İYİ OKUMALAR
Üç saat boyunca konuşmuşlardı. Olan her şeyi bir Lavinya bir Araf anlatmış karşılarındaki üç kişi ise sessizce dinlemişlerdi ama Lavinya'nın anlamadığı bir şey vardı. Bazı şeyleri çözmüş olmalarına rağmen Araf hiçbir şey söylememişti. Lavinya bir kere söylemeye yeltendiğinde ise onun sözünü kesmiş ve konuyu değiştirmişti.
Lavinya anlam veremiyordu bu olana sonuçta onlardan yardım istiyorlardı ama hiçbir şeyden bahsetmiyorlardı fazla ironiydi. Araf için ise normaldi bu durum çünkü o kimseye yaptığı bir şeyin hesabını vermezdi ve ne kadar onlara güvense de onların buldukları ipuçlarını bilmelerini istemiyordu.
Şu an ise gece yarısına bir dakika vardı ve yan yana oturmuş boş boş karanlık televizyona bakıyorlardı. Her ikisi de uyumak istemiyordu, eğer Araf haklıysa şuanda birisi ölüyordu. Bu kişi Lavinya değildi Araf bunu için mutlu olsa da ölen kişiye yardım edemediği için üzgündü. Tam olarak gece yarısı olmuştu.
00.00
Telefon çaldı...
Lavinya ve Araf birbirlerine bakmaya başladılar. Lavinya için evde yankılanan ses ürkütücü bir hal almaya başlıyordu. Çalan telefon Araf'a aitti Vahşet arayamazdı diye düşündü çünkü o daha önce aramamıştı.
"Telefon..." Lavinya başka bir şey diyememişti. Araf gözlerini Lavinyadan çekerek masanın üstünde ters duran telefonuna baktı. Elini uzatıp telefonu eline alıp çevirdiğinde gördüğü yazıyla rahatlamıştı, arayan şuanda bahçede olan korumaların komutasını sağlayan kişiydi. Telefonu açarak kulağına götürdü.
"Efendim."
"Araf Bey, bir sorunumuz var. Dışarıya gelebilir misiniz?" Araf gece gece ne olabileceğiniz düşünüyordu ama aklına hiçbir şey gelmiyordu bu yüzden onaylayarak telefonu kapatıp masanın üstüne bıraktı.
"Ne oldu?" Lavinya sorduğu sorunun hesap sorarmış gibi olduğunu ağzından kelimeler döküldükten sonra fark etmişti ama artık çok geçti. Neyse ki Araf bunu o şekilde anlamamış ve cevap vermişti.
"Dışarıdaki korumalardan birisi aradı." Evet, Araf ilk başta Lavinya'nın korkmaması için koruma olduğunu söylemese de sonradan onları kendisi fark ederse daha kötü olacağını düşünerek söylemişti. Lavinya korkmamıştı aksine kendisini biraz daha rahat hissetmişti.
"Birazdan dönerim." Araf ayağa kalkmıştı. Bedeni kapıya doğru ilerlerken aklı Lavinya da kalacaktı. Lavinya kapıya doğru giden Araf'ı bir süre izleyerek sonra önüne dönmüştü. Kapı açılma sesinden sonra kapanmasını bekledi ama o sesi duyamadı. Arkasını dönerek baktığında kapı açık önünde de Araf ve tanımadığı birisi vardı. Tekrar önüne dönüp onları duymaya çalışmıştı ama hiçbir şey duyamamıştı.
Araf kapıyı açtığında direk karşısında konuştuğu kişi duruyordu. Birkaç adım ileriye gitti kapıyı kapatmadığının farkındaydı ama bunu bilerek yapmıştı bir şey olursa Lavinyayı duyabilecekti.
"Araf Bey, biz bir şey bulduk." Araf konuşmakta güçlük çeken adama kaşlarını çatarak baktı. Ne bulmuş olabilirlerdi ki? Neyden çekiniyordu?
"Ne buldunuz?" Ellerini arkasında tutan adam öne doğru getirdiğinde Araf'ın odak noktası ellerinde tuttuğu o zarf olmuştu. Bunu nasıl nerede bulmuşlardı?
"Bunu nerede buldunuz? " Hızlıca adamın elindeki zarfı çekip aldı.
"Arabanızın camında efendim." Araf gözlerinden ateş saçarak adama yöneldi. Kırmızı zarfı sol eline alıp sağ eliyle de adamın boğazına yapışıp onu kendi olduğu tarafa çevirerek duvara çarptı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
VAHŞET / GÖLGE
Misteri / ThrillerBir insan ölür bir insan doğardı. Düzen buydu. Ama bir gün düzen bozuldu. Ölmemesi gereken bir bebek ölmüş ve yerine başka bir bebek doğmuştu. İşte o gün; Gölgenin hayatı bitmiş, Vahşet'in hayatı başlamıştı... ... 28/04/2017