10.Bölüm-Gerçekler 2

314 28 3
                                    

  Işıl bulduğu bu belgeyi okuyordu şaşkınlıkla. Üzülmüştü aslında içinde yazılı olanlardan dolayı.Ama bir anda Bayan Mi Ja, koşturarak içeri girdi.Telaşlıydı.Belliki bu belgeydi telaşının sevebi.Işıl 'ın karşısında dikilmiş bakakalmıştı.
  Işıl :-Hanımefendi?
  Bayan Mi Ja :-O belgeyi okudun mu?
  Işıl :-Evet. Dedi ve katlayıp,Bayan Mi Ja'ya verdi.
  Bayan Mi Ja :-Lütfen bundan Yong Hwa 'nın haberi olmasın.
  Işıl :-Bunu neden ondan saklıyorsunuz?
  Bayan Mi Ja :-Her baba çocuğunun gözünde hir kahramandır.Jung Yong Hwa 'nın babası da onun için böyle. Ve bırakalımda Yong Hwa, babasını bir kahraman olarak hatırlasın.Böyle değil.
  Işıl :-Eşinizin ölüm sebebi bu mu yoksa?
  Bayan Mi Ja :-Evet bu.Eşim içki yüzünden öldü.Ve oğlumun sonununda onunkine benzememesi için senin ona dadılık yapmanı istedim.
  Işıl :-Bu yüzden çok çalışıyorsunuz öyle değil mi?Eşinizin hatalarından dolayı.
  Bayan Mi Ja, başını öne eğdi:-Sana yalvarıyorum,ona bir şey söyleme.Aramızda kalsın lütfen.
  Işıl :-Siz çok iyi bir annesiniz.Yong Hwa bunu bilmesede öylesiniz.Onun sizi boş yere suçladığını biliyordum.
  Bayan Mi Ja,Işıl 'a sarıldı birden.Ağlıyordu.
  Bayan Mi Ja :-Onun benden nefret ettiğini bile bile sakladım bu sırrı.Bazen bana söylediği onca suçlayıcı sözden sonra geçip karşısına bağıra çağıra her şeyi ona anlatmak istedim ama tek derdim babasının,Yong 'un gözünden düşmemesini istememdi.
  Işıl, Bayan Mi Ja 'yı yatağının üzerine oturttu.Göz yaşlarını sildi.
  Işıl :-Ama o sizi suçlu biliyor ve bence siz bu suçlamaları hak etmiyorsunuz.Yine de sizin için bu sırrı saklayacağım.
  Bayan Mi Ja :-Teşekkürler.
  Gece yine geç saatler ve Yong Hwa yine firarda.Bu sefer kararlıydı ve Işıl 'a çaktırmadan kaçacaktı.Odasının kapısını açtı usulca.Tam karşısında ki Işıl 'ın odasına doğru baktı.
  Yong Hwa:-Galiba uyuyor.Çok iyi.Dedi ve sonra ağır adımlarla odadan çıkıp,merdivenlerden indi.Garaja gelmişti.Rahat olabilirdi artık.
  Yong Hwa :-Evden çıktım nihayet.Artık yakalanmadan gitsem iyi olacak.
  Işıl 'a tahsis edilmiş arabaya baktı ama göremedi.Yoktu çünkü.Arabaya suikast girişimine gerek yoktu yani.
  Hemen bindi arabasına ve çalıştırdı.
  Işıl ise yatakta bir o yana bir bu yana dönüyordu.Şu belge yüzünden.Düşüncelerdeydi.
  Işıl :-Ne yapmalıyım?Yong Hwa 'ya söylesem mi acaba?Hem Bayan Mi Ja 'da çok üzülüyor onun bu davranışlarından.Söyleyeyim de en azından annesine iyi davransın.Neden bu durumuda olduğunu kavrasın artık. Ama Bayan Mi Ja söyleme dedi.Karışmasam mı acaba aile işlerine?
  O anda arabanın sesi duyuldu.Her gece ki olâğân koşuşturmaca başlamak üzereydi.
  Işıl :-Bu ses!Yine mi yaa!Allahım ne zaman akıllanacak bu çocuk? Dedi ve yataktan fırladığı gibi odadan çıktı.Merdivenlerin başında durdu ve hâline baktı.Üzerinde gecelik takımı,ayağında pandifler.Ama bu sefer kaçıramazdı Yong Hwa 'yı ve koştu boşverip kıyafetlerini.
  Bay Kim ise elinde anahtarlar ile hazır ve nâzır Işıl 'ı bekliyordu.
  Işıl :-Teşekkürler. Dedi ve anahtarları alıp,dışarı koştu. Arabayı evin arkasından çıkardı.Oraya saklamıştı Jung Yong Hwa 'nın şerrinden korumak için. Neyseki bulamamıştı.
  Düşmüştü peşine Işıl. Yolculuk yine gece kulübüneydi.Bu sefer fazlasıyla kızgındı Yong Hwa'ya.Arkalı önlü ilerliyorlardı trafikte.Uzağındaydı Işıl 'ın ve Işıl onu takip ediyordu .Bir yakalasa arabayı,önüne çekip,arabadan Yong Hwa 'yı da indirip iyi bir sopa çekesi vardı da ne arabasının hızı arabaya yetişmeye ne de gücü Yong Hwa 'yı dövmeye yetmiyordu.
  Işıl :-Bu kez Yong efendi,seni odana kitlemezsem,bende Işıl değilim.Gece gece düştüğüm hâllere bak.
  Yong Hwa, gelmişti. Arabasını çekti kenera ve içeri girdi.
  Işıl :-Aman geç kalma beyefendi.Koş içeri. Dedi ve oda arabasını kenara çekip,indi.Gece kulübünün kapısına geldi,tam giriyordu ki durduruldu kapıda ki adam tarafından.
  :-Giremezsiniz.
  Işıl :-Nedenmiş?
  :-Kıyafetiniz buraya uygun değil.
  Işıl :-Ya size ne benim kıyafetimden.
  Adam birden Işıl 'ın yüzüne baktı.
  :-Siz geçen geceki kız değil misiniz?Patronumuz geldiğiniz zaman kesinlikle içeri alınmanızı emretmişti.
  Işıl :-Niye ki?
  :-Sesinizi çok beğenmişti.Antlaşma yapmak için.
  Işıl :-Ha hatırladım.Tamam ben bulurum onu.Dedi ve içeri daldı.
  Herkes eğleniyordu.Yong Hwa'da.Elinde bir bardak durduğu yerde dans ediyordu canlı müzik eşliğinde.Yanında da geçen gün arabada ki kız.Birden başını çevirdi ve az uzağında ki Işıl 'ı gördü onca kalabalığın içinden.Işıl 'da kendisine bakıyordu. Işıl,sinirlenmiş bir vaziyette,hızla kalabalığı yararak,onu bunu iterek Yong Hwa 'nın yanına geldi.Önünde durdu.Yong Hwa onun sinirlenmiş olduğunu anlayabiliyordu hızlı hızlı nefes alıp vermesinden.
  :-Bu geçen geceki kız değil mi Yong?
  Yong Hwa :-Evet.Dedi istemeyerek.
  Işıl :-Yaaa ben!Sen yine neden kaçtın evden?
  Yong Hwa :-Benim peşimi bıraksana.Rezil ediyorsun herkese.Hem bu hâlde nasıl girdin buraya?
  :-Hakikaten ne bu hâlin?Dedi genç kız Işıl 'ı süzerek.
  Işıl :-Sen sus.
  :-Yong, bu kız canımı sıkıyor benim.Gönder onu buradan.
  Yong Hwa :-Gönderebilsem,Kore'den göndereceğim ama gitmiyor.
  Işıl, eliyle kapıyı gösterdi:-Çok konuşma da yürü.Eve gidiyoruz.
  Yong Hwa :-Sen git.Ben gelmiyorum.
  O anda biri,Işıl  ile alay etmeye başladı. Sonra bu bir kişi iki ve üç olmaya başladı.
  :-Heyy,şunun hâline bak.
  :-Yataktan fırlamış gelmiş galiba.
  Işıl :-Evet öyle oldu ne olmuş?
  :-Pandiflerini gördümüz mü?Pek bi tatlılarmış.Dedi gülerek.
  Işıl :-İstersen,birini kafana geçireyim.
  :-Seni bu hâlde nasıl aldılar içeri acaba?
  Işıl döndü ona:-Ne varmış hâlimde?Yanınızdakiler gibi oram buram açık değilya ondan beğenmediniz değil mi?
  Yong Hwa :-Işıl, sus.
  Işıl :-Ne susacağım be!Yalan mı?Hepsi almışlar babalarının paralarını aptal aptal,eğlenmeye gelmişler.
  Yong Hwa :-Sana sus diyorum!
  Işıl :-Susmuyorum.Sorsan hiç bir şeyden anlamaz bu yeyiciler.Zekâya dair bir şey bulamazsın kafalarında.Ama burunları havaya öyle bir çıkmış ki atmosferin sınırlarını çoktan aşmış.Uzay yolcusu.
  Bir anda kendisi ile alay eden gençlerden biri geldi ve Işıl 'ın önüne dikildi.
  :-Sen bize aptal mı demek istiyorsun?
  Işıl :-Aaa anladı!Bu ne demek biliyor musun?Sen de hâlâ zekâ kırıntısı var.E Allahtan ümit kesilmez.
  :-Bana bak.Özür dile bizden.Dedi ve Işıl 'ın kolunu tuttu.
  Işıl :-Özür mözür dilemiyorum.Sen benden dile.
  Genç, Işıl 'ı kendine çekti.
  :-Hırçın kızları severim.Öpüşür barışırız ha!
  Yong Hwa, birden atıldı ve Işıl 'ı çekti kendine.Arkasına aldı.
  Yong Hwa :-Ona dokunamazsın.
  :-İstediğime dokunurum.Dedi ve Işıl 'ı çekiyordu ki Yong Hwa, genci yakasından tuttuğu gibi bir kafa attı ve genç yere düştü.
  Yong Hwa :-Bu kıza kimse dokunamaz.
  Diğer arkadaşı yumruk atmak için geliyordu ki çocuğun, Yong Hwa ondan önce davranıp bir yumruk attı.
  Işıl :-Vay be!
  O anda arkasından biri geldi Yong Hwa 'ya vurmak için.Sanki herkes birleşmiş onu dövmek istiyordu.Ama Yong, arkasını döndü ve bir tekme ile onu da yere serdi.Kısacası mükemmel dövüşüyordu ve o gece Işıl 'ı etkilemeyi başarmıştı.
  Yong Hwa :-Var mı başka dayak yemek isteyen?
  Işıl sinmişti Yong Hwa 'nın arkasına.Kanatları altındaydı koruyucu meleğinin.Yong elinden tuttu ve yanına aldı dadısını.Tehlike geçmişti.Ya da o öyle sanıyordu.Bir anda kavga edip yere serdiği gençlerden biri kalktı ve eline geçirdiği bir şişeyi kırıp,Jung Yong Hwa 'nın üzerine gelmeye başladı. Işıl, o büyük tehlikeyi görmüştü.Çocuk kendisini fark etmemiş olan Yong Hwa 'nın üzerine atıldı birden hazırlıksız yakalamıştı onu.
  Işıl.Fedekârlığı ve merhameti bütün duygularını aşmış kız.Atıldı birden Yong Hwa 'nın önüne.Görevi icâbı mı?Yoksa hislerinin etkisinden mi bilinmez korumaya geçti onu.Kırık şişe ile Yong arasında duruyordu artık.Bir kolu ile kendisini siper almıştı ama bu, cam parçasından nasibini almasına engel olmamıştı.Bu gecede kan revan hastahaneye koşturmak varmış.
  Işıl 'ın kolu birden,kan içinde kalmıştı.Derin bir "Ahh!"ile kolunu indirdi.Herkes korkmuştu bu durumdan.Kolu boylu boyunca kesilmişti.
  Yong Hwa :-Işıl! Dedi ve kolunun kan revan hâlini gördü.Kıyamamıştı.Birden o çocuğun üzerine atıldı ve delicesine vurmaya başladı.
  Yong Hwa :-Bunu nasıl yaparsın ha!Sen buna nasıl cesaret edersin?
  Kendini kaybetmişçesine vuruyordu karşısındakine.Acımıyor,sonunu düşünmeden başını yere çarpıyordu yere yatırdığı çocuğun.İçinden bir canavar fırtlamış gelmişti.
  Işıl omuzuna elini koydu Yong Hwa 'nın.
  Işıl :-Yong Hwa!
  Yong Hwa, arkasına döndü. Işıl 'ın dermanı kalmamıştı belliki.Canı çok yanıyordu.Onun bu hâlini görünce ağızını burnunu kırdığı genci bırakıp Işıl ile ilgilenmeye başladı.
  Yong Hwa :-Yürü haydi.Dedi,kolunu omuzuna attı ve dışarı çıkıp,arabaya doğru ilerlemeye başladılar.
  Işıl 'ın iyiden iyiye başı dönmeye başlamıştı.
  Yong Hwa :-Işıl, ayakta kalmaya çalış.Dedi ve kolunu sıyırdı hafifçe Işıl 'ın.Bileği kesilmişti. Telaşlandı birden çünkü dadısı her an ölebilirdi.
  Işıl :-Çok acıyor Yong Hwa.
  Yong Hwa :-Biliyorum.Korkma tamam mı?Seni hastahaneye yetiştireceğim.Korkma sen.Dedi ve arabaya bindirdi.Kendisi de direksiyonun başına geçti.
  Kolundan gelen kanlar,üzerinede bulaşmıştı Işıl 'ın.Eli yavaşça düştü.
  Yong Hwa :-Işıl, bana bak.Geldik.Bana bak lütfen.
  Işıl 'dan ses yoktu.Başı düşüverdi birden.
  Jung Yong Hwa'nın göz yaşlarını görmek te varmış.Eli ayağına dolaşmıştı.Arabadan indi ve Işıl 'ı kucağına alıp,hastahaneye koşturdu.İçeri girdi.
  Yong Hwa :-Doktor,doktor yok mu?
  Hemşire ve bir kaç doktor koştular hemen.Sedyeye aldılar ve hemen müdahale etmek için yoğun bakıma götürdüler.
  Yong Hwa, içeri girecekti ki hemşire tarafından durduruldu.
  Hemşire :-Burada kalın lütfen.
  Göz yaşlarını tutamıyordu.Titreyen elleri ile Bayan Mi Ja 'yı aradı.Tıpkı,on beş sene önce babasını kaybettiği o kazada yaptığı gibi.
  Bayan Mi Ja telefonu açtı :-Yong Hwa, bir şey mi oldu? 
  Yong Hwa :-Anne!Dedi ağlayarak.Ağlıyordu da ağzından on beş senedir çıkmayan o kelime çıkıverdi birden.Bayan Mi Ja ise o on beş sene önceki olayı yaşıyordu sanki.
  Bayan Mi Ja :-Yong Hwa, ne oldu sana?Diye sordu telaşla.Anne yüreği.Oğlu ne kadar kendisine soğuk davransa da o sıcaklığını hiç kaybetmişti.
  Yong Hwa :-Anne senin hastahanendeyiz.Işıl ölüyor.Benim yüzümden.
  Bayan Mi Ja :-Ne diyorsun sen?
  Yong Hwa :-Ne olur buraya gel.
  Bayan Mi Ja :-Sakin ol.Ben geliyorum.
  Yong Hwa, dizlerinin üzerine çökmüştü. Babasını hatırladı birden.Onun ölümünü.Bir ömrü zehir edecek o gün canlandı gözlerinde.Babası arabayı kullanıyordu. Halinde bir tuhaflık vardı. Bakışlarında.Afallıyordu arabayı kullanırken sanki.Ama arkada Jung Yong Hwa babası ile birlikte olmaktan gayet memnundu başına geleceklerden habersiz.Onunla konuşuyor,gülüyordu ama babasının tepkileri ağır ve soğuk gülümsemelerden ibaret oluyordu.Bir an babasının boynuna sarıldı.Sadece sarılma.Masum bir sevgi göstergesiydi bu.Malesef sonucu kötü olmuştu.Araba yoldan çıkmıştı ve takla atmıştı.Babası kendinde değildi. Alnından kanlar akıyordu.Sesi de çıkmıyordu. Kendisi de iyi değildi ama bir an ayaklanmayı başardı ve ön koltuğa doğru ilerledi."Baba"diye seslendi.Seslendi ama babası çoktan...Omuzlarından tuttu ve sarstı."Baba uyan.Uyansana"Dedi ağlayarak.Başı dönüyor,burnu kanıyordu.Bir an gözüne arabanın içinde ki telefon çarptı.Babasının telefonu.Alıp annesini aradı.Çabucak konuşması gerekiyordu çünkü biraz sonra kendiside bayılacaktı."Anne"dedi ağlayarak.Son seslenişi annesine."Anne babam,biz kaza yaptık.Çabuk gel."Sonrası sadece karanlık ve ömür boyu sürecek bir vicdan azabı.Belki de Jung Yong Hwa 'yı geceleri ayağa diken gerçek.
  Bayan Mi Ja ve Bay Kim gelmişlerdi hastahaneye.Bekliyorlardı.
  Bayan Mi Ja :-Işıl 'a ne oldu?
  Yong Hwa :-Gece külübünde kavga çıktı.Biri üzerime saldırdı kırık bir şişe ile.Işıl 'da beni korumak için önüme atıldı.Bileği...
  Bayan Mi Ja :-Aksini beklemiyordum zaten.Ya o kız ölürse Yong Hwa, ne yapacaksın?Dedi kızarak.
  Bay Kim :-Sakin olun hanımefendi.
  Bayan Mi Ja :-Nasıl olabilirim Bay Kim.Şunun yaptıklarına bakın lütfen.Ayaklı ölüm makinesi.Eğer o kıza bir şey olursa, yemin ederim seni götürüp kendi ellerimle polise vereceğim.
  Yong Hwa sessizdi.
  O anda ameliyathaneden çıkarıldı Işıl. Doktor yanlarına geldi.
  Bayan Mi Ja :-Doktor,Işıl nasıl?
  Doktor :-Şu anda iyi.Ama geç kalınsaydı,onu kaybedebilirdik.Bileği kesilmiş.Ayrıca koluda. Çok fazla kan kaybetmiş.Kan verdik.Vereceğizde.
  Yong Hwa, derin bir "Ohh!"çekti.Elini alnına koydu ve duvara yaslandı.
  Doktor :-Geçmiş olsun.
  Bayan Mi Ja :-Teşekkürler.
  Işıl, odasındaydı.Bayan Mi Ja ve Yong Hwa, başında bekliyorlardı.Bay Kim,elinde su ile içeri girdi.
  Bay Kim :-Biraz su için. Dedi ve suyu Bayan Mi Ja 'ya verdi.
  Bayan Mi Ja :-Teşekkürler.
  Yong Hwa,Işıl 'ın koluna baktı.Boylu boyunca sarılı koluna.Bu sefer geçenkine göre daha çok korkmuştu.Yanına gitti ve serum torbasına baktı.Bitmişti.Onu çıkardı ve diğerini taktı.Damlıyor mu diye kontrol etti sonra.Doktorluğu sonunda bir işe yarıyordu.Ufak bir işte olsa.
  Bayan Mi Ja :-Eserinle gurur duyuyorsundur herhâlde.Sen bu kızı öldüreceksin anlaşıldı.Ama sen bunu yapmadan ben onu işinden çıkaracağım.Senin adam olmaya niyetin yok çünkü.
  Yong Hwa, konuşmadı.Dilini yutmuştu sanki.Annesine verecek çok cevabı vardı elbette ama canı öylesine sıkkındı ki değil konuşmak,nefes bile almak istemiyordu.
  Bayan Mi Ja :-Ben,biraz dışarı çıkıyorum.Dedi ve çıktı odadan.Bay Kim'de peşinden.
  Işıl 'ın yanına oturdu Yong Hwa.Elini yanağına koydu.Sonrada elini tuttu. Anımsadı kendisi için o kırık şişenin önüne atlayışını.Kulaklarında çınladı ve o ses."Yong Hwa. Çok acıyor."Vicdan azabından delirebilirdi şu an.
  Yong Hwa :-Benim gibi işe yaramaz bir erkeğin yanında ne işin var? Beni yola mı getirmek istiyorsun? Adam mı edeceksin beni?Neden Işıl? Bunca zahmet,eziyet niye?Sırf benim için mi?Yoksa aldığın paranın hakkını verebilmek derdin?Hangi para kendi hayatını başkası için tehlikeye atmaya değer ki.Galiba ne ben seni anlayabileceğim,ne de sen beni.Keşke senin yerinde ben olsaydım.O bileği kesilen ben olsaydım.Kurtulurdum her şeyden belki de.
  O anda elini sarmakta olan bir sıcaklık farketti Yong Hwa. Kalbini titreten bir dokunuş.Evet bu Işıl 'ın eliydi ve elini tutuyordu kuvvetsizce ama sımsıcak.Eline baktı.Sonra yüzüne. Kapalıydı gözleri.Uyuyordu sanki.
  Yong Hwa gülümsedi ve o da sımsıkı sıktı Işıl 'ın elini.Göz yaşları ise süzülüyordu yanaklarından.
  Yong Hwa :-Uyanık olsan tutar mıydın acaba?Eminim dalgınlığına gelir,sıkardın elimi.Sonrada utanırdın.Para için, ya da değil.Beni benden çok düşündüğün için teşekkür ederim.
  Sabah olmuştu nihayet.Işıl, gözlerini açtı. Kolunu kaldırmak istedi bir an ama yapamadı.Çok acımıştı."Ah!"dedi derin bir sızlama ile.O anda Yong Hwa, hızla odaya girdi.
  Yong Hwa :-Işıl, dur kaldırma kolunu.Bunun için henüz erken.
  Işıl :-Yong, yine hastahanedeyiz galiba.
  Yong Hwa :-Öyle oldu.Dedi üzülerek.
  Işıl :-Yine benden kurtulamadın desene.Dedi ortamı neşelendirmek amaçlı.
  Bayan Mi Ja ve Bay Kim içeri girdiler o an.
  Bay Kim :-Sizden kurtulmak isteyenden kim küçük hanım.
  Bayan Mi Ja :-Sana hâlâ ihtiyacımız var.
  Işıl gülümsedi.
  Bayan Mi Ja :-Kolun nasıl?
  Işıl :-Biraz sızlıyor.
  Yong Hwa :-Daha iyi olacaksın merak etme.
  Işıl :-Bence ben hiç hastahaneden çıkmayayım.Bir kaç gün sonra yine geleceğim nasılsa.
  Işıl, espiri yapıyordu ama kimsenin gülmeye mecali yoktu.Korku dolu bir geceden sonra pekte mümkün değildi.
  Işıl :-Haydi ama gülümseyin.Ben iyiyim.Hem küçük bey Yong Hwa 'yı adam etmeden bir yere gitmeye niyetimde yok.
  Öğle saatleriydi.Işıl, yatağındaydı hâlâ.Yong Hwa, elinde yemek tepsisi ile içeri girdi.
  Yong Hwa :-Acıkmışsındır.
  Işıl :-Pek değil.
  Yong Hwa, tepsiyi önüne koydu Işıl 'ın.Kaşığı aldı ve çorbaya daldırdı.
  Işıl :-Ne yapıyorsun?
  Yong Hwa :-Sana yemek yediriyorum.
  Işıl, başını, diğer tarafa çevirdi:-İstemiyorum.
  Yong Hwa :-Yemek zorundasın.
  Işıl :-Yong, canım istemiyor.
  Yong Hwa, Işıl 'ın burnunu tuttu.Nefes alamayınca ağzını açmak zorunda kaldı Işıl. Fırsat bu fırsat,çorbayı ağzına veriverdi Yong Hwa.
  Yong Hwa :-Ha şöyle.Yola gel.
  Işıl :-Her şeyin kabalık senin.
  Yong Hwa :-Kabalıktan anlıyorsunda ondan.İnatçı keçi.
  Işıl :-Bana diyene bak.
  Jung Yong :-Konuşmada ye yemeğini.Aç ağzını.Dedi ve ağzına bir kaşık çorba daha verdi.
  Bu gün dadılık sırası Jung Yong Hwa 'da idi.Yaşadığı tek bir olay hem kendini zehirliyordu hemde çevresindekileri.Bilmediklerini öğrenme zamanı yaklaşıyordu elbet.Bilmediği acı gerçeği.
 
 

 
 
 
 
 
 

BENİM KÜÇÜK DADIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin