NAZLI
Kulaklarımdaki uğultular gitgide kalabalıklaştı ve kolumdaki sıcak ten benimkine oranla sıcacıktı. Üşüyorum, gözlerimi açmaya korkuyorum ama bunu yapmalıyım. Anılın "Nazlı! Nazlı!" diye bagirislari içinde kendime geldim tutunduğum kola daha çok yapışarak gözlerimi araladım. Yerde öylece duruyorduk. Anılın beni ayağa kaldırması ile kendime geldim nefes alışverilerim hızlıydı.
Kalabalıktan birinin su şişesi uzatması ile suyu alıp hemen içtim âdeta küçük dilimi yutmuştum.
Anıl yola doğru bağırıp "Lanet olası piçler! Lanet olsun Lanet!" diye bağrınıyordu. Anılı kolundan tutup gitmek istediğimi söyledim.Taksi çevirdik ve hemen eve geldik. Hâlâ şok içindeydim gerçekten birileri beni öldürmek istiyor. Bana düşmanlık besleyen bu kişilerin kini öyle büyük ki beni neredeyse öldürüyordu.
Anıl taksiden indigimizde beni kucağına aldı ve odasına yatırdı. "Uyuyacak halde değilim Anıl" , "Kim bunlar, anlayamıyorum kim!" dedim.
"Elbet ortaya çıkıcaklar tekrar, bu sefer onların yanına koymam sen endişelenme" "Sen olmasan suan ölebilirdim aklım almıyor kimsesiz bi kızım ben neden bunlar başıma geliyor?" Anıl yanıma oturdu ve beni göğsüne yatırdı. "Korkma Yanındayım" dedi.Hacer teyzeye kan şekerimin düşüp okulda fenalaştığım yalanını söylemek zorunda kaldık ve oda bana bir sürü çeşit tatlı yedirdi.
Anneme bunu söylemek istemedim bu konudan söz etmek beni zaten sıkıyor ve annemin endişelenmesi beni çok üzer.
Akşam olunca Aslılara gitmek üzere hazırlandık. Aslında Anıl bu olaydan sonra gitmek istemedi ama Hacer teyzenin o kadar hazırlık yaptığını görünce Kıyamadım güzel bir elbise giyip hazırlandım ve neşeli görünmeye çalıştım. Anıl ise kot tişört giymişti.
Mübarek sanki kız istemeye gidiyoruz elimizde bi tek çiçek çikolata eksik. Kiskancliktan gebersemde belli etmiycem. Güçlü durmalıyım ve o kıza da haddini Anıl anlamadan vermeliyim. Çünkü zaten anlamissinizdir Anıl benim. İlla alnına "O benim Sevdiceğim mi yazmam lazım ya çocuğun bana bakışlarını anlamıyo herhalde mal"
Hacer teyze önde biz arkada 2 sokak ilerideki Aslıların büyük 2 katlı ahşap evlerine giriş yaptık. Anıl elinde börek tepsisi ile ve bende tatlıyla kapıdan girdik.
Aslı hemen kapıya koşup Anıl'ın yüzüne sevgi dolu baktı onlar birbirine bakarken bende Aslının giydiklerine bakıyordum bu ne lan bugün nişanınız mı var ben mi bilmiyorum bu kız baya süslenmiş hatta aşırı da güzel olmuş tutmayın beniii ben bunu döverim.
Anıl da ona uzun uzun bakınca birden aşk üçgeni içindeki zalim kişi gibi hissettim kendimi.
Kalbime sanki kurban bıçağı büyüklüğünde bir bıçak saplandı.
"Bunları nereye koyalım?" diyerek aralarındaki büyüyü bozdum. Aslı önde biz arkada mutfağa gidip elimizdekileri bıraktık.Anıl birden kıza yaklaşıp "çok güzel olmuşsun Aslı" dedi. Ben ağzım açık halde onlara bakakaldım. Aslıya çaktırmadan Anılın karnına bi tane geçirdim. "Noluyo sana hayırdır kızı görünce ağzının suları aktı😤" dedim.
"İltifat ettim ne varmış " dedi ve yanagimdan bi makas alıp odaya kaçtı. Odadaki Aslının anne ve babasının ellerini öptük. Babası ve Annesi Anılı çok sevdiler. Oğlum da oğlum diye diye Ağrı dağının başına çıkarttılar egosunu.Sıkıldım ve Aslıya yardım için mutfağa geçtim. Demin farketmemiştim ama bu kız ne kadar çok şey yapmıştı. 10 çeşite yakın şey vardı. "Pekte hamaratsın" dedim Kurabiyenin birini ağzıma atıp. "Söylesene Anıl beğenir mi?" dedi gözleri ışık saçarak. "Sen hayırdır?" dedim dümdüz hiç bir duygu barındırmayan sesimle.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GÜÇLÜ OL
Teen FictionRomantik/Dram Belki bi yerlerde bu kitabı yazarken hissettiklerimi okurken hisseden insanlar vardır. Ya da hissedecek. Lütfen beni yalnız bırakmayın. Desteklerinizi bekliyorum . Güçlü Kadınların Öyküsü..