Sabah annemin sesiyle uyandım. Bugün sıradan günlerimden biriydi ve ben bu duruma alışmıştım okulun olduğu bir gün benim için özel olamaz değil mi? Her zaman okula yürüyerek giderdim çünkü evim okula yakındı bu durumda servis bana uzaktı yine bu saçma düşüncelerden annemin seslenmesiyle uyandım.
-leylaa kalkmayı düşünüyomusun yoksa özel güçlerimi kullanıyım mı?
Annemin özel güç dediği şeyi anlamışşınızdır anlamadıysanız ben açıklıyım terlikkkkk ^^ bu benim bazen canımı yaksada bazende hoşuma gidiyordu dalıp gittiğimi anlayarak gerçek dünyaya döndüm gitmem gereken bir okul ve beni bekleyen bir sınav vardı hemen yerimden kalkarak banyoya gittim rutin işlerimi halledip ( yüz yıkama vb.) odama döndüm okulda serbest kıyafet giyiyorduk bu benim için güzel bir şeydi çünkü yeni aldığım ispanyol paça pantolonumu giymek için sabırsızlanıyordum dolabımı açtım bordu ispanyol paçamı dolaptan çıkardım üzerime mavi kareli uzun gömleğı üzerime geçirdim gömleğim benim için çok özeldi onun özel olmasının sebebi en yakın arkadaşım elifin bana doğum günümde hediye etmesiydi. Gömleğimi giydikten sonra mutfağa indim annem sabahları işe erkenden gittiği için kahvaltımı kendim yapardım mutfak dolabini açtım daha doğrusu açmaya calıştım çünkü kısalığın ilkesinde dolaba yetişememekte varmış zıplayıp açmayı başaracakken ayağımda hareketli birşey hissettim oraya doğru bakarken fare gördüm ve kendimi yere düşerken buldum ayağım burkulmuştu sekerek dolaptaki mısır gevreğini aldım zayıflamam gerekiyordu pantolonumun düğmelerinin birbirine geçmesi ve en azından okulda daha az eziklenmem için okulda genelde durgundum ama yine de napar ederler bana sataşmanın dış görünüşümle yargılanmamın bi yolunu bulurlardı bu düşüncelerden uzaklaşıp mısır gevreğini tabağa koyup kasıkla hızlı bir şekilde yedim ardından yukarı çıkıp banyoda saçlarımı at kuyruğu yapıp tokayla tutturdum saçlarımı çok severdim çünkü saçlarım kendiliginden düzdü ve düzleştirme gibi bir derdim yoktu saçımı yaptıktan sonra merdivenden aşağı inip evimin anahtarını alıp hızlı bir şekilde okulun yolunu tuttum. Okulla ev arası mesafem 20 dakikaydı yolun yarısına gelmeden kulağımın arkasında acı bir yanma hissettim bu acıyla arkama dönerken saçımın çekiştirildiğini hissettim ben acıyla inlerken arkamdan kahkahayla karışık bir ses duydum
- hey şişko günün nasıl geçiyor?
Bu ses bana tanıdık geliyordu ardından
-hey ses versene şişko ? Dilinimi yuttun ?
Bu ses canımı sıkmaya başladı gözlerim doldu ağlamamak için kendimi zor tutuyordum arkama dönüp istemsiz olarak ağzımdan şu kelimeler döküldü
-ne ne istiyorsun Emre
Kekelemiştim bunu yapmak istemiyordum kendimi birine karşı güçsüz olduğumu göstermek yapmak isteyeceğim en son şeydi ama iş işten geçti ardından onun verdiği cevabi duyarak gözlerinden yaşlar dökülmeye başladı bunu onun görmesini istemiyordum nefesimi tutuyordum ağlamamak için bana
-kıyafetlerini 60 lardanmi aldın çok eski görünüyorlar? Dedi oysa bu kiyafetler benim için çok özeldi bu sözlere alışmıştım ama her defasinda gözlerimden yaşlar dökülüyordu ona bakmadan koşarak okula doğru yürüdüm emre çok kötü kalpli bir çocuktu benim kalbimin kırılacağını bile bile bunları söyledi aynı zamanda zengin ukala ve züppe biriydi sadece o değil etrafındaki herkes.. emreyi unutup okula yürüdüm okulun kapısından içeri girdim zil çalmıştı koşarak okulun içine doğru yürüdüm okulumuz özel okuldu ben tabiki o kadar zengin değildim her yıl burs veriyorlardı ve bir gün annemin baskısıyla o sınava katıldım basarılı gecmisti %80 burs kazandım bu benim için gurur verici bişeydi ama okuldaki züppeler bursluları her zaman ezmek için bahane üretir sataşmak için türlü oyunlar bulurlardı geçen günlerde bir burslu çocuğa yemekhanede çarpmışlar yemeği üstüne dökmüşlerdi bunlar ukala olduğu sürece onlarla işim olmazdı bu düşüncelerden kurtulup bir üst kata çıkıp sınıf kapısını çaldım ve içeri girerken arkamadan okulun popüler kızı Arya beni ittirerek yere düşürdü. Kahkahlar eşliğinde bana " artık layık olduğun yerdesin şişko." dedi. Yine rezil olmustum ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Biranda sınıfa nurcan hoca girdi.
- Çoçuklar yerlerinze sınav baslıyor dedi.
Yerden kalkıp en arkada pencerenin yanındaki sıraya oturdum. Şimdi matematik sınavı olacaktık. Matematiği severdim ama üzgün olduğum icin sinava odaklanamamistim yani kötü geçmisti matematik sınavım. Zil çalmıstı yerimden kalkıp kantine doğru yol aldım. Kantine geldiğimde kendime bir kola ve çikolata aldım. Kantinde yer olmadigi için sınıfa çıkıp en arkadaki pencere yanındaki sırama oturdum. Aldıklarımı yerken arya yine laf attı:
- "şişkomuz hala doymamis yakinda sınıfıda yer bu " diyerek kahkaha attı. Birden sinirle arkami dönerek
- "en azindan ben senin gibi önüme gelen erkeğe yalakalık yapmıyorum" diyerek çantamı alıp sınıftan çıktım. Sinirlandiğimde deniz kenarındaki kayalıklara giderdim o yüzden şimdi oraya gidiyordum. Yol boyunca bugun kü olanları düsünüyordum taki araba kornasıyla irkilene kadar arabadaki kişiye baktım. Bu Emreydi yine ne istiyordu bu çocuk benden. Ani den arabanın penceresini acarak bişeyler mırıldandı ne dediğini anlayamadım çünkü o an başka bişeye odaklanmıştım Emrenin yanındaki ..

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İNTİKAM ATEŞİ
Teen FictionSilik bir tipti o... Kimse tarafından tanınmayan .. Ve herzaman gülümseyen . Ama bunlar onun umrunda değildi dalga geçmeleri, küçümseyici bakış atmaları ta ki onu görene kadar... Bilmiyorlardı ki onun böyle olacağını o da bilmiyordu son pişmanlık fa...