8.BÖLÜM: KİMSESİZLİK

27 8 1
                                    

Evin içerisindeki çığlığım ile uyanan Sema korku dolu gözlerle odama girdi.Yatağıma oturup,bana anne şevkatiyle sımsıkı sarılıp:
-Geçti canım,tamam bak buradayım hişşşşt geçti kuzum,
Bu sözleri daha da çok hıçkırıklarla ağlamama sebep oluyordu.
Sanırım benim korkunç bir rüya gördüğümü düşünüyordu.
-Biraz su iç anlatmak ister misin?dediğinde komidinin üzerindeki notu gördü.Koşarak odasından aldığı beyzbol sopasını sağa sola savurarak:
-Nerede o adi pislik ha?Korkak köpek,erkeksen çık karşıma.Eğer seni doğduğuna pişman etmezsem ne olayım?
Sema odada kimsenin olmadığından emin olduktan sonra yanıma geldi.Oda korkmuştu,ama bana belli etmemeye beni daha da fazla endişelendirmemeye çalışıyordu.
-Yarın ilk iş polise gidip şikayetçi olacağız o kansızlardan
tamam mı Duygu?Buna nasıl cesaret edebilirler ya aklım almıyor deli olacağım yemin ederim.Evimize nasıl girer o pislikler?Ah benim eşek kafam iki günlük elin itlerine güvenilir mi?Durr sen hele bir şu hava aydınlansın soracağım ben onlara.Bak nasıl kapının önüne koyduracağım onları.
-Tamam Sema iyiyim ben sende sakin ol artık içim çıktı zaten korkudan,ağlamaktan hem Hakan'ın ne suçu var ki ?abisi yüzünden sokakta kalmayı hak etmiyor ne yapsın çocuk daha dün konuştu abisiyle .Abisinin suçunu ona yükleyemeyiz.
-Kızım sen salakmısın ya?az önce kalp krizi geçirecektin korkudan,yüzünü gördüğümde kesin bu altı ay bulanık işer dedim içimden.Hala neyin kafasını yaşıyorsun da o gerzek ile Sayko abisine arka çıkıyorsun. Sürünsün isterse umrumda değil.Hele bir sabah olsun ona ben ne bağlar budayacağım sen durr. ..

.-Eminim haberi yoktur çocuğun sabah gider konuşuruz Hakan ile olmaz mı?

-Hala konuşma diyor ya "polyannayı dağa kaldırmışlar, ne güzel dağ havası demiş."
Neyse uyku haram bize bekleyeceğiz mecbur sabahı zaten.

Semayı ikna etmiş olamasam da en azından polise gitmeden önce bunu Hakan'ın da bilmeye hakkı olduğunu düşünüyordum.Belki gerçekten de hastaydı bunları bilinçsizce yapıyordu kim bilir?
Bunları düşünerek,kafamdaki bir çok soru işaretleriyle ve Semanın homurdanmaları ile çok şükür sabahı ettik. Saat 08.00 gösteriyordu.

-Hadi çabuk giyin,hemen gidelim şerefsizler evden çıkmadan yakalayalım. Göstereceğim günlerini neler edeceğim ben onlara bak gör, kimin evine nasıl giriliyormuş görecek onlar.

Aceleyle üçer beşer indiğimiz merdivenlerin ardından,
ve karşı apartmana nasıl vardığımızı bile anlayamadan onların kapısını çalmaya başlamıştı bile Sema.(Aslında ona çalma değil de kırma desek yeridir.)
Hakan uykudan yeni kalkmış bir halde kapıyı açtığında

-Nerede o abin olacak beyinsiz mahlukat?nerede söylesene?kaçtı mı ?saklanıyor değil mi?korkak it konuşsana be adam,ne duruyorsun karşımızda fırın küreği gibi?dedi Sema.

Hakan anlamsız gözler ile bana bakıyor,Sema oda oda abisini aramaya başladığı için de peşinden gidiyordu.
Sonunda:

-Allah aşkına neler oluyor biri bana anlatabilir mi?Ne yapmış abim yalvarırım söyle Duygu seni incitecek birşey mi yaptı yoksa?

Abisinin bıraktığı notu cebimden çıkarıp ona verdiğim de:
-Bunu sabaha karşı komidinimin üzerinde buldum.
Ağabeyin bırakmış.Sana dün de söyledim Hakan uzak tut benden ağabeyini diye ama sanırım senin sözlerinin de bir faydası olmamış.Şimdi Sema ile polise gideceğiz,bunu bilmeye hakkın olduğunu düşündüğüm için ilk sana haber vermek istedim.

-Duygu yemin ederim konuşmuştum,hatta söz vermişti bana senden uzak duracağına ve yaklaşmayacağına nasıl yapar bunu?anlayamıyorum.
O sırada Sema söze atladı:

-Yaptı işte yalan mı söylüyoruz? görmüyor musun?Sen şimdi nerede o onu söyle bana? zaten polis bulur söylemesen bile sonrada hak ettiği akıl hastanesini boylar o psikopat ağabeyin.

-Hastahane mi?hayır olmaz ne olur affedin,lütfen zaten pişman olmuştur o da şimdiye kadar çoktan,zarar vermeyin ona benim ondan başka kimsem yok bu hayatta almayın elimden onu ne olur?

Bunları söyledikten sonra yumruklarını sıkıp evin duvarına iki üç kez vurup, ağlamaya başladı.
Sema da ben de birbirimize şaşkınlıkla bakarken, onu bu şekilde acze düşmüş halde ,çaresizce göreceğimizi hiç düşünmemiştik. Güya Sema psikoloji okuyordu ama o bile ne yapması gerektiğini kestiremiyordu.

Bir kaç dakika sonra yere yığıldığında onu kolundan ve ayaklarından sürükleyerek koltuğa yatırdık.Sanırım sinirden baygınlık geçirmişti. Gözlerini açtığında öyle bir bakıyordu ki yaramazlık yaptığı anlaşılmış bir çocuğun masum bakışları vardı gözlerinde.

-İyi misin?dedim.

-Evet daha iyiyim.Kusura bakmayın ne desem ne söylesem de bir anlamı
olmayacak biliyorum farkındayım ama gerçekten, gerçekten ağabeyim adına özür dilerim.Haklısınız istediğiniz yere şikayet edebilirsiniz. Bu sizin en doğal hakkınız ben de evi yeni bir ev bulur bulmaz boşaltılır, çıkarım buradan daha fazla sıkıntı vermem size.

Sema benden önce davrandı:
-Her neyse olan oldu sonuçta bunda senin bir suçun yok.
Evi boşaltmaya gerek yok ama senin hatırına o Ağabeyin
son şansını iyi kullansın.Bir daha ki en ufak yanlışında senin bile haberin olmadan polis alır götürür onu şimdiden söyleyeyim.Sende dinlen biraz sinirlerin yatışsın uyumaya çalış biraz olsun.

-Çok teşekkür ederim. Sana da Duygu sana da tekrar kusura bakmayın.

Evlerinden çıkıp kendi evimize geldiğimizde ikimizde onun ailesinin olmamasının ,kimsesizliğinin acısını içimizde hissetmiştik.Sabah ki notun etkisinden bir nebze de olsa uzaklaşarak,ailemizin varlığı için yatıp kalkıp şükretmemiz gerektiğini bir kez daha anlamıştık.

Bölümü beğendiyseniz oy veriniz.🌟🌟🌟🌟🌟🌟Yapacağınız tüm yorum ve eleştirileriniz için şimdiden çok teşekkür ederim.Yeni bölümde görüşmek üzere❤❤❤💛💛💛

KAYBOLMUŞ DİĞER YARIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin