Deli

52 6 4
                                    

   Burnuma yıldız çiçeğinin -kasabada Dahlia denildiği zaman akla sadece ben geldiğim için ona hep yıldız çiçeği denilirdi-  keskin kokusu geldikçe burnum yanıyordu.  Sonunda gözlerimi yeniden açtım, Winona kollarımdan tutmuş beni sert  bir biçimde sallıyordu. İyi de ben zaten uyanmıştım. Daha doğrusu ben uyandığımı sanmıştım.

Hem mutlu hem mutsuzdum.

   Mutluydum çünkü her ne kadar gerçekçi olsa da az önce gördüklerimin hiç biri gerçek değildi.

 Mutsuzdum çünkü AMAN TANRIM WİNONA BANA GÖZLERİ ÇIKARILMIŞ SARI BİR TAY BULUNDUĞUNU VE BUNU BENİM YAPMIŞ OLUP OLAMAYACAĞIMI SORMUŞTU!

  Gerçekten bunu benim yaptığımı mı düşünüyorlardı? Ben böyle bir şeyi asla yapmazdım ama bir saniye!

   Az önce gördüğüm kabus, bu sarı tay, çıkarılmış göz... AMAN TANRIM!

  Winona'ya gördüğüm her şeyi anlattım. Şaşırmıştı. Sonra kolumdan tuttu ve dükkanın dışına doğru sert bir şekilde attı, inanamıyordum. Tam kapı dışarı edildiğimi düşünürken Winona çantalarımızı almış, dükkanı yan tarafımızdaki Adler'a -kasabamızdaki tek bakkalın sahibiydi- emanet edip, koluma girmişti. Nereye gittiğimizi sorduğumda yüzündeki o gülümsemek ile endişe arasındaki ifadeden cevap alamayacağımı anlamıştım. Sanırım biraz hava almak istemişti çünkü kasaba halkının -neredeyse hepsi göçmendi- piknik yapmak için gittiği nehrin olduğu tarafa doğru yürüyorduk, ah pardon resmen koşuyorduk!

  Tam nehrin kıyısına geldiğimizde Winona'ya inanamıyordum, değişmişti. Bunu bana sormadan nasıl yapabilmişti ki? Şu an bu yaptığından dolayı kafayı yemek üzereydim, bu olayın buralara kadar uzayacağını hiç düşünmemiştim!

Winona yine tüm deliliğini ispatlamıştı...

Arkadaşlar votelar, yorumlar ve okuyanların sayısı artınca yeni bölüm gelecek. Lütfen beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönleri benimle paylaşııın :))

Dahlia MevsimiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin