Beyaz kanat 1-A Sınıfı
Genç öğretmenlerden birisi hararetle ders anlatıyordu. Enerjiyle bir seviyesine ulaşmış kişilerin neler yapabildikleri ne kadar uzun yaşadıkları. Kendisinin henüz bu seviyeye ulaşmadığı ama ulaşmak için can attığı her kelimesinden anlaşılabiliyordu.
Yirmi öğrenciden on dokuzu dikkatle her dediğini dinliyordu. Sonucunda onların Beyaz Kanata geldiklerinde ulaşmak istedikleri hedef onlara anlatılıyordu.
''Enerjiyle bir olduğunuzda istediğiniz her şey sizindir. Şöyle düşünün Beyaz Kanatın Müdiresi kadar güçlü olabilirsiniz. Bu tamamen yaptığınız eğitime ve başarma isteğinize bağlı...''
Bu kelimeden sonra öğretmen durdu. Çünkü sınıftan tamamen bağımsız şekilde hareket eden Gölge dikkatini çekmişti.
Öğretmen olmak için bir kişinin dokuzuncu seviyeye ulaşması gerekir. Öğretmende onlardan birisiydi. Genç yaşında bu seviyeye ulaşmasını yetenek olarak düşünebilirsiniz ama bir sorunu vardı. Yatkınlık oranı %50 yi geçememişti.
Kısacası Gölge gibi bir dahi zaten onun dikkatini çekmiş ve kıskanmasına sebep olmuştu. Ve Gölge bununla da kalmamış derslerini dinleyecek kadar dahi ona saygı göstermiyordu.
Hatta bu sıralarda Gölge'nin sakat olduğu birinci seviyeyi geçemediğiyle ilgili dedikodular vardı. Rüya'yla sadece yatkınlığı yüksek diye evlendirildiği herkes tarafından konuşuluyordu. Yani Rüya'yla sadece evlenip Eğitim hızını arttırabilmek için evlendirildiği düşünülüyordu.
İnsanlar çoktan Gölge ile ilgili efsanelerin yalan olduğunu düşünmeye başlamışlardı. Sonucunda sadece birinci seviye olan birisinin güce dönüştürecek ne kadar büyü gücü olabilirdi ki.
Öğretmenin düşünmediği kısım ise onun Gölgeye eğitim vermek için yeterliliğe sahip olmamasıydı. Gölge zaten işin zor kısmını tamamlamış bir dahiydi tek yapması gereken seviye atlamaktı.
Ve diğerlerinin düşündüğü gibi bir sakat olmadığını müdireye söylemişti. Elbette bu konuşmadan öğretmenin haberi yoktu.
Sonunda Gölge tüm sınıf sessiz ve ona bakıyor haldeyken bile umursamaz şekilde durmaya devam etti. Öğretmen daha fazla dayanamadı.
''Sizin hala enerjiyle bir seviyesine ulaşma şansınız var, gerçi aramızda bu şansa hiç sahip olmayanlar da var. O kişiye acıyarak eğitiminize devam edin. Ve zor durumda kaldığınızda düşünün bu şansa hiç sahip olamayacak kişilerde var.''
Öğretmen bunca şeyi söylerken sanki yemeğinizi israf etmeyin. Ona sahip olamayanlarda var dermiş gibi anlattı. Gölge hariç birisi olsa büyük ihtimalle çoktan dersten çıkmış veya cevap vermeye çalışmış olurdu.
Öğretmeninde amacı buydu Beyaz Kanat eşit bir yer. Müdirenin torunu dahi gerektiğinde ceza alabiliyor. Gölge'ye bu sayede iyi bir ceza vermeyi planlıyordu. Elbetteki Gölge üzerinde işe yaramadı.
İşe yaramamasının sebebi Gölge'nin dediklerini duymamazlıktan gelmesi değilde. Gerçekten öğretmeni duymuyor oluşuydu. Bahsettiği seviye atlamasına engel olan şeyi kaldırmak için gününün boş her anını derin bir transta geçiriyordu.
Öğretmen ders boyunca Gölge'ye teoride sataşmaya devam etti ama Gölge bunların herhangi birinden haberdar olamadı. Eğer farkında olsaydı öğretmen gerçekten Gölge'nin ilgisini çekmenin ne tarz bir bedeli olduğunu anlardı.
Dersin sonunda herkes dağılırken Gölge de kalkıp sınıftan dışarıya çıktı. Dışarıda yürürken B sınıfından bir gurup çocuk Gölge'nin yolunu kesti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gölge (Suçluların Kabusu)
Fantasy(Hikaye yarım kalmış hikayelerimden birisidir. Okuyacaksanız lütfen bunu göz önünde bulundurun. İyi okumalar.) Hisar şehrinde tüm ülke tarafından tanınan birisi yaşar. Annelerin çocuklarına yatmadan önce anlattığı korku hikayelerinin baş karakteri...