Herkeste derin yaralar vardı. Işıl yaralıydı.Yong Hwa yaralıydı.Bayan Mi Ja 'da yaralıydı.Ama bu üçlünün birleştiği tek bir nokta vardı.Jung Yong Hwa. Evet.Kendisini aldığı gibi hüzün dolu dehlizlere yanındakileride çekiyordu.Yaşadığı o olay benliğinde büyük yaralara sebep olmuştu.Oluyorduda.Ama bir ümit vardı onun için.Bir kurtarıcı.Işıl. Geçmişi ile yüzleşmesine ya da her şeyin ortaya çıkmasına yardımcı olacaktı.
Eun Sun, ziyarete gelmişti arkadaşını evinde.Hâline şöyle bir baktı Işıl 'ın üzülerek.
Eun Sun :-İyi olmana sevindim.Canın acıyor mu peki?
Işıl :-Biraz daha hafifledi.Ağrı kesiciler fayda sağlıyor galiba.
Eun Sun :-Işıl, ne zamana kadar bu çocuk ile ilgileneceksin?Bir gün seni öldürecek.Bu iki oldu.
Işıl :-Biliyorum.
Eun Sun:-Seni anlamıyorum. Neden hâlâ buradasın? Bu ikinci hastahane olayın.Üçüncü de ne olacak?Şu bileğinin hâline bak.
Işıl :-Bu iş benim için önemli Eun Sun.
Eun Sun :-Hayatın kadar da mı önemli?Yarın başına ne iş açacağı belli değil Yong Hwa 'nın.
Işıl :-Ben bir müslümanım.Ve benim için bir insanı kazanmak çok önemlidir.Üstelik Bayan Mi Ja'ya da borçlu sayılırım.Yaptığı iyiliği karşılıksız bırakamam.Başıma gelecekleri göze aldım.
Eun Sun, Işıl 'ın elini tuttu. Arkadaşı için fazlasıyla endişeleniyordu.
Eun Sun :-Madem öyle, kendine dikkat et o zaman. Tamam mı?
Işıl gülümsedi :-Tamam.
Eun Sun :-Bu arada teyzemlerin yanından ayrılıyorum.
Işıl :-Neden?
Eun Sun :-Annemlerin kirada ki evine geçmeme karar verdik.İnan bana teyzem,çok kötü bir ev arkadaşı.
Işıl güldü :-Yong Hwa kadar olamaz.
Eun Sun :-Bak o konuda haklısın.Dedi gülerek.
Eun Sun :-Keşke sende yanımda olsaydın.Yalnız başıma biraz zor olacak.Aslında alt katımda yaşlı bir teyze oturuyormuş ama yine de nasıl yapacağım tek başıma bilmiyorum.
Işıl :-Eminin üstesinden gelirsin.
Eun Sun :-Umarım canım.
Eun Sun, gitmişti. Işıl ise odasında oturmaktan sıkılmış,oturma odasına geliyordu. Yavaş yavaş iniyordu merdivenlerden. Bir anda durdu ve bir sağa bir sola volta atmakta olan Yong Hwa 'yı gördü. Düşünceli bir hâli vardı. Belki de yine kaçma plânları yapıyorduyapıyordukendi içinde.
Yong Hwa :-Karşısına geçtiğimde ne desem?Ne desemde gönlünü alsam?Bu ikinci hatam.Acaba hâlâ kızgın mı bana? Ahh,nasıl söyleyeceğim?Dedi ve Işıl 'a döndü birden.
Yong Hwa :-Sen,sen neden yatakta değilsin?
Işıl :-Canım sıkıldı.Dolaşayım biraz dedim.
Yong Hwa, hemen merdivenlere koştu ve Işıl 'ın koluna girdi.Onu indirmeye başladı.
Işıl :-Bacağım kesilmedi.Kolum kesildi.Kendim inebilirim.
Yong Hwa :-Olsun.Senin sakarlığının ne ara tutacağı belli olmaz.
Işıl :-Olanlar benim yüzümden diyorsun yani.
Yong Hwa :-Benimde payım var tabii.Dedi ve koltuğa oturttu Işıl 'ı.
Ve yine içten içe o debelenme.Yong Hwa parmağı ile oynamaya başlamıştı. Utanıyor,sıkılıyordu.
Işıl :-İyi tamam affettim seni.
Yong Hwa :-Neyi?
Işıl :-Seni.Sabahtan beri özür dilemek için dört dönüyorsun odada.Bu kadar sıkılmana gerek yok.
Yong Hwa :-Kim özür dileyecekmiş?Ben mi?Sen öyle san.Başka bir şey düşünüyordum ben.
Işıl :-Baş parmağını öyle sıkmaya devam edersen,kan gitmeyecek ve o parmağın kopacak.
Yong Hwa ellerini arkasına sakladı :-Ehh.Yeter ama.Özür mözür dilemeyeceğim.
Işıl, Yong Hwa 'ya baktı ters ters.
Yong Hwa :-Pekâlâ, özür dilerim.Benim yüzümden hayatın tehlikeye girdi.Canın yandı.Üzgünüm.
Işıl :-Bunu itiraf etmek bu kadar mı zor?Aslında söz konusu bay yabani olunca, zor tabii.
Yong Hwa :-Heheee,çok komik.Dedi surat asarak ve odasına gitti. Işıl, arkasından gülümseyerek bakıyordu.
Düşüncelere dalmıştı koltuğun üzerinde.Ailesini düşünüyordu.
Işıl :-Annemler ne yapıyorlardır acaba?Babam nasıl oldu ki?Annem bu hâlimi kesin hissetmiştir.Yani hissederdi ama aramadı.Yoksa arardı.Saat farkından olsa gerek.Kesin beni okulda zannediyordur şimdi.Derste rahatsız etmemek için aramıyordur eminim.
Yong Hwa içeri geldi:-Ne düşünüyorsun bakalım?Ha buldum.Cezamı düşünüyorsun öyle değil mi?
Işıl :-Yok onu daha düşünmedim.Ama aklımda var bir şeyler.
Yong Hwa :-Olmasa şaşardım.
Işıl :-E yaptığınında bir cezası olmalı değil mi?
Yong Hwa :-Ona hazırım sen merak etme.Dışarı çıkıyordum.Bir şey ister misin?
Işıl :-Teşekkürler. Bir şey değil de,şu saçlarım taransaydı başka bir şeye gerek yoktu.Bir birine dolaştı.Dedi elinde tutarak saçlarını.
Yong Hwa :-İki günde bitlenmezsin merak etme.Hem her hâlinle çirkinsin sen.
Yong Hwa, bir kıza söylenmeyecek son kelimeyi söylemişti kızdırmak amaçlıda olsa.Ve sonucuna katlanmak zorunda kalacaktı.
Işıl :-Sen kendine bak.Koreli yabani.Çekik gözlü orman fırlaması.Kendini beğenmiş,narsist insan yapımı yaratık.
Yong Hwa :-Hoop.Yavaş.Bu arada çekik gözlü orman fırlaması ne?
Işıl :-Bilmiyorum, ben uydurdum.Hem senin işin yok muydu gitsene.
Yong Hwa,dış kapıya doğru ilerledi,sonra durdu ve odasına gitti.
Işıl :-Allah bilir bir şey unutmuştur.Aklı bir karış havada ne olacak.
Yong Hwa, elinde bir tarak bir de toka ile geri döndü ve Işıl 'ın önünde durdu.
Işıl :-O ne?
Yong Hwa :-Kör müsün tarak.Dedi ve yanına oturdu.Işıl 'ı yanaklarından tuttu ve kendine çevirdi yüzünü.
Işıl elleriyle Yong 'un ellerini iteledi.
Işıl:-Ne yapıyorsun?
Yong Hwa :-Doğru durursan saçını tarayacağım.Dedi ve kafasına tarakla vurdu.
Işıl :-Ahh!Ne vuruyorsun ya.Bırak ben tararım.
Yong Hwa :-Doğru dur.Dedi ve hızla Işıl'ın saçını taramaya başladı.
Işıl 'ın canı yanmıştı:-Yavaş olsana biraz.Üvey anne gibi tarıyorsun.Can yakmayı ne kadar da seviyorsun sen.
Yong Hwa :-Dolaşmış ne yapayım?
Işıl :-Yavaş tarayabilirsin meselâ.Bırak ben yapayım diyorum,bırakmıyorsunda.
Yong Hwa :-Çok konuşma ben tararım.Dedi ve yavaş yavaş taramaya başladı saçlarını.Okşarcasına.Gözlerini hafifçe kaydırdı Işıl 'ın gözlerine. Işıl ise kaçamakta olsa bakarken Yong Hwa'sına tatlı bir bakışmanın içinde buldu kendini.Ortam fazla sessizdi.Ama fazla ileri gitmeden geri çekti gözlerini Işıl.
Yong Hwa 'da bir an kaçmak istedi.Konu değişmeli,sessizlik bozulmalıydı.
Yong Hwa :-Saçlarını şöyle arkada toplayayım mı ne dersin?
Ohh!Durum git gide daha da karışıyordu.Yong Hwa 'nın yaptığı her hareket kendisine kalp çarpıntısı,heyecen ve bir tutam daha aşk olarak dönüyordu.Işıl 'ın saçlarını toplayayım derken,farkında olmadan iki kolunun arasına almıştı dadısını.Yaklaşmıştı ona.Küçük bir mesafe kalmıştı aralarında.İki kolunun arasındaydı küçük dadı.Ne isterse yapabilirdi o an ama henüz o cesareti kendisinde bulamıyordu.
Yong Hwa :-Allahım,nefes alamıyorum.Sanırım kalbim atmıyor.Atmıyor mu?Hayır çok hızlı atıyor.Öleceğim galiba.
Bir an ikisi de kenara çekilip önlerine döndüler.Birbirlerine bir kulak verseler,karşılıklı kalp atışlarını duyabilirlerdi o an.
Işıl :-Nereden çıktı bu saç tarama şimdi?
Düşüneyim derken biraz sesli çıkmıştı bu cümle.
Yong Hwa :-Tarandın işte daha ne istiyorsun?Bitlenirsin filân bize de bulaşmasına izin veremezdim herhâlde. Dedi ve ayağa kalktıp,gitti.Gider ayak cinslik yapmıştı bizimki.
Işıl :-Gıcık şey ne olacak.Dedi ve saçının ucunu tutup baktı. Gözünde canlandı Yong Hwa 'nın saçını okşayarak tarayışı.Birden silkelendi ve kendine geldi.
Akşam olmuştu ve Yong Hwa, Işıl ile ders çalışıyordu.Zorunlu olarak her zaman ki gibi.
Işıl:-Yakında sınavımız var. Hazırlıklı olmalıyız.Tekrarların öğrenmemizde yeri büyük.
Yong Hwa:-Bu dersi senin zorlaman ile çalıştığımı biliyorsun öyle değil mi?
Işıl :-Biliyorum.Sayemde doktor olacaksın fena mı?
Yong Hwa :-Doktor olmak isteyen kim.
Işıl :-O zaman, bu bölümü neden seçtin?
Yong Hwa :-Babam istediği için.
Işıl,yutkundu:-Anladım.Yong Hwa,sana bir şey sorabilir miyim?
Yong Hwa, Işıl 'a baktı.
Işıl :-Öyle dövüşmeyi nereden öğrendin?
Yong Hwa :-Nasıl?
Işıl :-Harika dövüşüyordun o çocuklarla.Bence çok iyi bir dövüşçüsün.
Yong Hwa :-Tekwando eğitimi aldım.Sen bu eve gelmeden kısa bir süre önce de birinci olarak bitirdim.Ayrıca okçuluk ve at binme eğitimi de alıyorum.Hatta kore milli kıyafetleri içerisinde çalışma yaptığımız bir grubumuzda var.
Işıl, heyecanlanmıştı:-Gerçekten mi?Harikasın.Bunları yapabildiğini bilmiyordum.
Yong Hwa :-Sandığın kadar işe yaramaz değilim yani.
Işıl :-Hiç bir zaman işe yaramaz olduğunu düşünmedim.Ayrıca gitar çaldığını da biliyorum.Ve bence sen yetenekli birisin.
Yong Hwa, iltifatlara fazlasıyla alışkın biri olsada Işıl tarafından takdir edilmek hoşuna gitmişti. Yandan küçük bir gülümseme belirdi yüzünde.
Işıl :-Biliyor musun?Bence o gece bir harikaydın.Bana da senin gibi dövüşmeyi öğretsene.
Yong Hwa :-Gerek yok.Ben seni korurum.
Bu gün hislerin pörtleme günü müydü neydi?Ağızlar kalplere göre konuşuyordu çünkü. Ve yine ağızdan kaçan bir cümle.
Işıl :-Beni mi?
Yong Hwa :-Yani,sen beceremezsin.Zorlanırsın.Bir yerini filân kırarsın sonra.Seninle mi uğraşacağız?Küçücük boyunda var,ezerler seni.Dedi lâfı kıvırırcasına.
Işıl :-Doğruya,o yüzden.Bu arada yeni cezanı da düşündüm.
Yong Hwa :-Neymiş bakalım? Dedi umursamaz bir tavırla.
Işıl :-Bir hafta evden çıkma yasağın var.Gündüz ve gece.Üzerine bastırarak söylemişti Işıl o son kelimeyi.
Yong Hwa :-Peki sence bu ceza beni evde tutabilecek mi?
Işıl :-Gece kaçmaya çalışırken görürsün.
Yong Hwa :-Anladım. Bu sefer beni evde tutacak bir şey plânlamışsın.Tabii,bunun işe yarayacağını bir tek sen düşünüyorsun.
Işıl :-Bekle ve gör.
Yong Hwa :-Bu bir meydan okuma sanırım.Öyle olsun.
Gece olmuştu. Ayak tıkırtıları geliyordu evin içinden.Kaçmaya çalışan biri vardı yine.Durduğu yerde durmayan biri vardı.Elbette Yong Hwa idi bu.Yine,yeni ve yeniden deniyordu dışarı çıkmayı.
Yong Hwa :-Bakalım ne yapıyor bizim dadı?Dedi ve Işıl 'ın odasının kapısını araladı,içeriye baktı.Evet Işıl yatağındaydı.En azından o örtünün altında yatan o olmalıydı yüzü görünmesede.
Yong Hwa :-Mışıl mışıl uyuyor.Kaçmanın tam sırası. Dedi ve yavaşça kapıyı kapatıp,evden çıktı.
Arabasının yanına geldi,kapıyı açtı ve bindi.Bir yandan da dikiz aynasına bakıp,gelen var mı diye bakıyordu.Işıl bu.Sağı solu belli olmazdı.Her an peşine düşebilirdi.Çalıştırdı arabasını ve ilerledi.Derin bir "Ohh!"çekti.Kaçmıştı nihayet.Peşinden gelen de yoktu.Rahatlamıştı.Gülümsedi.
Yong Hwa :-Sıkıysa yakala beni şimdi bakalım küçük dadı.
Erken konuşmuştu.Bir anda ensesinde bir el beliriverdi.Sonra bir baş.
Işıl :-Yakaladım.
Yong Hwa :-Aaaaaaaa!Diye korku dolu bir çığlık attı ve frene bastı birden.Yolun ortasında kalakalmıştı.Arka koltukta oturan Işıl 'a döndü hızla.
Işıl :-Yine firardayız.
Yong Hwa :-Senin ne işin var burada?Ama,sen,nasıl?
Işıl :-Gecelerin hızlı adamı,dön eve bakalım.
Yong Hwa :-Ama sen uyuyordun,ne ara bindin arabaya?Dedi ama sonradan çakmıştı dalgayı.
Işıl :-Ben bir hayaletiiiim!Dedi gülerek.
Yong Hwa :-Senden kurtulamayacak mıyım ben?
Işıl, "ı,ı"dedi başını sağa sola sallayarak.
Yong Hwa, kaçamamıştı bu gün.Peki bir hafta evden çıkmama cezası ne olacaktı?Durum kendisi için pekte iç açıcı değildi.
Arkalı,önlü eve girdiler.
Işıl :-Şimdi yat,uyu.Saat bir olmuş.Yarın okul var.
Yong Hwa :-Bir hafta cezalıydım unuttun mu? Hani evden çıkmayacaktım?
Işıl :-Maalesef o okul için geçerli değil.
Yong Hwa :-Çok sinsisin.
Işıl :-İyi ki Bayan Mi Ja evde değil.Yoksa kurallara uymadığını görse,ne kadar üzülürdü.
Yong Hwa :-Uyumak istemiyorum. Uykum yok benim.
Işıl :-Yaaaat.Dedi ve kendi odasına gidiyordu ki durdu.Saatine baktı.Henüz gecenin biriydi ve hâlâ kaçabilirdi Yong Hwa. Aklına bir fikir geldi.Gidip,çekmeceden odanın anahtarını aldı ve geldi.Kapıyı kilitliyordu.
Işıl :-Şimdi kaçta görelim.
Yong Hwa,kendisinin odaya kilitlendiğinin farkına varmıştı.Kapıya koştu hemen.
Yong Hwa :-Sen ne yaptığını sanıyorsun?Aç şu kapıyı çabuk.
Işıl :-Sadece bir önlem.Sabah açarım nasılsa.
Yong Hwa, kapıya vurdu telaşla :-Sana aç dedim.Aaaaç.
Işıl :-Sabah görüşürüz.İyi uykular,tatlı rüyalar benim küçük afacanım.Dedi ve gitti.
Yong Hwa, telaşlıydı içeride kaldığı için. Ama telaş gibi de değildi ondaki bu hâl.Sanki bir şeylerden korkuyordu.Kendisini tedirgin eden bir şey vardı.
Yong Hwa :-Ne tatlı rüyası?Ne yapacağım ben şimdi?Uyumamam lâzım.Uyumamalıyım.Yoksa yine aynı şeyler olacak.Dayan Yong, sabaha kadar dayan.Ama olmuyor.Offf,nasıl çıkacağım ben buradan.Sabretmem gerek.Dedi ve yatağının üzerine oturdu.Dizlerini kendine çekti.Başını yasladı sonra.
Işıl ise gülümseyerek odasına gitti.
Işıl :-Kaçacakmış.Anahtarı bulursan kaçarsın.Dedi ve telefonunu çıkardı. Annesini aramaya başladı.
Işıl :-Anneciğim!
:-Kızım,neden aramıyorsun?Senin için çok endişelendik.Neredeyse Kore'ye gelecektim.
Işıl :-Bu sene derslerimiz çok ağır anne.Çalışmaktan ve saat farkından dolayı sizi arayamıyorum.Babam nasıl?
Işıl annesi ile konuşa dursun,Yong Hwa odasında kriz geçirmek üzereydi.
Yong Hwa :-Buradan çıkmalıyım.Öleceğim yoksa.Ama hayır.Dayanmalıyım.Dedi ve yatağa uzandı.Odanın tavanına doğru dikti gözlerini.Bir ara usul usul kapandı o çekik gözler."Uyumamalıyım"derken,gözleri kapanı verdi uykunun ağırlığı ile.
Işıl ise annesi ile konuşuyordu hâlâ telefonda.
Işıl :-Bir evde dadılık yapıyorum anne.Ücretimde çok iyi.Çok rahatım.Hiç sıkıntı çekmiyorum.Dedi kesilen koluna bakarak.
:-Emin misin?Güvenilir bir yer mi?
Işıl güldü:-Aklın kalmasın.Gayet güvenilir bir yer.Başıma bir iş gelme ihtimali,çölde kutup ayısı ile karşılaşmaktan bile daha düşük.
:-Eğer sen iyi diyorsan,iyidir tabii.Yine de kendine dikkat et.
Işıl :-Ederim anneciğim.
O anda bir bağırma sesi duyuldu.Ve gelen bu ses Yong Hwa 'ya aitti.
Işıl :-Anneciğim, ben seni sonra yine ararım.Hoşçakal.Dedi ve telefonu kapatıp,Yong Hwa 'nın odasına koştu.
Bağırma sesleri devam ediyordu.Işıl korkmuştu.Hemen açtı kapıyı.Ama gördüğü manzara karşısında olduğu yerde kalakaldı.Odada her yer heryerdeydi.Yong Hwa ise ağlayarak elindekileri sağa sola savuruyordu.Yatağın üzerindekileri kaldırıp yere çalıyordu.Çıldırmış gibiydi.
Yong Hwa :-Yeteeeeeeeer!Yeter.Benim yüzümden.Beniiiiim.
Işıl kıpırdayabildi bir an.Koştu hemen Yong Hwa 'nın yanına. Ellerinden tuttu.
Işıl :-Yong Hwa, ne oldu sana? Sakin ol.Dedi ve omuzlarından tuttu.Uğraşsada Yong Hwa 'nın sakinleşmeye niyeti yoktu.Işıl 'ın gücü yetmiyordu kendisine.
Yong Hwa :-Bırak beni!Diye bağırdı ve Işıl 'ı itti ama Işıl'ın pes etmeye pek niyeti yoktu.
Işıl,kendisine çekti Yong Hwa 'yı ve gözlerine baktı.
Işıl :-Sakin ol.Sakin ol.Ben seninleyim.Dedi ve Yong Hwa 'ya sarıldı.
Yong, ağlıyordu Işıl 'ın omuzlarında.Birden kollarını doladı boynuna küçük bir çocuk gibi.Öylesine ağlıyordu ki Işıl 'ın omuzu ıslanmıştı göz yaşlarından.Kendisini ağlatan şey her ne ise sanki gözlerinden boşalıyordu.
Ve Işıl. İlk defa böyle görmüştü Yong Hwa'yı.Asi,havalı, kendinden başkasını düşünmeyen o genç gitmiş,yerine masum,korkak ve yardıma muhtaç bir çocuk gelivermişti sanki.Kendiside ağlamaya başladı bu manzara karşısında.
Işıl, oturttu Yong Hwa 'yı yatağın üzerine.Ama hâlâ sarılıyorlardı birbirlerine.Işıl 'ın eli ayağı titriyordu.
Işıl :-Anlatmak ister misin?
Yong Hwa doğruldu ve Işıl 'ın gözlerine baktı.
Yong Hwa :-Yine onu gördüm.Rüyamda.
Işıl:-Kimi?
Yong Hwa :-Işıl, sana söylemem gereken bir gerçek var.
Işıl oju dinliyordu.
Yong Hwa:-Babamı,babamı, ben öldürdüm.
Işıl 'ın gözleri açılmıştı.Duyduğu şeyde neydi böyle? Oysa geçen gün okuduğu rapor,başka türlü söylüyordu Yong Hwa 'nın babasının ölüm sebebini.
Işıl :-Aaanlamadım.Sen mi?Dedi kekeleyerek.
Yong Hwa :-Evet.Yıllardır bu vicdan azabı ile yaşıyorum.Her gece rüyamda onu görüyorum.Korkuyorum anlıyor musun?Geceleri onu rüyamda görmekten korkuyorum.
Işıl :-Demek, bu yüzden her gece dışarıdasın.Özür dilerim.Bilmeden seni odaya kilitledim.
Yong Hwa :-Dayanamıyorum.Kurtulmak istiyorum.Kendimi öldürmek...Dedi ve Işıl 'ın omuzuna koydu başını.
Işıl :-Hayır, hayır.Böyle bir şey yapmayacaksın.Sakın!Şimdi sakin ol ve bana anlat haydi.Nasıl olduğunu anlat bana.
Yong Hwa :-Babam beni okuldan almıştı. Uzun zamandır çalışıyordu ve o gün ilk defa beni okuldan almaya gelmişti. Çok mutluydum.İlk defa,beraber eve gidecektik.Üstelik eve erken gidiyordu babam.Hiç eve bu saatte geldiğini görmemiştim.Çoğunlukla gecenin bir yarısı gelirdi.Annemle bu yüzden ettikleri kavgalara hep şahit oluyordum.O gece de kavga etmişlerdi.Ama o gün farklıydı.Babamlaydım işte.Fakat babamın yüzünde farklı bir ifade vardı. Garip bakıyordu çevresine ve garip davranıyordu.Üzgündü ama dediğim gibi hareketleri ilginçti.
Onun mutlu olmasını istemiştim sadece.Birazcık gülümsemesini.Boynuna doladım kollarımı."Babacım"dedim.Sonra geri çekildim.Yemin ederim geri çekildim hemen.Onun nefessiz kalmasını istemedim.Onu boğmak istemedim.Bir an gözlerinin kaydığını gördüm aynadan.Sonra o kaza.Babamı yokladım ama o uyanmıyordu.Benim yüzümden ölmüştü.Onu ben öldürdüm Işıl. Ben.
Işıl'ın göz yaşı Yong Hwa 'nın yanağına damladı.Başka birisi için ağlayan bir kız.İlk defa görüyordu.
Yong Hwa :-Sen,benim için mi ağlıyorsun?Dedi ve gözlerini silip eline baktı.
Işıl da Yong Hwa 'nın göz yaşlarını sildi.
Işıl :-Bunu bir tek ben mi biliyorum?
Yong Hwa :-Evet.
Işıl :-Evden kaçmanın sebebi de bu.Yalnız kalmaktan korkuyorsun ve uyumaktan.
Yong Hwa :-İlk defa bu gece kendi odamdayım.Ve inan,gece uykusuna o kadar ihtiyacım var ki.Dedi ve Işıl 'ın dizine yattı.
Işıl:-Bu gece ben yanındayım.Uyu haydi.
Yong Hwa, gözlerini yumdu yavaşça.Sonra Işıl 'ın saçlarını okşaması ile uykuya daldı.
Bu gece Yong Hwa 'nın en büyük sırrını öğrenmişti Işıl. Ama ortada herkesin birbirinden sakladığı ve derin yaralar açan bir sır vardı ki onu ortaya çıkarmakta Işıl 'a kalacaktı galiba.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BENİM KÜÇÜK DADIM
FanficKORE DRAMASI TADINDA Haylaz mı haylaz Koreli bir gencin,Türk bir dadı ile imtihanı. "Her erkeğin içinde bir çocuk vardır.Her kadının içinde de bir anne. İşte bu yüzden kadınlar erkekleri ilelebet taşıyabilirler."