Meyra;
Semih bey gün geçtikçe daha da aklımdan çıkmaz olmuştu. Bu adamı diğerlerinden ayıran neydi? Kahvenin en keskin tonu olan gözleri mi yoksa her gülüşünde yanağındaki o tarifi olmayan çukurlar mı? Düşüncelerimi bölen telefonla heyecanlandım. Arayan Semih beydi akşamın bu saatinde neden arıyor ki üstelik bugün pazar?'Açınca öğrenirsin.' İçimdeki kendini beğenmiş sese el sallayıp telefonu açtım." Buyrun Semih bey." " Merhaba Meyra. Yarın şirketin kutlama yemeği var gelir misin?" gelir miydim? Gelirdim tabi Semihciğim beni kutlamaya çağırıyor tabi gidecem." Tabi Semih bey saat kaçta ve nerede ?" "Akşam 8 de. Birazdan konum atarım. Aslında yarın şirkette söyleyecektim ama işlere dalıp unuturum diye şimdi haber vereyim dedim." "Teşekkür ederim düşündüğünüz için. Yarın görüşürüz o zaman" "Tamam o zaman iyi akşamlar." "İyi akşamlar." telefonu kapatır kapatmaz leyla leyla gülmeye başladım. Kıyamam ya gecenin bu saati beni düşünmüş. Bu sefer de bildirim sesiyle düşüncelerim bölündü. Ya siz benim güzel düşüncelerimi neden bölüyosunuz ki. Semihciğim konum atmış. Neyse ona düşüncelerimi bölmek serbest sonuçta mimarı o. Tabi bu mutlu haberi kızlara vermesem olmazdı. Bir hışımla salona gittim onlar bu saatte uyumazlardı. Eskiden ben de uyumazdım ama artık çalışıyordum yani mecburdum erken uyumaya malum erken kalkmak gerek hele de benim kadar uyuşuk biriyseniz. "Kızlar Semihciğim beni yemeğe davet etti." "Nasıl yani başbaşa mı?" ikisinin de aynı anda çığlığa benzer sorularını cevaplayacaktım ki bu sefer Betül araya girdi."Ee ne dedi? Seninle yemek yemek mi istiyorum dedi yoksa akşam müsaitsen alayım mı dedi?" onun bu haline gülmemek elde değildi ve bende gerekeni yapıp yapıştırdım kahkayı." Yok tam olarak öyle değil." "Nasıl peki?" "Tamam fazla abartmış olabilirim. Yarın şirketin kutlama yemeği varmış ve Semihciğim beni de davet etti." Yeşim'in sitemkâr sesi duyuldu."Bu muydu yani biz de başbaşa sanmıştık." "Neyse gençler yarın güzel görünmem gerek." "Aynen, öyleyse askılı beyaz elbiseni giy hem sana çok yakışıyor." "Aynen Meyra Yeşim'e katılıyorum." "Kabul edildi. Hadi o zaman ben yatmaya, iyi geceler size." "İyi geceler." uyumak için hazırlanmıştım ama bir türlü uyuyamıyordum. Semih hiç aklımdan çıkmıyordu. En çok canımı sıkan da ben ona bu kadar aşıkken onun bana karşı bir şey hissetmemesiydi. 'Neyse Meyra uyumak zorundasın yarın gözlerinin şiş olmaması gerek.' içsesime hak vererek kendimi uykunun narin kollarına bıraktım. Sabah şirkete geldiğimde daha kimse gelmemişti. Saat sabahın 7 buçuğunda şirkete gelirsem olacağı bu. Masama geçip belgelere göz atayım derken içerden gelen tıkırtılarla yerimden kaltım. Bu saatte Semih bey gelmez ki. Yavaşça kapıyı açtığımda kendini dosyalara kaptırmış bir adet Semih bey gördüm tabi o da beni görmüş oldu. "Günaydın Semih bey. İçerden sesler gelince hırsız girdi sandım." Semih bey bu halime gülerken ben de kendi halime gülmeye başladım. Kafamı kaldırdığımda Semih beyin bana doğru geldiğini gördüm. Birden elimi tutup gözlerimin içine bakmaya başladı. Tabi ben de onun kahve gözlerine bakıyordum. "Meyra, sana arabayla çarptığım o günden beri aklımın hep bir köşesi seni düşünüyor. Düşüncelerimi ne kadar uzaklaştırmaya çalışsam da fazla uzağa gitmiyor. Sen hep aklımdasın ve kalbimde peki ya benim kalbimin de sen de olmasına izin verir misin?"
Ne yani Semih bey yani Semihciğim bana çıkma teklifi mi etti yoksa ben daha uyanmadım mı? Nolur rüya olmasın nolur. Hayallerime bu kadar yakınken tekrar uzaklaşamam.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
PATRON SENSİN
ChickLit"Yeşilin en güzel tonuydu gözlerin bakmaya doyamadığım." Dedi Semih. "Ya senin gözlerin; kahverengi hiç bu kadar anlamlı olmamıştı. " Diyerek baktı gözlerinin içine Meyra. Evet aşıktım. İlk defa bu duyguyla karşılaşıyordum. Hem de patronuma. İmkan...