti.

Psikoloji öğretmeni gelip masasına oturdu ve en baştan hepsini sorgulamaya başladı.

"Neden buradasınız Mr. Tomlinson ?"

Louis elindeki kalemi parmakları ile döndürmeyi bırakıp cevapladı.

"Erkek arkadaşıma bulaşan bir şerefsizi benzettiğim için."

Arka sıralardan bir kahkaha duyuldu. "Erkek arkadaş." Diye bağırdı Amy.

"Susun ve sıranızın gelmesini bekleyin lütfen Mrs. Thompson."

Bu kez Louis'in arkasında oturan ve saçıyla oynayan Lexa'ya seslendi.

"Seni buralarda görmeye alışık değiliz, Lexa. " dedi.

Lexa kahkaha attı. Öğretmene bakıp tekrar kahkaha attı. Durmadan kahkaha atıyordu. Bir arka sırasında bulunan Clarke sırasından öne doğru sıyrılıp onun yerine konuştu. "Kendisi kokainin etkisinde."

"Ve Clarke..."

"Burada klima sürekli açık oluyor, açıkcası ben bu yüzden buradayım." Dedi en arka sırada oturan Clarke. Öğretmenin gözü bu sefer de bir yan sırada oturan Lauren'a takıldı.

Öğretmen daha sormadan Lauren cevapladı. "Sanırım bunun koridora sprey boya ile yaptığım anarşi yanlısı bir yazı ile alakası olabilir." Dedi.

Öğretmen onaylayıp bir önündeki Mick'e baktı. Lauren ona sormasını beklemeden onun yerine cevapladı. "O hoşlandığı kız burada olduğu için burada."

Mick sırasında git gide aşağıya, yerin dibine girmeye çalışsa da önünde oturan Camila arkasını dönüp gülümsedi.

Amy yeniden lafa atıldı. "Aman tanrım Mick benden mi hoşlanıyorsun ?"

Bütün sınıf aynı anda Amy'e baktığında susup işine geri döndü.

"Ve Cabello." Dedi öğretmen. "Neden buradasın ?"

Camila gülümsedi. Lauren dikkatle dinliyordu.

"Kendime kitap okuyacak sessiz bir yer ararken müdürün karısı ile telefon seksi yapmasına tanık oldum." Dedi. Herkes kahkaha atarken Lauren ilk kez ona bu kadar dikkatli bakmıştı. Tebessüm edişi sönmüş bir yıldızın hayata geri dönüp tekrar parlaması gibiydi.

Sınıfın kapısı açıldı ve içeriye rahat tavırları, en sonuna kadar iliklenmiş beyaz gömleği ile Matt girdi.

"Revirde seks yapmanın yasak olduğunu biliyor muydunuz ?" dedi girer girmez. Herkes tiksinmiş bir ifade takınırken Lexa kahkaha atarak cevapladı.

"Bir daha oraya asla gitmeyeceğim."

Matt ona göz kırptı. "Orada zaten yapmıştık değil mi bebeğim ?" dedi.

Lauren arkadan bağırarak atıldı. "Cidden şu adamın becermediği kimse kaldı mı ?"

Clarke hızla el kaldırdı.

Matt hızla ona baktı. "Hayır seninle yattığıma yemin edebilirim." Dedi.

"Güzel numara." Diye cevapladı Clarke. "Ama saçların beni etkilemiyor, çok garipler."

Louis dayanamayıp söze atıldı. "Artık şu her şeyimizi yayan manyak hakkında konuşabilir miyiz ?"

"Kendisinin büyük bir hayranıyım." Dedi Camila.

"Çünkü seni ilgilendiren bir şey yapmadı." Dedi Lexa.

"Herkes olabilir." Dedi Lauren.

Clarke atıldı. "Şu anda buradaki biri bile olabilir."

"Umarım ben değilimdir." Dedi Amy. Herkes bir kez daha dönüp ona baktığında tekrar sustu.

"Öncelikle kaybedecek bir şeyi olmayacak biri olmalı." Dedi Matt netlik ile. "Yani göz önünde olan tipler olamaz."

"Kim olduğunu bilmiyorum." Dedi Lexa. "Ama olay daha çirkinleşecek gibi görünüyor."

Spoons (Camren x Larry x Clexa ) Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin