11.BÖLÜM

153 32 10
                                    

Medyadaki Anıl :))

NAZLI

"Neden beni Seviyorsun Anıl? Bianda nasıl bana aşık oldun?" dedim. Sesim titriyordu çünkü ilk kez böyle bi durum yaşıyordum, bu soruyu sorduğum anda birden yüzü gerildi 2 dakika önce gülen adam şimdi önüne bakıyordu kafasında sorumu tekrarladığı belliydi sanki üzerinde şok etkisi oluşturan bir soruydu. Yüzü düştü , elindeki kumandayı masaya koyup saatine baktı. "Uyku zamanı" diyerek ayağa kalktı benide kollarımdan kaldırıp odasına götürdü.

Hâlâ bir cevap bekliyordum. Odasına gelince ellerimi bıraktı ve çantasına eşoftmanlarini koymaya başladı. Ellerimi belime koyup ne yaptığını anlamaya çalışıyordum.

"Nereye gidiyorsun?" dedim. Başını çantasından kaldırmadan "işe gitmem lazım" dedi. İnanamayarak baktım.

Sadece hocalık yapıyorum demiştin! dedim. Kollarından tutup karşıma aldım. "Gidemezsin!" dedim. Yüzüme bakıp kollarını elimden kurtardı ve "Gitmezsem korkak derler ve benim orda dövüşmem oranın kurtulması için gerekli eğer bu maçlar olmazsa orası kapanır" dedi. "Başka iş mi yok Anıl ?! Kendini öldürtecek misin? Gitme Nolur, Gitme Anneni düşün,, beni düşün ." dedim. Kalbim acıyordu. "Sizi düşünüyorum ama Korkma bana bişey olmayacak ve ordakilerde benim ailem ordan ekmek yiyen birçok insan var" dedi. Yine kahraman gibi kendini ortaya atıyordu . Gitmek için kapıya yönelince ellerinden tuttum ve "Bende geliyorum bensiz gidemezsin" dedim. "Bisürü erkeğin içinde işin ne kal burda hem burda daha güvendesin" dedi. "Ben senin yanından daha güvenli bi yer bilmiyorum" dedim. Birden alnımı dudaklarına getirip küçük bir öpücük bıraktı. Kulağıma yaklaşıp "Sen benim en büyük gücümsün , hemde en büyük güçsüzlüğüm" dedi.

Yaklaşık yarım saat sonra gelmiştik. Etraf çok kalabalıktı. Bir sürü yamyam kılıklı adam ve açık saçık kızlarla doluydu kesinlikle mide bulandırıcıydı Anıl belimden sımsıkı tutuyordu . Koçun yanına geldiğimizde beni onunla tanıştırdı. Sesten çok fazla bişey duyamıyordum. Anıl'la beraber soyunma odasına giderken birisi Anıl'ın omzundan tutup kendine çevirdi .

Bu kişiyi görmemle gözlerim kocaman istemsizce açılmıştı. O da beni görünce hayretle bakakaldı. Anılın kolu belimi daha sıkı tuttu ve beni kendine daha çok yaklaştırdı adeta korumacı bir Aslandı. Anıl, Yavuz ve benim birbirimize bakisimizdan rahatsız olarak Yavuz'a "gitmemiz gerek Yavuz sonra görüşelim" dedi Yavuz Peşimizden geldi ve "Nazlı burda ne işin var ?" dedi. Anıl vereceğim cevabı bekleyerek "Anıl akrabam ona destek için burdayım" deyiverdim. Böyle söylemem Anıl'ı sinirlendirmişti . Yüzündeki damarın belirginleştiğini görünce gözlerinin içine uzun uzun baktım . Ne dememi bekliyordu ki? O benim sevgilim falan mı? . Yavuz üzerindeki şaşkınlığı atıp "Anladım maç sahasının tam karşısında oturuyorum. Yalnızsan yanıma gel " dedi cevabımı beklemeden Anılın koluna hafif yumruk vurup şans diledi ve yerine gitti. Anıl kolumu tutup ondan uzak dur Nazlı ! dedi. Onun bu sinirini hafifletmek için aniden sarıldım kafamı kalbinin üzerine koyup uzun uzun sarıldım ve "Seni Seviyorum, lütfen sana bisey olmasın sana vurmasına izin verme Anıl! Senin için dua edicem" dedim. O Çinli beni asla yenemez korkma dedi saçlarımı öperek. Biz Türküz kızım, tarih boyunca Türkler Çinlilere kolay kolay yenilmedi kanımızda var hersey daha güzel olacak sen benim gücümsün" dedi. İçimde değişik hisler vardı. Ona herseyden herkesten çok güveniyordum. "Güçlü Ol Kahraman" deyip güldüm. "Sen yanımda oldukça ben zaten güçlüyüm" dedi ve yanımdan uzaklaşıp sahaya doğru yürüdü. Anılın ismi söylenince herkes alkışlayıp ismini söyledi. Ardından Çinli YongLin sahaya geldi onun destekçileri daha azdı.

GÜÇLÜ OLHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin