BENDEN böyle bir tepki beklemiyor olacaklardı ki onlara bakıyor olmam ikisini de şaşırtmıştı. Ben de şaşkındım ama çocukluklarına verdim, iyi çocuklardı. Ayrıca haklıydılar da param yoktu ve param yokken gözüm kimseyi görmek istemezdi.
En son işimden de tazminatımı alamadan ayrılmıştım ve şu evin masraflarını kaç ay çıkarabileceğimin hesabıyla meşgul olmalıydı ama Rüya işte aklımı başımdan almıştı, böyle şeyler yerine Rüya'yı düşünüyordum.
Meydana giden yol çok uzun değildi ve çocukluktan kalma bir alışkanlıkla yürümeye başladım, zaten param olsun olmasın, bu yol üzerinde yürünmeyi hak eden bir yoldu, bu yol için miskinlik yapmak büyük bir hakaret olurdu. Kim ne derse desin Bakırköy hâlâ güzel bir yerdi, hem meydandan sonra sahile çıkan kaç semt var bu şehirde?
Yürümek hayatım boyunca bana iyi geldi diyorlar, ben böyle değildim ama o gün bana da iyi geleceğini düşünerek yola çıkmıştım, şiddetli bir baş ağrısına sebep oldu; o insanlar o kalabalık, o konuşmalar, tüm insanlar sadece konuşmak için dünyaya gelmiş gibi bir halleri vardı. Kadınların çok konuştuğunu söyleyen güruha o an orada erkeklerin ne kadar çok konuştuğunu da göstermek istedim. Başımın ağrısına daha fazla tahammül edemeyip yolun yarısından geri döndüm.
O sırada Rüya'yı gördüm ve peşine takıldım. Beni yanlış anlamanızı istemem, bugüne bugün bir defa, sadece bir defa yaptım bunu, o da Rüya içindi... Amacım sadece Rüya'nın nereye gittiğini öğrenebilmekti. Ancak o olmadığını, olamayacağını biraz geç fark ettim, nereye gittiğini umursamadan yürüyordum, sanki insanların sesleri kesilmiş dolayısıyla baş ağrım da azalmıştı ama o bir anda bana hiç bakmadan arkadaşından bahsetmeye başladı.-Nasıl böyle bir şeyi yapabilir, aklım almıyor. Ben ona güvenmiştim, evimin kapılarını açmıştım... O da gidip ilişkim hakkında konuşmuş herkese, Bulut'u sevmediğimi bile söylemiş!
-Bulut mu? İşte bu beni yıkmıştı, Bulut olsa olsa bir erkek ismi olurdu ve bu hiç hoşuma gitmemişti. Sesimin çıktığını bile fark etmemiştim. O ise hızlı bir şekilde bana döndü, önce kim olduğumu, ne yapmaya anlamaya çalıştı, sonra sanki zararsız biri olduğuma kanaat getirdi, ama yine de tepkisini göstermekten geri durmadı. "Deli mi ne!" Ben ise sırılsıklam aşık olduğumu o an, o gözlere bakarken anladım. Bu kadın Rüya olamazdı, basit bir taklidi bile olamazdı, sadece saçlarının rengi benziyordu ve şükür ki Rüya değildi, yoksa bulutlara duyduğum o sevgiye rağmen Bulut isimli birinin varlığına tahammül edemezdim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Garip Şeyler Oluyor (Devam edecek)
FantasySezgin Tanrıkulu başına gelen garip olayları anlatıyor. Bu hikayede adı geçen kişi ve kuruluşların gerçek hayatta var olan kişi ve kuruluşlarla alakası yoktur. "İkindi ışığı yerini akşam karanlığına bırakmak üzereydi ve çok güzeldi; ardından kıpkırm...