§Part 19§ - Blood And Tears

367 11 3
                                    

"Caitlin Anne Beadles. Texas doğumlu ve daha önce garsonluk ve özel bir şirkette danışmanlık yapmış. Annesi Caitlin doğarken ölmüş ama babası ve abisi hayatta."

"Ne güzel." dedim Tiffany'nin uzattığı kağıt destesini alırken "Onlarla uzun bir konuşma yapmam gerekecek."

Çok sık topuklu giymeyen Tiffany'nin bana kıyasla geride kalmasına aldırmayıp uzun koridorda yürümeye devam ettim. Ara sıra koşmak zorunda kalıyor ve doğal olarak geç kalıyordu.

"Sence Nick'i de mi o zorluyor?"

"Yoo. Sadece merak ettim Tiffany. Uğraşacak şey kalmadı da ondan."

"Aman be soru sorduk altı üstü."

"Sorma Tiff. Kafamı karıştırıyorsun."

Birkaç dakikalığına Tiffany'ye kulak asmayıp işime bakmam gerekiyordu.

"Arşivciye ricamı ilettin mi?"

"Evet. Para yarın adresine postalanacak."

"Güzel."

Belgeleri incelemeye devam ederken bir gazete parçası dikkatimi çekti. Sadece yazı vardı:

#Justin Bieber ile ilişkisi olduğu bilinen Caitlin Beadles, dün gece lüx bir lokantada Justin Bieber ile kameraya yakalandı. Göz alıcı çift, kamera flaşlarından rahatsız olduklarını belirtip mekanı terkettiler. Bu haber, çiftin ayrıldığı söylentisinin suya düşmesine neden oldu.

Sadece yazı kısmı vardı ve resim olabileceği yerlere bakmam gerekmişti.

Yoktu. Ne tarih, ne resim, ne de birşey.

"Şu kağıt parçasının geriye kalan kısmını bulursan sevinirim Tiff." deyip gazete parçasını ona uzattım.

"Ne yani, bana hizmetçi ya da asistan gibi mi davranacaksın?"

"İstemezsen yapmayabilirsin Tiffany. Sen bilirsin."

"Üf iyi." deyip kağıdı hızla elimden kaptı ve benim ters yönüme yürüdü.

Görebildiğim kadarıyla Caitlin'in bir sıkıntısı vardı ve bu Justin'le ilgili değildi. Nick'e de bulaşması benim etrafımdakilerle, yani benimle sorunu olduğunu gösteriyordu. Justin'in ona söylediğinin aynısını bana yapmıştı ama Caitlin Justin'i seviyordu, Nick'e onunla yatmasını teklif etmezdi. Tabii ya, ona benden uzak durmasını istemişti. Justin'i de benden uzaklaştırabilirse, istediğini almış olacaktı.

Nick de bunu beni kırmamaya çalışarak yapmış, ama o kırmamaya çalışırken dizimi incitmiş, 1 hafta hastanede kalmış, Justin ile barışmış, hatta işleri ciddiye bindirme konusunda konuşma yapmıştık. Sanırım bu da Nick'in pişmanlık duyması için yeterliydi. O yüzden geri dönmüştü. 

Parçalar yerine oturduğunda geriye tek bir soru kalmıştı. Caitlin'in benimle sorunu neydi?

Karşı koridordan bana seslenen Justin'i duyduğumda Caitlin işini ondan habersiz yapmam gerektiğini hatırlamıştım. Çünkü bu işe bulaşmamı engelleyebilirdi. Hayatımda ilk defa bu kadar adrenalin yaşıyordum. 

Tedirgin görünmemeye dikkat ederek belgeleri çantama teptim. İşimi bitirdiğimde Justin yanıma ulaşmıştı bile.

"Selam aşkım!" deyip dudağımı öptü ve ardından geri çekildi. Sanırım bana yakından bakmak istemişti. Beni süzdü ve kulağıma eğildi. "Çok güzel olmuşsun." Daha sonra dudaklarıma yöneldiğinde magazincilere yem çıkardığımızın farkındaydım.

 "J-Justin lütfen. Burada olmaz."

"Tamam." deyip ellerini arkasında bağladı ve ıslık çalmaya başladı. Bu, "Şimdilik kimsenin haberi yok." hareketiydi. Ve her zaman komik olurdu. Güldükten sonra "Kurabiyem. Biraz işim var. Sonra görüşsek?" deyip yanağını öptüm ve yanağında bir kırmızılık oldu. Ruj olduğu kanısına varıp elimle temizleyeyim derken Justin acıyla inledi. 

O yanağını tutarken ben de ruj sandığım şeyin yara olduğunu anladım ve Nick'le yaptıkları kavga önümden geçti. 2. tabii. Ben uyandığımda Justin'de yara izi yoktu. Nick'i görmemiştim zaten.

Makyaj yapmıştı. Tabii ya.

"Justin özür dilerim!" diye bağırıp yanağını tuttum ve öptüm. Çantamda belki krem gibi birşey bulabilirim diye elimi çantama attım. Elimi çantamda turlarken yere düşen belgeri farkettim ama onlarla vakit kaybedemezdim.

"Ambulans arıyorum." dedim telefonumu alıp. Kanamaya başlamıştı çünkü.

Gözlerini belgelere dikti. Yacaşça belgenin üstünde yazan adı okudu. "Caitlin Anne Beadles. Ne güzel."

"Justin ben--"

"Selena! Bu kızın tehlikeli olduğunu sana söylemiştim. Hem bu belgeleri nereden buldun? Bunlar için mahkeme izni gerekiyordu!"

Gözlerimi sımsıkı kapayıp tüm bunların rüya olmasını diledim. Justin ise beni tutmuş sarsıyordu.

"Hayatını neden s*kik bir kız için tehlikeye atıyorsun!?"

"Evet. Hani şu senin s*ktiğin kız. Yanlış anlamadım değil mi?"

"Bak yine aynı şeyi yapıyorsun. Çarkı başa sarmak hoşuna mı gidiyor!?"

"Anlamıyorsun! Onun sorunu seninle değil benimle. Nick'e benden uzak durmasını söyledi ve Nick uzak durdu. Derdini anlamam gerek."

"Sen Nick uzak dursun istemiyor muydun? Nerede Selena?"

Justin sorduğu en mantıklı soru üzerine durup düşündüm. Haklıydı ama beni anlaması gerekiyordu.

"Justin. Beni anlaman gerek." dedim en sakin sesimle.

"Anlamıyorum Selena. Anlamıyorum!"

Aniden yanımızda beliren Tiffany'e baktık. Harika. Cidden harika.

"Şey ben.. haberin kalanını getirmiştim Sell." deyip bana uzattı. Ben de Justin'e baktım. Ne dediğimi anlamıştı ve haberi elinden kaptı. 

Haberi yüksek sesle okudu. Justin'i kaybetmeye başladığımın farkındaydım. 

Ne yapmalıydım?

Nick'i vicdan azabıyla beraber mi bırakmalıydım?

Yoksa Justin'i dinlemeyip Caitlin'i akıl hastanesine kapattıracak hamleyi mi apmalıydım?

Justin'le birlikte sonsuza dek bu kapanda mı yaşamalıydım?

Justin bağırıyordu, kızıyordu ama onu duymuyordum. Sadece dudakları kıpırdıyordu. Benim omuzlarımı kavradı ve sarsmaya başladı. Ne dediğini duymuyordum. Kendisiyle konuşuyordu. Sonunda beni bıraktı ve bir defa daha bağırıp zıt yöne yürümeye başladı.

Geriye sadece onun bıraktığı kan damlacıkları ve benim bıraktığım gözyaşları kalmıştı.

Biraz fazla mı ileriye gitti ne?

---

MERHABA PITIRCIKLARIM!!! ÖNÜMÜZDEKİ BÖLÜM SEZON FİNALİ. AMA BEN PEK DAYANAMAM HERHALDE, SİZE 3 ÖZEL SPOİM VAR 2. SEZON İÇİN. AMA 1. SEZON BİTTİĞİNDE TABİİ Kİ.

HA, BİR DE BAŞKA BİR DUYURUM DAHA VAR. HİKAYEMİZİ SEVEREK, BEĞENEREK OKUYAN OKUYUCULARIMIZA ARTIK DOWNER DİYORUZ.

HER NEYSE, 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN! 

SEVGİLER! ♥

Slow Down [Selena Gomez Fan Fic.]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin