Bolum2&küçük bir sır

67 11 5
                                    

Tekrar ben geldim...

"Burslu o melis"

Ne dedi o ultra yakışıklı cocuk.Dahada önemlisi banamı dedi.Hızla arkamı dönerek "Banamı dedin"dedim.Kafasını telefondan kaldırmadan "Hayır Melis'e dedim"dedi.

"Burslu diye banamı dedin peki"

"Burslu olan sen değilmisin"dedi kafasını hafif kaldırarak bana baktı ay ilk defa göz göze gelmiştik.Gözlerimi kısıp gözlerine baktım kahverengiydi gözleri.Boş boş baktı gözlerime."Burslu olanların nesi varmış" dedim dudaklarımı büzerek.Bi aşağı bi yukarı baktı."Bu okula gelmek için para lazım.Bursla geldiğine göre -baş ve işaret parmagını birbirine sürerek- paran yok.Ve biz bursluları guruba almıyoruz"dedi ve telefonuna tekrar döndü.Ne demek 'bursluları almıyoruz' bu nasıl bir önyargıdır.

"Ne yani ayrımcılıkmı yapıyorsunuz şimdi .Burslu, zengin diye,ama bu çok saçma" dedim gözlerimi dört açarak."Evet canım yapıyoruz" dedi tekrar telefona dönerek."Madem ayrımcılık yapıyorsunuz o zaman bana, benimle senin arandaki farkları say o zaman"dedim tek kaşımı kaldırarak."Ne yapıcaz yedi farkımı bulucaz" diyip çocukmuyuz biz bakışı attı bana."Evet gerekirse bulucaz" dedim tek kaşımı kaldırarak.

Derin bir nefes alıp verdi sinirlenmeye başlıyordu.Ama bende sinirlenmeye başlıyordum bu önyargıya.Hemen cevap verdi "Ben zenginim sen fakirsin mesela en büyük fark bu"Dedi.

"Hakikaten fark diyince aklına bumu geliyo.Allah sana vermiş başkalarına vermemiş diye senin benden farkın mı oluyo?"

Hiç birşey demeden telefonuyla ilgileniyordu.Yani sallamıyordu beni.
"Evet.Bu yüzdende benden vede çevremden uzak dur."dedi.
"Ben seninle benim aramda fark görmüyorum.Ben bu okulda okumak için sınavlara girdim ve sınavlar icin calıştım,yani kendi emeklerimle.Ama sen babanın parasıyla geldin hiç emek vermeden."dedim gözlerine dahada bakarak."Vede bu okulun sınavını geçtigime göre bayada bir zekiyim ama senin bu kadar zeki olduğunu düşünmüyorum buda aramızdaki ikinci fark" dedim o anda zil çaldı.Ayaga kalkarak "Sana diğer farklarıda saymak isterdim ama bu ğünluk bu kadar canım" diyip ğöz kırptım ve sınıftan çıktım. Arkamdan şaşkın şaşkın baktıgını hissedebiliyorum ama tırsmadım desem yalan olur doğrusu.

**************
Dışarıda beni bekleyen Hasan amcaya telefon edip beni beklememesini söyledim.Bende yürüyerek gidecektim.

Yürümekten yorulmuştum doğrusu.Çünkü bizim evle okul arası biraz vardı.Babamda beni her yere bizim şöförümüz olan Hasan amcayla gönderiyordu.Ay durun ben size kendimi anlatmadım dimi siz şimdi şöför falan anlamadınız.Simdi size küçük bir sır vereceğim.Aslında ben Haldun Alaca'nın kızıyım.Babam Türkiye nin en buyuk deri imalatçısı.Tabi bunun yanı sıra şirketlerimiz falan var.Yani dalga geçtiğim gibi bende zengin bebesiyim.Neden okulda burslu gibi davrandın diye sorarsanız oda aklımda olmayan ani gelişen bir olaydı.Ögretmen bana kendini tanıt deyince 'ben akdeniz alaca bu okulun sınavına girdim ama kendimi denemek içindi' diyecekken önce ultra yakışıklı çocuk sonrada ögretmen sözümü kestiği için açıklayamadım tabi.Sonra Melisle konuşurken yine söyleyecektim ama o gıcık çocuk beni burslu sanıp laf söylemeye kalkınca bende sinirlendim ve sustum.Ne önyargılı çocukmuş arkadaş daha sözümü bitirmeden kendi düşüncelerini söyledi.Ama iyi oldu benim zengin olduğumu bilseydi beni kabul edecekti ama burslu sanıp aralarına girmeme izin vermedi.Tabi bende zengin oldugumu söylemeden o by önyargıya haddini bildirip güzel bir ders verecektim tabiki.

Biz bu siteye yeni taşınmıştık.İşte çok zenginler burda oturuyordu tabi benim gittigim okul zengin okulu oldugu için belki okuldanda burda oturanlar vardır diye düşünüyorum.Daha önce Başka bir yerde oturuyorduk ama bildiğiniz gibi bu yıl üniversite sınavlarım var ve babam en iyi okul olan Uygun kolejine gitmemi istedi , yeni işler yapıcakmış ve ortakları hep buralarda oturuyormuş.Annemde yeni bir yerlerde oturmak,yeni insanlar tanımak bunlar hepimize iyi gelicekmiş diye hemen kabul etti.Ben her ne kadar eski çevremden ayrılmak istemesemde mecburen kabul ettim.Napalım emir büyük yerden.Evet birde abim var.Çok yakışıklıdır kendisi ve hala sap.Ben 17 yaşındayım-birkaç ay sonra dogum günüm-oda 21 yaşında,zaten yurtdışında okuduğu için taşınmamız hakında pek birsey demedi.Ama süerkli gelip gittigi icin büyük oda onun olacakmış.Ah tabi bende salaktım hemen verecektim dimi.Zaten orda kendine ait bir evi var bari burda ben rahat edeyim dimi ama.İnat olsun diye küçük odalardan-pek güneşte almıyodu- birini ona ayarlamıştım.Abin o senin insafsız demeyin lütfen.Çünkü hep büyük odalar onun oluyordu napim artık evin tek çocugu sayılırım.Ve ben kızım öncelik lütfen..

Evin kapısını (multi akdenizin evi) açıp girerken birkaç gülme sesi geliyordu.Bu ses tanıdıktı ama çıkaramadım.Biraz ilerleyip abimi görünce gözlerim dört açıldı nasıl olur gelmeyecegini söylemeşti."Deniz im" diye kollarını açınca hemen kollarına atladım.Herzaman ki gibi mis gibi kokuyordu.Ne kadarda özlemişim keratayı ama.

"Sen nerden çıktın"diye sordum hemen kollarından çıkarken."Hm...sana büyük odayı kaptırmamak için geldim"dedi.pislik işte "yaaaa" dedim nazlanarak napim abim o benim."Tamam tamam kardesimi cok özledim o yüzden hemde akşama davet varmış"dedi "ne daveti" dedim.Annem araya girerek"yeni komşularımızı,ortaklarımızı yemege davet ettik."dedi."neyyyyyy" dedim çirkefleşerek."Akşama bizim evde davet var ve siz bana şimdi söylüyorsunuz öylemi"dedim sinirli bakışlar atarak."Anne sagolya bu kadar erken söylediğin için biraz daha bekleseydin misafirler gelince söylerdin". Dedim ve merdivenlere koşmaya başladım.Abim arkamdan "nereye daha hasret gidermedik"demişti ama artık geçti ben odamın kapısana ulaşmıstım "hazırlanmam lazım abi üzgünüm"dedim.

Odama girip ne giyecegime karar verdim.Hemen düz bir siyah elbise aldım.Ben ne giydigime pek bakmazdım ama ayagıma ne geçirdigime bakardım.Ayakkabı benim için önemli bir unsurdu.Kıyafetlerim hep siyah,bordo gibi koyu renklerdi.Ama ayakkabıda patlatıyordum işte.Beni vuracakları tek nokta ayakkabıydı.Elbisemin altına yeni aldıgım bordo topuklumuda giydikten sonra saçlarımıda açtım.Bordo ruj,maskara,gözüme de hafif bordo bir far sürdüm.Saclarımı düzledikten sonra babamın bana hediye aldıgı elmas küpelerimide taktım.Aynada şöyle bir kendime baktımda hakikaten ben bile kendimi tanıyamadım.Biraz büyük gösteriyordum evet ama napalım.

***************Aşagı indiğimde her yer hazırdı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

***************
Aşagı indiğimde her yer hazırdı.Annem guzel bir siyah elbise giymişti.Abim siyah takım elbisesinin içinde cok guzel olmuştu dogrusu.Babam ise misafirlerle beraber gelicekmiş.Yemekler çok güzel görünüyordu.Annem yine en güzel çicekleri koymuştu masaya.Abim beni merdivenlerde görünce ıslık çaldı.Bende aynı hareketi onun için yaptım ve gülüştük.

Kapı çaldı ve annem bizi yanına çağırıp kapıyı açtı.Zenginlik kokan beyler bayanlar vardı.Bazıları çift bazıları ise tekti.Tokalaşıp,babam bizi tanıştırdıktan sonra masaya oturduk.Sürekli bir adamla babam konuşuyorlardı.Atlas diye birinden bahsediyorlardı.Yeni varisiymiş adamın.Biricik ogluymuş falan da filan işte."Ne zaman imzaları atıyoruz"dedi babam.

Adamda "Hemen Atlas'a söyleyeyim".Telefonunu çıkarıp birini aradı.

"Oglum nerdesin"

"...."

"Peki bizde Haldun amcanlardayız sana verdiğim şu dosyayı getirde imzaları atalım."dedi telefonu kapattı.

Gece akmaya devam ediyordu sıradan bir sekilde bende abimle sohbet ediyordum.Yemeklerimizi yiyorduk.Abime,bana övgüler geliyordu.Oğluyla tanıştırmak isteyenler oluyordu.Önce babam sonra abim kızgınca bakıyorlardı.Allahtan kimse görmüyordu ama ben hepsini görmüstüm.

Birden kapı çaldı.Kimin geldigini merak etmistim dogrusu hemen kapıya koştum.Kapıyı açtım ve topuguma bir sey takıldığı için egildim.Bir kızla bir erkek iceri girdi.Kafamı kaldırdığımda kızı çıkaramadım ama erkek tanıdık geliyordu.Ama nerden?
"Hoş geldin atlas "dedi babam.
"Hoşbulduk"dedi kafasını yana egerek.Ben bu sesi tanıyorum ama nerden dur bir bakim.Aman Allahım bu okuldaki by önyargı deilmi??

Umarım beğenirsiniz..Düşüncelerinizi benimle paylaşın lütfen..
Öpüyorum...

By ÖnyargıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin