Bölüm 3- Düşman

72 7 14
                                    

        Çok tatlı , nur topu gibi bir kızınız oldu.
"NE?! Ne demek kız?! Nerde benim paşam?!"
"Beyim, sinirlenme.. Hadi bak çıkalım şuradan öde hastane masraflarını, doktor beylere ayıp oluyor."
"Kız çocuğun masrafı mı olurmuş be! Saçma saçma konuşmayın!"

   Böyle başlamıştı onun için hayatının karmaşası.

"Töre bunlar töre, bakın zarar verirlerse ben karışmam hekimim."
"Ya şu hani sahipsiz bir erkek çocuk vardı. Verelim onu. Bir hata olmuş diyelim. Hem paramızı versin adam. Hem de kadına bir zarar gelmesin.."
"Mantıklı, hekimim hemen hallediyorum."

  Böylece onun yerine başka bir çocuk verilmişti annesinin kucağına. Babasının 'Paşam!' naralarıyla öptüğü, erkek çocuk. Kimdi acaba? Merak etmişti bunu. Sonrasında biri alacak mıydı onu?
---------
    "Evet efendim. Bir kız çocuğu. Haha, kesinlikle sahipsiz. Evet. Tamam o zaman gelip evlat edinebilirsiniz.."
  Furkan Bey ve Aslı Hanım hastaneye geldiklerinde gördüler sahipsiz , küvezde yatan Büşra'yı. Annesi kız olduğunu anlayınca karnına vura vura düşürmeye çalışmış, fakat o düşmek yerine erken doğuma girmiş. Doğarken ağlamamış, zorla vurarak ağlatmışlar.
     Kimsenin yıldıramadığı bu bebeği, babasının tek lafı kırmıştı işte. Annesi çok modern bir kadındı, parası var diye evlendirilmişti 16 yaşındayken bu adamla. Sonradan kızının peşine düşecekti ama, geç olacaktı biraz sanki..

--------

Büşra'nın ailesi gelmişti onu eve götürmek için. Aslı Hanım, çok tatlı bir kadındı. Asla yaşlanmazdı. Hep gülücükler saçardı. Ama çok gülenler, zamanında çok ağlamışlardır.

   Furkan Bey ise eczacıdır. O biraz daha soğuk bir insandır.
      Tam kapıdan çıkacakken, Büşra sabahki bandanasının Selma'da kaldığını farkeder.
    Kapıyı çalar. İçeride Fuat, Selma ve Funda bir masada oturup su içiyorlar ve sırlarını paylaşıyorlar. Fuat hemen kalkıp kapıya bakar.
       Büşra;
"Sen neden burdasın?"
"Giremezsin!"
"Bak valla eğer şeyse- önemli ya!!"
"Büşra bir defa da söz dinle!"
"Haha."

Büşra içeriye girince Funda'yı gördü.

"FUNDA!"

Bağırışını kimse engelleyemedi. O sırada Aslı Hanım içeriye baktı.
"Kızım, iyi misin?"
"Anne!!"

  Funda ağlamaya başladı. Selma, Funda'yı kolları arasına aldı. Gerçekleri sadece Selma ve Fuat biliyordu.
   "Bana kimse anne demedi. Duygulandım o yüzden kusura bakma,"
"NE İŞİN VAR BURADA FUNDA!"
    "Kızım niye bağırıyorsun?!"
    "Bana kızım deme! Benim annem belli babam belli!"
     Funda doğruldu, gel işareti yaptı. Büşra yaklaştı ve Funda ani bir hareketle sımsıkı sarıldı ona.
     Ağlamaya başlamıştı. Büşra doğruları istiyordu. Bu katil neden ona sarılıp ağlıyordu?
  Aslı Hanım'ın sesi duyuldu:
"Sen sahipsizdin Büşra. Benim çocuğum olmuyordu. Seni aldık biz de yanımıza."
O sırada Mira, Gülsüm ve Lara olayları şok içinde izliyorlardı. Furkan Bey söze devam etti:
"Bize bağırabilirsin, kızabilirsin. Ama söyleyemezdik kızım. Nasıl söyleyebilirdik ki?!"
"ONA KIZIM DEME O SENİN KIZIN DEĞİL!" dedi çemkirerek Funda.
  "Bir dakika yani biz şimdi üvey kardeş mi oluyoruz Büşra ile?"  dedi Mira. Aslında konunun sadece küçük bir kısmına takılmıştı.
 
--------

  "Beyim, ne olur izin verin. O kızcağız sahipsizdi. Alayım onu kucağıma. Paramız var. Ona da bakalım." Amacı kızını da almaktı yanına. Ama her istediğimiz olmadığı gibi, bu da olmayacaktı.

Ayrıca, kötü de tepebilirdi.
Genç Funda, küçük kızını kafasından atamıyordu. Bütün parasını aldı yanına. Taksiye binip uzaklaştı evden. O erkek çocuk umrunda bile değildi. Ama eğer merak ediyorsanız, adı Cevdet..
   Cevdet daha çok küçüktü. Zaten anlayınca gerçek anne babasını aramaya çalışacaktı o da.. O zaman Funda ona yardımcı olacaktı. Kendine söz verdi. Hastaneye gittiğinde kızını vermişlerdi. Elleri boş eve dönecekti. Ama eve dönmedi. Hayatını değiştirdi.
     Şehirde bir ev tutup orada yaşamaya başladı hemen boşandı ve kızının izini sürdü. Hayat amacı değişmişti. Artık sadece kızı hala hayatta mı diye merak ediyordu.
----------

Büşra, yıllarca tanımadığı ama bu zor yaşama sahip olan kadına sarıldı. Ve en çok istediği kelimeyi söyledi. Gerçek annesine 'annem' demek.
   -Annem...
   -Kızım...

   Bu zor anlarda Mira'nın aklında sadece giderek bu kadının düşmanlarını dostu yaptığı vardı. Ama kendisi hep ona karşı kötü olacaktı. Bunu kimse değiştiremezdi..

 Kardeşler Birbirlerini Korurlar! (KİTAP OLDU!)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin