''Rüya kendine zehre karşı tedavi uygulamaya başla. Panter bir büyülü hayvan bu kadar kısa sürede zehirden etkilenmez. Ama her ihtimale karşı onu yakınında tut. Bana gelince ben sanırım bedavadan yatkınlığımı geliştiriyorum.''
Rüya bir anda illüzyon alanını açtı Gölge o alanı açtığında çoktan ortadan kaybolmuştu. Tüm alan buzlanmaya başladı. Rüya'nın illüzyon alanı öncekinden çok daha büyüktü. Tüm alanın çevresinde bir anda buzdan surlar oluştu. Tüm örümcekler bu buzdan surların içinde kısılmıştı. Rüya ve panterde Gölge'nin ardından yok oldular. Örümcekler ne yapacaklarını bileme hale gelmişlerdi.
Tüm örümcekler sanki bir emir almış gibi aynı anda zehir bulutu püskürttüler. Alandaki tüm ağaçlar solmaya başladı. Kısa süre sonra hepsi çürüyüp çöktüler. Yeşil örümceklerden bir tanesi bu arada yere düştü. Kafasının üstünden yayılan hafif bir siyah duman seçilebiliyordu.
Arka sırada duran büyüle bir seviyesi orman örümcekleri bir anda parçalanmaya başladı. Her birinin kabukları kırılmış ve iç organları dışarıya çıkmıştı. Büyük bir hızla örümcekler imha ediliyordu. Bunu gören yeşil örümceklerden bir tanesi bu alana dönüp zehir bulutu sadırısını başlattı. Saldırısı başladıktan kısa süre sonra ağzından çıkan zehir kristalize olup küçük taneler halinde yere düşmeye başladı. Ağzından yeşil renkli kar üflüyor gibiydi. Örümcek bir an kasıldı ondan sonra bir daha hareket etmedi. Birisi bedenine dikkatlice baksa bedeninin ince bir buz tabakasıyla kaplandığını fark ederdi.
Örümcekler bir anda hala açık gibi duran deliğe doğru ilerlemeye başladılar. Anlaşılan kraliçe bu hızda adamlarını kaybetmekten memnun değildi. İlk ulaşan örümcek görünmez bir engele çarptı. Ayaklarından birini engele sapladı. Ayağını geriye çektiğinde cam kırılması benzeri bir ses duyuldu. Ayağının yarısı çoktan buzlanmıştı ve çektiğinde ayağını kırdı.
Bu sırada yeşillerden birisi daha biraz debelenip yere düştü. Kafasından ve hatta gözlerinden bile siyah dumanlar çıkıyordu. Bu sırada son normal örümcekte hayatını kaybetti. Geriye sadece 4 tane yeşil örümcek kalmıştı. Bu dördü birbirlerine yaklaştılar ve bedenlerinden yeşil dumanlar çıkmaya başladı. Her biri ayrı yönlere zehir püskürttüler. Sonrasında buz duvarlarının içinde rast gele zıplayarak sağa sola saldırmaya başladılar. Bu sırada örümceklerden birisi daha hareketsiz kalmıştı. Bir örümcek ise havaya zıpladığında hareket etmeyi bıraktı. Yere düştüğünde cam kırılması benzeri sesler çıkardı ve bedeni birkaç parçaya ayrıldı.
Kyaaaaa...
Kalan iki örümcek çıldırmış gibiydi ve garip bir çığlık sesi çıkardılar. İkisi rastgele zehir bulutları çıkarsalar da sonunda tek kazandıkları kafalarına açılan delikler oldu.
Kısa süre sonra Rüya, Gölge ve panter yeniden belirdi.
''Çabuk ruhlarını toplayın boşa gitmesinler. Yeşiller daha önemli diğerlerini sonra toplarız.''
Gölge'nin bağrışıyla Rüya'da harekete geçti ve hızla ruhları toplamaya başladılar. Bu sırada panterde Gölge'nin koştuğu her yere yanında koşup çevresinde onu aceleye getirmek için hoplayıp zıplıyordu. Zekası iyice arttığı için ruhların değerini daha iyi biliyordu. Yaptıklarının Gölge'yi hızlandırmak yerine dikkatini dağıttığını bilse acaba ne yapardı. Tüm ruhları topladıktan sonra hızlıca çekirdekleri ve bedenleri topladılar. Rüya, Gölge'nin öldürdüğü cesetleri fark edince Gölge'ye döndü.
''Gölge onları öldürmenin daha işlevsel bir yolu yok mu? Öldürdüklerinin hepsinin etleri çürümüş. hatta bazılarında et bile kalmamış. Kabuklarından yapılabilecek zırhlar haricinde etler değerini kaybetmiş.''

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gölge (Suçluların Kabusu)
Fantasy(Hikaye yarım kalmış hikayelerimden birisidir. Okuyacaksanız lütfen bunu göz önünde bulundurun. İyi okumalar.) Hisar şehrinde tüm ülke tarafından tanınan birisi yaşar. Annelerin çocuklarına yatmadan önce anlattığı korku hikayelerinin baş karakteri...