Multimedia: Cemre'nin kombini.
...
"hey! Nereye?" sesiyle arkamı döndüm. Araf yanıma gelerek, elinde ki benim defterimi uzattı.
"biranda masadan kalktın, defter kalmış. Nereye böyle?" demesiyle yanaklarımı şişirdim.
"merhaba Araf, hoşcakal Araf." elinde ki defterimi alarak arkamı dönüp, ilerlemeye başladım. Arkamdan homurdandı. "anasını satayım, gitti."
Onu duymazlıktan gelerek, parka doğru ilerlemeye devam ettim.
...
Parka geldiğimde etrafa baktım. Bankta görmemle oraya doğru ilerledim. Bacak bacak üstüne atmış, siyah güneş gözlüğü ile etrafa bakıyordu.
Kendimi gülümsemeye zorlayarak, ilerlemeye başladım. Önüne geldiğimde kafasını kaldırarak bana baktı. Baştan aşağı süzdükten sonra yüzünü buruşturdu. (kombini multi)
Eliyle yanını gösterince göz devirerek oturdum. Benden biraz uzaklaşıp, bana döndü. Gözlüklerini çıkarttı.
"Araf'ın İzmir'e geldiğimden haberi yok. Neyse seninle aynı ortamda durmak istemiyorum zaten kısa ve öz konuşacağım." duraksayarak bana baktı.
"devam edin." dememle derin bir nefes alıp, verdi.
"senin gibi bir alt tabaka bir insanla oğlumun birlikte olmasını istemiyorum." demesiyle gülmeye başladım.
Gülmemi zar zor dindirerek sırıttım. "kabalığımı maruz görün, kendini bir bok sanan insanlara sadece gülüyorum." dememle sinirle ayağa kalktı.
"bu nasıl bir terbiyesizlik böyle!"
"konuya gel bayan!" diye sinirle soludum.
Gözlerini sinirle açıp, kapattı. "sonuç şu ki; oğlumdan uzak dur! Ona yaklaşma! Parası için birlikte olduğunu biliyorum! Sadece..." eli çantasına gitti. Bir not defteri gibi bir defter çıkardı. Kalemle bir şeyler yaztıktan sonra kağıdı yırtıp, bana verdi.
Kaşlarımı çatarak kağıdı alıp, baktım. Hiç şaşırmadım. Çek defteri!
Güneş gözlüğünü takarak "parayı al, oğlumdan uzak dur!" diyerek arkasını döndü.
Arkasından bağırdım. "bu para bana yetmez!"
Durunca. Sırıttım. Arkasını dönüp, bana doğru ilerlemeye başladı.
Elimde ki Çeki yırttım.
Yere düşen kağıt parçalarına bakıp, kaşlarını çatarak bana baktı. "ne kadar istiyorsun?"
Gözlerim kulağında ki küpelere gitti. "bunu" sonra kolyesine "bunu" en son yüzüğünde takılı kaldı. "ve bunu."
Tam konuşacak gibi olunca, izin vermeden ben ona bir adım attım. "bütün mirasını istiyorum. Bana verir misin?" dememle kaşlarını çattı. Sözüme devam ettim. "oğlun için paradan vazgeçer misin?"
"sen ne büyük aşağılık bir insansın!" demesiyle kafamı iki yana salladım.
"bana bak moruk! Araf'a hiç bir paraya değişmem. Gülüşünü, gözlerini parayla satmam o bunak kart kafana bunu soksan iyi edersin!" diye sinirle konuştum.
Arkamı dönüp, tam gidecekken kayınvalideme dönüp sırıttım.
"Valide Demirkan! İleride ki gelinine iyi bak! Ben Cemre Korkmaz tanıştığıma memnun oldum."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Çatlak Kuzenler: Üniversite!
Humor- KÜFÜR İÇERİR - - Tamamlandı - - Yazım hataları var. Rahatsız olanlar okumasın! - ! BİRİNCİ KİTABI OLAN "ÇATLAK KUZENLER: LİSEYİ" OKUMADAN BAŞLAMAYIN ! ♤ Bizim iki çatlak üniversiteye giderse ne mi olur? Neden öğren miyoruz? Yep yeni maceralarla Ç...