Bölüm 11- Flashback

29 5 2
                                    

Bu bölümde daha iyi anlamanız için herkesin hayatlarına en baştan başlanılacak. Bakalım neler ortaya çıkacak.

--------
Melek'in ağzından:

Gidip hemen restauranttaki sandalyeyi kaptım. Dört kız arkadaş gelmiştik, üniversiteyi yeni bitirmemizi kutlayacaktık. Buradan sonra bir bara gidecektik. Ama önce karnımızı doyurmamız lazımdı!!

Ben diğerlerine göre daha kiloluydum. Hatta bildiğiniz bayağı bir şişmandım. Ama kendimden mutluydum, sonuçta şişman olan da mezun olabildi, zayıf olan da.

Ben diğerlerine göre daha masumdum. Onlar hep başkalarının ayağını kaydırmaya çalışırlardı. İlerde başıma ne gelecek bilmiyorum ama ben asla birine zarar veremem. Bundan eminim.

Hep birlikte siparişlerimizi verirken garsonun yüzüne bile bakmamıştım. Ama kızlara bir bakış attığımda meğerse çocuğu gözleriyle yediklerini farkettim. Ay bir durun, o da insan sonuçta.

Fakat garson inatla başka bir yere bakıyordu. Ve bu 'yer' sanırım bendim. Evet üstten bakılınca ince gözükebilirdim, ayağa kalkınca hemen diğerleriyle ilgileneceğinden eminim.

"Adınız nedir?" Diğer kızlar isimlerini söylemeye başladılar ama garson ısrarla bana bakıyordu.
"Melek." dedim yüzüne bakıp. Gerçekten hoş yüz hatları olan, bizden en fazla 3-4 yaş büyük biriydi o.
"Özcan. Tanıştığımıza memnun oldum."
"Ben de."

Garsona bir tavuk porsiyon söyledikten sonra garson uzaklaştı.
Kızların hepsi bana kötü kötü bakıyorlardı. Sadece Nihal dedi ki,
"Bomba gibisin kızım."
Bu lafı hiçbir zaman unutmayacağım. Zamanında çok gülmüştüm.
Ama bu çocuğun adımı bile unutup, belki de bana acıdığını biliyordum. Ta ki, hesapları ödeyip gidene kadar.
Kolumdan tuttu. Garson kıyafeti yoktu artık üstünde. Şık bir deri ceketle havasını atıyordu. Saçlarını eliyle geriye doğru taradı. Ona bakmıyordum çünkü eğer bakarsam onda takılı kalırdım.
"Hadi gidelim." dedi ve kızlarla beni otobüse binmekten kurtardı. Arabasına atladığımızda en öne tabi ki Ela geçse de, sonuçta o dikiz aynasından sürekli bana baktı. Tıpkı seneler sonra gömmeye götürdüğü cesetime bakar gibi. Aynı bakış vardı gözünde..

*******

  7 ay sonra:

    Antalya'da kızlarla geldiğimiz otele girişimizi yaptıracaktık. Hepimiz farklı yerleri kazanmıştık. Ama olsun, arkadaşlık asla sona ermez, eğer gerçeklerse.
     Otelimiz çok büyüktü. Nihal ve Ela hemen güneşlenmek isterlerken, ben ve Dilay daha çok masaj yaptırmak, yüzmek gibi şeylerle ilgileniyorduk. Dilay uzun boylu, hoş bir kızdı. Genelde erkekler peşinden koşardı onun.
     Ela, bizden bir yaş küçüktü, okula erken başlamıştı ve çok tatlı bir kızdı.
      Nihal, uzun kahverengi saçlarıyla büyük gözleriyle alımlı bir kızdı. O çoktan 19'una girmişti.
     Ela çok acıktığını söylediği için onunla en alt katta bulunan yemek yerine gittik. Dilay ve Nihal yıkanmak istediler. Ela kocaman tabağı doldururken ben sadece rus salatası ve tatlı almıştım.
      Yemeğimizi yedikten sonra, Ela havuzun kenarındaki vitamin bar gibi bir yere gitmek istediğini söyledi, kıramadım.
      Vitamin bara gittiğimizde, alkollü gazoz ve limonatanın karışımını istedi Ela. Ben ise kokteyl istedim. Adam yüzünü bana döndü, tekrardan anlık bir hızla arkasını döndü.
   -Kokteyl, alkollü mü olsun?
   -Evet.
   -Kimliğinizi görebilir miyim?
Çok tuhafsamıştım. Hemen odaya çıkmak için yerimden kalktım. Uzun bir süre kimliğimi aradım. Aşağıya inerken Ela'nın bakışlarıyla karşılaştım. Bana kaş göz işaretleriyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Adamın yüzüne bakmadan kimliği uzattım. Bir kağıda bir şeyler karaladı.
    -Pardon, kimliğime bakıp ne yazdığınızı görebilir miyim?!
    -Adınızı ve soyadınızı.
    -Neden acaba??
İşte şimdi sinirlenmiştim. Adam yüzünü bana döndüğünde onun Özcan olduğunu anladım.
    -Sizi hiç unutmamak için. dedi ve arkasını döndü yeniden. Ela'nın da gazozlu limonatasını hazırladıktan sonra karşıdan bize doğru gelen Nihal, Dilay ve yanlarında bir kadını daha gördüm.
     -Kızım nerde kald- Nihal Özcan'ı görünce hemen susmuştu.
     -Merhaba.
Dedi Özcan yüzünü kasarak. Neden böyle yaptığını bilmiyorum ama bence çok yakışıyordu. O da bunun farkındaydı ki ben mal bir şekilde onun yüzündeki mimikleri incelerken o da bana bakıyordu ki Dilay öksürerek bütün büyüyü bozdu.
     -Yanımda Bilge var. O benim gideceğim üniversiteden mezun olmuş kendi işini kurmuş. Bana iş teklif etti!!!
      Dilay'ın bu haberine o kadar sevindik ki! Özcan'ın hala gözlerinin içi gülerek bana baktığını farketmemiştim.

 Kardeşler Birbirlerini Korurlar! (KİTAP OLDU!)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin