Gölge hazırlanırken Kölelik mührünü kullanarak Güneş'i çağırdı. Güneş geldi ve Gölge'nin emrini beklemeye başladı.
Gölge gizlice odayı izlenemez hale getirdikten sonra konuşmaya başladı.
''Güneş bundan sonra benim dışımda kimsenin emrini dinlemek zorunda değilsin. Acil bir durumda kendim gidemiyorsam beni hisar şehrine ailemin yanına götürmelisin. Büyülü hayvanım doğu ormanında saklanıyor. Oraya gidersen bana bağlı olduğu için seni bulacaktır. Akşamki davette ve bundan sonra benden fazla ayrılmamaya özen göster.''
''Efendim tehlikeli bir şey mi oluyor. Ayrıca ben sizinleyken sadece size yük olmaz mıyım?''
''Hala senden güçlü alabilirim ama yenilmez değilim. Ve yeteneklerim istediğimden daha fazla biliniyor. Abim ve Hisar şehrindeki ailem hariç kimseye güvenme.''
Gölge, Rüya'yı sevse bile bu aşk düzeyinde değildi. Ailesine hala ondan çok daha fazla önem veriyordu. Ayrıca son dönemlerde Müdirenin bir şeyler sakladığını hissetmeye başlamıştı. Bu sebeple çoğu zamanını Güneş'e eğitim verme bahanesiyle araştırma yaparak geçirdi.
Ne yazık ki hiçbir şey bulamadı. Aslında her hareketinde olan mükemmellik ilk başta dikkatini çekmemişti. Abisiyle konuşmasından sonra Müdirenin hareketlerinin fazla mükemmel ve özenli olduğunu düşünmeye başladı. Bir şekilde onun hakkında fazlasını bilmeden bunu yapamazdı.
Bu sebeple Güneş'i yanında tutma fikri son derece mantıklı geldi. Çok güçlü bir savaş yeteneğine sahip olmasa bile hala 9. seviyeydi ve haydut olarak geçirdiği yaşamının kaçma yeteneklerini geliştirdiğine emindi.
Zaten Güneş bazı kıyafetler gerekebileceğini düşünüp Gölge'nin yardımıyla eğitim aralarından birisinde alışveriş yapmıştı. Gölge elbette o uzuuun alışverişin intikamını eğitimde aldı.
Gölge her zaman saf küçük bir çocuk gibi görünmeyi tercih ediyordu. Böylece gerektiğinde gücünü ve zekasını gösterip düşmanını şaşırtabilirdi.
...
Akşam olduğunda dört kişi kapıda buluştu.
Müdire Gölge'ye bakarak konuşmaya başladı.
''Ona bir köle gibi davranmasan bile o bir köle. Onu getirmenin iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum. Orada köle olduğunu fark edenler ona zorbalık yapmaya çalışabilir.''
Gölge bir anda aydınlanmış bir görünüm edindi.
''Ah doğru iyi söyledin. Güneş orada zorbalık yapan veya sana zarar vermeye çalışan olursa onlara istediğini yapabilirsin.''
Normalde kölelik mühürlerinin kölenin insanlara zarar vermesini önleyen bir ek emri bulunur. Gölge'nin yaptığında ise emir Benim yapmanı isteyeceğini düşündüğüm her şeyi yapabilirsin idi. Biraz gevşek bir kural koyduğunu da söyleyebiliriz.
Ayrıca her ihtimale karşı mühürdeki kısıtlamaların çoğunu kaldırmıştı.
''Ah ne yaparsan yap.''
Müdire başını sallayıp yürümeye başladı. Rüya ise Gölge'nin elini tuttu ve onu takip etmeye başladılar.
Gölge sonradan boş eline bakmaya başladı. Elindeki iletişim yüzüğü nedense garip davranıyordu.
''Rüya iletişim yüzüğüm garip davranıyor. Seninki çalışıyor mu?''
Rüya elini kaldırdığında bir gariplik olmadan yüzük öylece duruyordu.
''Hayır bir gariplik yok. Seninkine ne oldu?''
''Emin değilim garip garip sesler geliyor. Her neyse şimdilik kapatayım bari.''
Elbette Gölge bunu normal karşılamadı. Ne yazık ki Müdire'nin ona doğru olan öldürme isteğini hissedebiliyordu ve kaçması imkansızdı. Müdire eski gücünde bile baş etmesi kolay bir rakip olamazdı. Bu akşam kesinlikle onunla ilgili bir şeyler olacaktı.
Rüya'ya baktığında onun yüzünde bir an için üzgün bir ifade gördü. Ne yazık ki o duyguları okumayı bildiği gibi kendininkileri kontrol etmede de çok iyiydi ve onun ne hissettiğini bilmiyordu.
Sonunda kutlamanın olduğu binaya geldiler. Dedikleri gibi gerçek bir kutlamaydı. Garip olan ise abisinin veya onun bildiği aile dostlarının hiçbirin orada olmamasıydı. Burada her ne olacaksa basit bir şey değildi.
Gölge hamle yapmak ve kaçmak için en iyi anı kollamaya başladı.
Bir süre sonra Kraliyet ailesi tüm fertleriyle Merdivenin üstünde ortaya çıktı. Bu kesinlikle normal değildi. Kral bir şekilde doğum gününe gelse bile tüm ailenin gelmesi mantıklı değildi. Sonucunda her kardeş krallık için birbiriyle rekabet içindeydi.
Kral yukarıdan konuşmaya başladı.
''Herkesin bildiği gibi bugün kızımın doğum günü. Buraya davete geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Krallığa sadık olduğunuzu gösterdiniz...''
Bu konuşma çok garipti neden bir doğum gününe gelerek kraliyete sadık olduğunu gösterirsin ki. Ayrıca ailesi ve aile dostlarının hiç biri orada değildi.
''...Bugün kızımın doğum gününün yanında üzülerek bir ihaneti açıklamak zorundayım. Hisar şehri bir isyan başlattı. Ayrıca utanmaz bir şekilde çocuklarını bu davete gönderecek kadar yüzsüzlük yaptılar.''
Gölge bir anda kaçmak için hamle yapmaya çalıştı. o anda ayaklarının altında garip semboller belirdi. Bu annesininde sık sık kullandığı büyü sembolleri gibi duruyordu. Ama daha önce hiç bu kadar karmaşığını görmemişti.
Gölge çevresine bakındı orada o ve Güneş hariç kimse yoktu. Müdire ve Rüya gitmişti.
Gölge Krala kızgınca bakmaya başladı.
''Elbette hisar şehri buraya bu kadar değerli bir çocuğu göndererek büyük bir aptallık yaptı. Eminim onun doğal yeteneğini kimsenin bilmediğini sanıyordur. Ama onun doğal yeteneği çok önemli bir yetenek. Onu kimsenin hissedememesini sağlıyor. Şans eseri oğullarımdan birisi karanlık elementine sahip ve bu tarz bir doğal yetenek çok işini görür.''
Gölge bir anda öfkeli bir yüz ifadesi takındı. Eğer yeteneğini olduğu gibi alabilecek olsalar buna sevinirdi. Bu sayede yeteneği alan kişi tüm yeteneğini kaybederdi. Ama ne yazık ki doğal yeteneği o oluşturmadığından gücü düşerek alacaktı. Kısacası aşırı güçlü bir çekim kuvveti olmayacak ve ona tam bağlı olmadığından gücünü zorla çekemeyecekti.
Ne saçma bir ironi değil mi? Ona kabus olmuş doğal yeteneği başkası için çok güçlü bir yetenek olacaktı. Ayrıca doğal yeteneği çıkarmak korkunç bir işlem. Kısacası yeteneği alınan kişi yaşayamaz.
Kralın konuşmasından sonra çevredeki kalabalık onu alkışlamaya başladı. Karşılarında küçük bir çocuğu öldürmekten bahseden krallı alkışlamak ne tarz canlılar bunlar.
Aynı zamanda yan taraflardan korkunç hakaretler ve aşalayıcı kelimeler söylemeyi ihmal etmediler.
Sonrasında ayağının altındaki semboller parlamaya başladı. Gölge sanki birisi kalbinden tutup yukarıya kaldırıyormuş gibi gözüküyordu. Güneş her ne kadar müdahale etmek istese de semboller onun hareketlerini de kısıtlıyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gölge (Suçluların Kabusu)
Fantasy(Hikaye yarım kalmış hikayelerimden birisidir. Okuyacaksanız lütfen bunu göz önünde bulundurun. İyi okumalar.) Hisar şehrinde tüm ülke tarafından tanınan birisi yaşar. Annelerin çocuklarına yatmadan önce anlattığı korku hikayelerinin baş karakteri...