15.BÖLÜM

267 17 12
                                    

"Bu kez pek bi afili yalnızlık,
Aldatan bir kadın düşman..
Ağzı bozuk üstelik,
Bırakmıyor acıtmadan..."

"Tamam bir dakika!" Diyerek tuşlara basmaya başlamıştı Cemre..
"Bir dakikamız yok.!"
Cemre hızlıca tuşlara basıyordu,en sonunda çalmayala başladı,"Çalıyor!"
Sonra da açmasını bekledi..
"Alo?!"
"Burak!Benim Cemre-"
"Nerdesin be kızım,Songül perişan!.."
"Songül yanınızda mı?!"
"Evet de,n'oluyor!"
"Sakın-"
"Aloo,Cemre nerdesin Allah'ın cezası!"
"Songül,bak vaktimiz yok!..Kaçırdılar beni,telaş yapma..yanımda Kader var onu da kaçırmışlar!..Seninle dertleri Songül,eve gelecekler,Burak'ların yanından sakın ayrılma Songül,hatta İstanbul dışına çıkın!"
"Cemre ne diyosun sen,ne kaçırması?!Sen onların elindeyken ben nasıl İstanbul dışında çıkayım?!"
"Songül,Güney'i ver!..Alo,Güney bak Songül'ü kaçıracaklar,sakın yanından ayrılmayın ben bir şekilde çıkıcam burdan merak etmeyin lütfen!..sadece Songül'ü koruyun!.Polis falan aramayın çok tehlikeliler........"
Cemre hemen telefonu kapattı,çünkü adam gelmişti.."Telefonu siz mi aldınız lan?!.."
Cemre ve Kader kafalarını hayır biçiminde salladılar.."Birazdan anlarız."
Adam çıkıp kapıyı kilitlediğinde Kader direk telefonu aldı,ve simini çıkarıp küçük pencereden ormanda uzak bir yere attı..sim'i de kırıp onu da attı..
"Biz niye yapalım göt.." Diyerek sırıttı Cemre'ye doğru..Cemre de hafif tebessüm etti,ama küçücük...
***
"Songül,lütfen sakin ol!..Şimdi burdan gitmemiz lazım!"
Songül ayağa kalkıp Güney'e sinirle baktı,"Güney!.Ne saçmalıyorsun sen?!Kardeşimi kaçırdılar ben nasıl burdan kaçayım?!.Polisi arıyorum!"
Dediğinde hemen eline telefonu almıştı,Güney de Songül'ün elinden telefonu alacakken Güney'in eli,Songül'ün elinin üstüne geldi..Bir kaç saniye kadar birbirlerine baktılar,ama daha sonra olayın ciddiyetine tekrar bağlanıp Güney telefonu Songülün elinden aldı."Songül!..Hayır dedi hayır!Cemre hayır dedi!..Polis yok,adam önce Cemre'yi öldürür,bir şekilde kurtaracağız onu!"
Songül yere çöküp ağlamaya başladı,Güney de yanına çöktü.."Songül,lütfen ağlama..şimdi ağlamayalım lütfen,güçlü olmamız lazım!..Panik atak hastasısın!"
Songül başını Güney'in omzuna koydu,Burak da Güney'e n'oluyor diye bakıyordu.
"Songül,Güney..çok özür dilerim ama artık bir şekilde harekete geçmemiz lazım."
Songül ayağa kalktı.."Cemre'yi burda bırakmayacağım,ne olursa olsun onu kurtaracağım!"
Güney eliyle Songül'ün yüzünü kendine çevirdi.."Songül!..anlamadın galiba,dertleri Cemre'yle değil seninle!..Sana bir şey olacak olursa Songül!"
Songül Güney'e tokat attı,"Yeter,yeter!..derdin ne benimle,bana bir şey olsa ne olacak sana ne?!..Sana ne?!"
Güney Songül'ün bileğini tuttu,"Benim seninle derdimden sana ne?!..dert benim sana ne?!.Bırakmayacağım lan seni,sıkıntılarından kurtulana kadar bırakmayacağım seni!"
Songül'le Güney kavga ederken Burak telefonu alıp tekrar Cemre'yi aradı..ama telefon çalmıyordu.
"Hassiktir,şimdi yedik boku!.."
Güney de Songül de Burak'ı duymamışlardı."Bela mısın lan bırak bileğimi acıtıyorsun!"
"O zaman susacaksın,ve kimseye bir şey olmayacak!..Yeter!..Songül,asıl sana yeter."
Diyip Songülün bileğini bırakmıştı..
"Bana bak Güney!-"
Burak Songül'ü susturmuştu.."Songül!..Güney!.Yeter,derdiniz birbiriniz mi yoksa Cemre'yi kurtarmak mı?!"
Songül ve Güney birbirlerine sinirle bakıp,sustular..
"O Zaman bakın şimdi,ben telefonun yerini bulmaya çalışacağım!..Telefonu muhtemelen kırdı ve bulundukları yerin yakınlarındaki bir yere attı,hala bulabilme ihtimalimiz var.."
***
"Hadi kalkın bakalım.."
Kader ve Cemre hızla kalktılar.."Noldu?!"
"Nereye gidiyoruz!"
Adam kapıyı sonuna kadar açıp duvara çarptırdı.
"Ne yapacaksınız?!..Telefonu sizin aldığınızı biliyorum,bizi bulamasınlar diye başka bir yere gideceğiz..bir daha bana yamuk yaparsanız,canınız arkadaşınız sizi ölü bulur,uslu olun!"
Daha sonra kızların kollarını bağlattırıp arabaya koydular.

Yaklaşık 5 saat sonra İstanbul'un diğer yakasındaydılar..bundan dolayı Songüllerin bulabilme gibi bir ihtimalleri kalmamıştı..
Adam iğrenç bir şekilde güldü,"Kendi kuyunuzu kazdınız,şimdi arkadaşınız depoya gidince sizi bulamayacak değil mi?."
Kızlar adama sinirle bakıyorlardı..
***
"Burak buldun mu lan?!.."
Burak motoru park edip deponun kapısına geldi..
"Burası."
Songül hemen içeri dalmaya çalıştı..Güneyse hızlı çıkıp Songülün bileğini yine tuttu.
"Herhalde kendi bildiğini okumayacaksın,plan yapmamız lazım..burdan girersek-" parmağını boğazına götürüp kesermiş gibi yaptı.."Anladın gülüm?!"
Songül Güney'e sinirle bakıyordu.."Sensin gülün!"
Burak ise pencerenin olduğu yere doğru yürüyüp Songül'le Güneye bekleyin işareti yaptı.
Temkinli bir şekilde bakınırken telefonu gördü yerde..sonra da ikisine eliyle gelin işareti yaptı..
"Burda..Şimdi bu pencereden Songül bile sığamaz,bu yüzden başka büyük bir pencere bulmamız lazım.."
Biraz daha yürüdükten sonra hepsinin geçebileceği büyüklükte hatta camları açık bir pencere gördüler.."Adamlar ne gerizekalıymış lan,cam açık.." Diyerek sırıttı ve taşa basıp içeri girdi..İçerisi büyük,soğuk ve boş gibi görünüyordu.
Sonra Songül çıkmaya çalıştı,Burak'ın elini tutup çıktı..ardından da Güney..
"Tamam o zaman ayrılalım hepimiz ayrı yerlere bakalım."

Güney kilitli bir oda bulmuştu,"şşt,bu oda kitli lan!.." Diyerek bir itti,iki itti,üçüncüde kapıyı kırdı..
Bu telefonun düştüğü yerdeki pencereli odaydı..
Duvarda kırmızı sprey boyayla "SÜRPRİZ" yazıyordu,yerde de Cemre'nin bilekliği vardı.
"Ne?!..Cemre,öldü mü?!.."
Güney gidip yerdeki bilekliği aldı,Burak da bu sırada dışarıya çıkmış telefonla konuşuyordu,adam aramıştı.
"Songül..lütfen sakin ol,iyi düşün!..belki burdan gittiler,olamaz mı?!"
Songül yere çöküp ağlamaya başlamıştı,deli gibi..Güney de yanına çöktü.O da ağlamaya başladı...
"Sen neden ağlıyorsun?"
---------
Teşekkür ederim bu bölümü okuduğunuz için,umarım sevmişsinizdir.Minik bir tüyo vereyim,Güney tüm dertlerini diğer bölüm anlatacak Songül'e ;) sonucu nasıl olacak,orası da sürpriz..tekrardan çok teşekkür ederim,fikirlerinizi yazarsanız uygulamaya çalışıyorum ;) iyi okumalar!

SONGÜN:FARKLIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin