İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Baş komiser Zeynel AYBARS Müsteşarın can dostu ve samimi arkadaşıydı. Akşam yemeğini birlikte yemeleri için ısrar edince onu kırmadı. Baş komiser de yemek saatinden önce yemek yiyecekleri restorana ekibinden ikişer kişilik üç timi gönderip tedbir almalarını istedi.
Masaya oturur oturmaz Müsteşar cep telefonunu çıkararak Sinem'i görüntülü aradı. Telefonda Sinem'i Zeynel AYBARS ile tanıştırdıktan sonra telefonu kendine döndürdüğünde Sinem kocasından telefonu biraz yukarı kaldırıp sağ omuz boşluğunu göstermesini isteyince Müsteşar karısının isteğini yerine getirdi. Sinem Müsteşarın omzundan arka tarafı görebiliyordu.
Birden Heyecanlanıp " Şahin arka masalardan birinde hani o tanıdık yüzü görür gibi oldum" dedi. Müsteşar sakince " Peki canım hemen ilgileniriz kapatıyorum" diyerek telefonu kapatır kapatmaz Baş komiser Zeynel AYBARS' ın masayı bütün gücüyle itmesiyle kendini yere düşerken buldu.
Baş komiser Zeynel AYBARS Müsteşarın Cep telefonu kendisinden uzaklaştırınca Sinem'in konuşmasını duymuş, dikkatini Müsteşarın arkasındaki masaya yoğunlaştırdığında arka masadaki adamın koltuk altından kucağına silah kaydırdığını fark etmişti. Aynı anda belinden tabancasını çıkararak masaya abanmak suretiyle müsteşarı düşürerek adamın hedefinden çıkarmaya hazırlanırken tabanca olan eliyle yaptığı küçük hareket diğer masalardaki timler tarafından anında görülmüş, hepsi çevreye çaktırmadan silahlarını kucaklarına alarak dikkat kesilmişlerdi. Başkomiser AYBARS Müsteşar kendine çevirdiği telefonu sağ omzuna çektiğinde Müsteşarın tam kalbinin üzerinde kırmızı noktayı da görmüştü. Müsteşarın telefonu kapatması ile birlikte masaya abanarak Müsteşarı geriye doğru düşürürken kendisi de yana doğru savrularak yere düşmeden peş peşe beş atış yaparken diğer masalardan da gelen silah sesleriyle bir anda restoranı silah sesleri ile birlikte çığlıklar sarmıştı.
Hem Müsteşar, hem Baş komiser düştükleri yerden devrilen masaya kendilerini siper etmeye çalışırken bu kadar yoğun silah sesine şaşırmışlardı. Ses kesilir kesilmez Baş komiser " Arkadaşlar noluyor yahu" diye şaşkın şaşkın bağırırken arka taraftan biri" Herifin elinde noktalayıcılı MP-5' e benzer bişi vardı Baş komiserim. Birkaç saniye geciktik galiba. Adam kasılınca Şarjörü bitene kadar takılı kaldı" dedi. " Yaralanan var mı?" diye bağırdı Baş komiser AYBARS.
Biraz daha arka taraftan ince bir kadın sesi çığlıklandı " Aaaayyyy bacağıııııımmmmmmm. Yanıyoooorrrr. Lütfen yardım Ediiiiiiiinn" " Başka bir hareket var mı?" diye bağırdı Başkomiser AYBARS " Yok efendim galiba bunlar iki kişiymiş" dedi bir başka ses " Bayana yardım edin. Hemen tedbir alıp incelemeye başlayalım. Müşteri ve çalışanları bi köşeye toplayın" diye bağırıp Müsteşara dönerek " Şahin Bey İyi misin?" dedi. Müsteşar yüzünü buruşturarak " Sol kolumda bir yanma var ama?" dedi.
Baş komiser Müsteşarı hemen yerden kaldırıp yakındaki masaya oturturken ceketini de çıkardı. Müsteşarın sol kolunun pazu kısmında geniş kan lekesini görünce gömleği dikiş yerinden omzuna kadar yırtıp kanayan yere masadan aldığı peçeteyi bastırıp çekti " Yırttın gene Şahin. Kaporta azıcık çizilmiş" diye sırıtırken Müsteşar da koluna bakıyordu.
Bu sırada telefonu görüntülü aramaya çalınca Müsteşar " Efendim Karıcığım" diye cevap verdi. " Şahin yüzünün rengi değişmiş. Bir şey mi oldu? Noolur kandırma beni?" dedi Sinem korkuyla. " Artık kâbuslar sona erdi karıcığım. Kocan çok iyi merak etme. Kolumda minik bir çizik var. Senin suratsız ile yardımcısı artık öbür dünyada. Emin olman için telefonu Baş komiser AYBARS' a veriyorum her yerimi göstersin sana" dedi gülümseyerek.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SIRA DIŞI YAŞAM ÖYKÜLERİ-2 ( KAYIP FORMÜL )
General FictionSina Amerika'da doğup büyüyen, Stajını NASA'da tamamlayan Bilgisayar donanım ve yazılım Mühendisiydi. Babası Cevdet SOLEY ise Türkiye' nin yetiştirdiği önemli bilim insanlarından biriydi. Sinem eğitimini Avrupa'da tamamlayan moda tasarımcısıydı. Bab...