Bölüm 3

6 1 1
                                    


Harry birkaç saat sonra uyandı. Çoktan geç kaldığını biliyordu ve Niall'ın oldukça sinirli olacağını da tahmin edebiliyordu. Arkadaşına bardaki vardiyasını devralacağına söz vermişti ve 10 dakika içinde orada olması gerekiyordu. Hala iş kıyafetleriyle olduğunu fark etti ve dolabına yöneldi. Siyah kolsuz bir tişört ve eskitilmiş siyah kotunu giydi. Dj olarak daha dikkat çekici giyinmesi gerektiğinin farkındaydı fakat oldukça yorgundu ve gözlerden uzak olmak istiyordu. Evden çıkarken saate baktı ve 3 dakikası kaldığını gördü. Kapısını kilitledikten sonra koşarak merdivenlerden inmeye başladı. Bar evine yakındı ama zamanında yetişemeyeceğini biliyordu. Birkaç dakikayı sorun etmeyeceklerini umarak koşmaya devam etti. 4 dakika sonra kapıdan girdiğinde onu patronları Nick karşıladı. Nick Harry'i birkaç saniyeliğine süzdükten sonra "Tam zamanında geldin Harry ama bu gece barmen değilsin keşke bunu bilerek giyinseydin" dedi. Harry sevimli bir gülümsemeyle Nick'in görüş alanından kaçtı. Azar işitmediğine seviniyordu. Arka taraftaki çalışan odasına geçip ekipmanlarını hazırlamaya başladı.

***

Louis akşam yemeğinden izin isteyerek kalktı ve odasına yöneldi. Bugün cumaydı ve cuma gecesini evde geçirmeye niyeti yoktu. Telefonu çaldığında duştan yeni çıkıyordu. Arayanın kim olduğunu bilmek için telefonuna bakmasına gerek yoktu. 13 yıldır ne zaman bir yere gidecek olsalar erkenden gelip kapıda bekleyen Liam'dı arayan. Louis telefona cevap vermek yerine giyinmeye başladı. Takım elbise ve kravatlardan bıktığı için akşam dışarı çıkarken oldukça salaş giyiniyordu. Son olarak parfümünü sıktı ve saçına son bir düzeltme yaptı. Bu görünüşünü çok daha fazla seviyordu. Daha doğal, daha kendi gibi. Kapıdan çıkınca üzerine bir şey almadığına pişman oldu ama geri dönmek içinden gelmedi.

"Yüzyıllardır seni bekliyorum, üzerindekileri giymek gerçekten bu kadar uzun mu sürüyor?" Liam'ın bu tatlı, sinirli hallerini seviyordu. Gerekirse saatlerce bile bekleyeceğini biliyordu ama her seferinde Louis'i böyle azarlamaya bayılıyordu. Louis dostuna sarıldı ve yanağına bir özür öpücüğü bıraktı. Liam kıkırdamaya başladığında kızgın olmadığından emin oldu ve arabaya yöneldiler. Kemerlerini bağladıktan sonra Louis hemen radyoya yöneldi. Müziksiz araba yolculukları hayatta en nefret ettiği şeydi. Hem eğlenmeye giderken yolda biraz moda girmek güzel oluyordu. Louis ritme dans ederken ne kadar komik göründüğünü tahmin edebiliyordu. Çünkü sadece ellerini havada rastgele sallıyordu. Yine de Liam, Louis'in bu dansından etkilenmiş gibi onun hareketlerini taklit etmeye başladı. En sonunda bu geceki duraklarının ilkine vardılar. Liam emniyet kemerini çözerken Louis aynada saçlarını düzeltiyordu. Her zamanki gibi. Arabayı valeye teslim ettiler ve soğuk havadan kaçarak sıcak bara girdiler.

***

Bu akşam barın kalabalık olacağını tahmin etmişti Harry, fakat bu kadarını tahmin etmemişti. İçeride resmen hiç yer yoktu ve kapıda uzun bir kuyruk vardı. Bu gece iyi iş çıkarması ve herkesi eğlendirmesi gerekiyordu yoksa işini daha ne kadar koruyabileceğini bilmiyordu. Ancak bar ne kadar kalabalık olursa insanları eğlendirmek o kadar zorlaşıyordu. Burası her an dolduğu gibi hızla boşalabilirdi. Geceye başlamadan önce birkaç shota ihtiyacı olduğunu anladı ve bara yöneldi.

Bu gecenin Zayn'in gecesi olduğunu unutmuştu. Bradfordluyla flört etmek her zaman neşesini yerine getirirdi. Elini hafifçe kaldırıp yüksek olduğunu umduğu bir sesle "Selam" dedi. Zayn hemen sese doğru başını çevirdi ve " Heyy, nasıl gidiyor Harry? Umarım Nick geç kaldığını anlamamıştır." dedi. "Sadece birkaç dakika geç kaldım, beni gerçekten birkaç dakika yokluğumu fark edecek kadar mı özledin?" dedi Harry, flörtöz bir gülümsemeyle. Zayn "Senin birkaç saniye yokluğunu bile fark edebilirim biliyorsun." dedi Harry'nin gülümsemesine karşılık o da kaşlarını oynatarak gülümsedi. "4 tane tekila shot alabilirsem bu akşam sevdiğin gruplardan birkaçını çalabilirim" dedi Harry. Zayn'in bu teklifi geri çevirmeyeceğini bilerek. Zayn shotları Harry'e verirken "Hepsi senin için değil di mi? Daha gece başlamadı Harry." dedi. Harry bir şey söylemeden shotları teker teker bitirdi sonra Zayn'e alaycı bir şekilde göz kırptı ve dj kabinine yöneldi. Vücuduna yayılan enerjiyi şimdiden hissedebiliyordu.

***

İçeri girdiğinde Louis'in dikkatini çeken ilk şey kalabalık oldu. İçerisi cuma gecesine göre bile fazla kalabalıktı. Ama kalabalığı severdi, etrafında ne kadar insan varsa o kadar enerji dolduğunu hissederdi. Geceye başlamak için birer bira almak istediler ve bara yöneldiler. Barmeni gördüğü anda olduğu yerde durdu ve kenardaki kirli aynadan saçlarını düzeltti. Her şeyin iyi olduğundan emin olduktan sonra yavaşça bara yöneldi. Bu gece ne yiyeceğini biliyordu.

***

Harry her dakika daha da dolan yeri biraz hareketlendirmek gerektiğini düşündü. Müzik listesi hazırdı ve artık başlayabilirdi. İlk şarkıyı çalmaya başladı, içkileriyle duran insanların yavaşça dans pistine ilerlediklerini görünce biraz rahatladı ve içkisinden bir yudum daha aldı.

***

"Ben de Zayn" dedi esmer gizemli barmen. Liam'la yakınlaşmalarını daha fazla izlemek istemeyen Louis sırtını bara dayadı ve dans eden insanları izlemeye başladı. Louis genellikle istediği herkesi elde edebilirdi ama bazen bunun gibi istisnalar olurdu. Liam bazılarına daha cazip geliyordu ama bu Louis'i yıldırmadı, burayı yalnız terk etmeyecekti. Gözlerini dans pistindeki mor elbiseli kıza kilitledi. Barmenin kulağına bir şeyler fısıldayan Liam'a döndü ama bir şey söylese de duymayacak gibiydi o yüzden içkisini kafasına dikti ve dans pistine yöneldi.

***

Harry moda iyice girmişti ve kabinde dans ediyordu. Niall'ı karşısında görünce şaşırdı ama yanındaki kadını, büyük ihtimalle vardiyasını Harry'e devretme sebebini, görünce durumu bozmamaya karar verdi ve onları başıyla selamladı. Niall yaklaşıp kulağına "Teşekkürler dostum, bu iyiliğini unutmayacağım." dedi. Niall yüzünde gülümsemeyle çekilirken gözleri yanıp sönen ışıklarda parladı ve Harry o ana geri döndü. Mavilik. Sanki bir rüya gibiydi ama hayır o anı yaşadığını hatırlıyordu, daha koyu, daha aceleci, daha anlamlı bir maviydi. Maviydi. Harry düşünceleriyle bir an sersemledi, kendini arkasındaki duvara doğru yaslamak istedi ama geri geri giderken ses sistemlerinden birinin kablosuna takıldı ve kabloyu çıkardı. Yere düşerken onu Niall yakaladı ve durumu düzeltmeye çalıştı.

***

Louis mor elbiseli kızla tam dans etmeye başlamıştı ki müziğin bir anlığına gittiğini fark etti ve gözleri bilinçsizce dj kabinine yöneldi ve bir daha oradan ayrılmadı. Orada o şekilde ne kadar kaldığını bilmiyordu, umursamadı da. Etrafında insanların dans ettiğini, bazılarının ona çarptığını, üzerine biraz içki döküldüğünü, şarkıların bitip yenilerinin başladığını algılayabiliyordu. Ama hiçbiri şuan baktığı adam kadar dikkat çekici değildi. Louis hayatı boyunca şuan gördüğü kadar güzel bir manzara görebileceğini düşünmüyordu. Göremedi de.

***

Harry'nin içinde bir huzursuzluk, umutsuzluk vardı aynı zamanda mutluydu da. Mutluydu çünkü bu hayatta herkesin göremeyeceği bir şey görmüştü, eşsiz bir güzellik.. Umutsuzdu çünkü bu güzelliği bir daha göreceğini düşünmüyordu, bu koca şehirde onu istese de bulamazdı. Belki iş yerinin kapısında bekleyebilirdi, belki mavi gözlü adam orada çalışıyordu. Ama bir sapık gibi onu takip edemezdi, her ne kadar istese de.. Niall omzunu dürtünce nerede olduğunu hatırladı. Aşağıda neler olduğunu anlamak için bakan insanları gördü ve önüne dönüp şarkıyı devam ettirdi.

***

Louis ona ulaşmalıydı. Metrelerce öteden bile bu kadar güzel görünen o yüze yakından bakmalıydı. Louis bu adam hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Ama hayatında hiç bu kadar büyük bir çekimin etkisinde kalmamıştı. Sanki hayatında yaptığı, yaşadığı her şey, attığı her adım onu bu ana taşımıştı. Bu adama.

Louis daha önce hiç böyle hissetmemişti. Kalbinde bir şeylerin yerine oturduğunu, daha önce orada olduğunu bilmediği bir boşluğun dolduğunu hissediyordu. Ayaklarının onu sürüklediğini hissedebiliyordu, asla yapmadığı bir şey yapıyordu. Düşünmeden hareket ediyordu. Bütün algıları tek bir noktaya, tek bir insana odaklanmıştı. Louis her şeyin değiştiğini biliyordu. Bu adamla olmalıydı. Bu adamın olmalıydı.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 05, 2016 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Make It To Me - Larry Stylinson (Türkçe)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin