"Sadece seninleyken böyle atıyor İris."
Şu an rüya da olabilir miydim? Ya da aklım bana bir oyun oynuyor olabilir miydi? Gözlerimi kapatıp tekrar açtım. Ama gerçekti! Hala elim Ural'ın kalbinin üzerinde duruyordu.
"Birşey demeyecek misin?" Diye sordu Ural. Derin bir nefes alıp kalp ritmimi biraz yavaşlatmaya çalıştım.
"B-ben..." Dudaklarımı hemen geri kapatıp başımı önüme eğdim. Cümle kuramıyordum heycandan ya da farklı birşey tarif edemediğim bir duyguydu.
Yanaklarım alev alevdi ve burası ne ara bu kadar sıcak olmuştu?
Ural elimi k çekerek ensesine yerleştirdi, diğer eliyle de belimden tutarak kendisine doğru çekti ve bir anda beni kucağına çıkarttı.
Kafamı hızlıca kaldırdım ve Ural ile burun buruna geldik. Bana o kadar güzel bakıyordu ki..Arabada yapmak istediğim şeyi yaparak boşta olan elimi sakallarına çıkardım. Sakalları elime batarken gözlerine bakmaya devam ediyordum.
Ural ile aramızda milimler kalmıştı ki sakallarında ki elimi dudağına götürerek dudağını elimle örttüm. Ural'ın kaşları çatılırken şirince gülümseyip
"Evlenmeden olmaz!" Dedim. Tamam bunun olmasını daha önce arabada istemiş olabilirdim ama o zamanlar başka bir alemdeydim, Farklı bir boyuttaydık. Ama şu an olmazdı.
Ural dudaklarında ki elimi indirip konuştu "Daha önce tuvalette de yapmıştık!"
"Hayır ben değil sen yaptın!" Diyerek atıldım. Ural şaşkın bakışlarını bana gönderirken devam ettim. "Beni orda zorla öpmüştün yani beni öpen sendin ben değildim. O yüzden evlenmeden olmaz!" Dedim.
Ural gülerek bana baktıktan sonra alnıma kocaman bir öpücük bıraktı.
"Artık helalimsin!" Diyip güldü. Gülerek başımı çıplak omzuna yasladım.
Şu an o kadar güzeldi ki bir rüya gibi...Eğer bir rüyaysa da tek dileğim hiçbir zaman uyanmamaktı. Gözlerimi sıkıca yumup kokusunu içime çektim. İşte gerçek anlamda ki huzur buydu.
"İris bacaklarım ağrıdı." Diye mırıldandı Ural. Ural'ın kucağında olduğumu hatırlayınca hemen kucağından kalkarak yan tarafa oturdum. "Bacaklarımı hissetmiyorum." Diyerek yakındı.
Ne yani o kadar şişko muydum ben? Tamam belki birazıcık kilom olabilirdi ama o kadar fazla olduğunu düşünmemiştim!
"Ural ben şişko muyum?" Diye sordum kafamı eğerek.
"Olsun ben tombik severim." Dedi Ural tişörtünü üzerine geçirirken. Ellerimi belime koayarak
"He yani şişkoyum!" Diye bağırdım. Bana resmen şişko demişti! İnsan iltifat eder, alttan alırdı en azından ama yok! Öküz işte boşuna öküz demiyorum ben!
"Ya Güzelim..." Lafını bölen telefonu olmuştu. Cebinden telefonunu çıkartıp ekrana baktı. Arayan kişi Demir idi. Ural telefonu açıp kulağına götürürken kendimi biraz geriye çektim.
İçimde anlam veremediğim tuhaf bir şeyler olmuştu. Boğazıma bir yumru oturmuştu ve nefes almamı zorlaştırıyordu.
Ural derin bir nefes alıp konuştu.
"Gelemem Demir." Demir neden Ural'ı çağırıyordu ki? Ural'ın gitmeme sebebi ben miydim yoksa? Kuzeninin ona ihtiyacı varsa gitmeliydi tabi ki de.
"Demir şirkette değilim. Gitme boşuna."
"..." Ural telefonu kapattıktan sonra nefesini dışarıya verdi. Sessizce yanına doğru yaklaştım. Yaptığımız doğru değildi. Demir, Ural'ın kuzeniydi ve beni seviyordu. Aralarına girmem doğru değildi. Bunu benim gibi ikiside Cok iyi biliyorlardı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kızıl Cadı
Teen Fiction"Bir gün ne?" "Evlnrz." "Düzgün söyle şunu!" "Evlenrz." "Ural!" "Evleniriz." Memnuniyetle gülümsedim. "Tamam devam ediyorum. Sen damatlık yerine batman kostümü giyiyorsun. İlk beraber geçirdiğimiz günde ki gibi..ben de..." Sözümü böl...