Çalıştığım devasa ofisin 13. Katından aşağı bakıyodum. Karla karışık yağmur yağıyo. Ve bu görüntü bana oldum olası huzur verir. Biraz daha oradan aşağı baktım ve sonra işimin basına geçmem gerktiğini anlayarak masama oturdum ve yarım kalan işlerimi hallettim. İşlerimi hallettikten sonra akşam eve gitmek için taksi çağırdım. Taksi bekliyoken çantamdan kulaklığımı çıkarmaya çalışırken gerizekalının biri çarpıp arkasına bile bakmadan uzaklaştı. Ben de sinirle çantamın içinde kulaklığımı aramaya devam ettim. Kulaklığım çantamın içinde yoktu tabi telefonum ve cüzdanım da öyle.
Hayır. Az önce bana çarpan adam geldi aklıma. Adam hala görünürdeydi bende acele edip peşine takıldım.
Adam sanki beni hissetmiş gibi adımlarını hızlandırdı. Ben arkasından bağırmaya başladım. "Hey sen bekle hemen eşyalarımı geri ver yoksa seni" sözümü bitirmeden gözümün önüne bir perde indi. Bacaklarım beni daha fazla taşımadı ve yere düştüm. Sonrası karanlık. Sonraya dair hiçbir şey hatırlamıyorum. Ne kadar baygın kaldım bilmiyorum. Gözlerimi açtığımda vücudumda müthiş bir ağırrlık vardı. Ve bu ağırlık beni çok halsiz bir hale getiryor. Bu yüzden kafamı bile kıpırdatamıyorum. Tanrım sen bana yardım et. Bulunduğum yer bir oda gibiydi. İçeriye maskeli bir adam girdi. Korkuyordum ama vücüdum kaskatı kesilmişti. Hareket edemiyordum. İçeriye giren kişi bana yaklaştıkça korkum daha da artıyordu. İçimden sadece TANRIM BANA YARDIM ET!! diye geçiriyordum. O an ne oldu bilmiyorum ama adam birden benim gibi kapkatı kesildi.
Hareket etmeye çalışıyodu ama edemiyodu. Adamın yavaşça ayaklarından yukarı doğru buz tutmaya başladı. Korkuyorum. Aklımda binlerce soru var. Neden beni kaçırdılar? Neden ben hareket edemiyorum? Adam neden buza dönüşmeye başladı? Ah bunlara bir cevap lazım ama kim cevap vercek? Tekrar hareket etmeyi denedim ama nafile. Ben burdan nasıl çıkıcam derken içeriye başka bir adam geldi. Bu adamda maske yoktu. Yüzünü net bir şekilde görebiliyodum. Ama adam bana yaklaştıkça bedenimi az önceki gibi bir korku dalgası yayılmaya başladı. Adam dibime kadar geldiğinde önce boynumun sol tarfına baktı.
Gözlerinde anlamlandıramadığım bir bakış vardı. Sanki biraz korku biraz inanmamazlık. Ardından boynumun sağ tarafına baktığında gözlerindeki korku beni bile korkutmuştu. Yavaşça geri geri giderken kapıdan hızla çıkıp gitti. Noluyo ya. O adam ne gördüde bu kadar korktu. Ben bunları düşünürken boynumun sol ve sağ tarafında çok kötü bir acı dalgası yayıldı ve bu benim dudaklarımdan acı bir inleme olarak çıktı. Bedenim sanki bir alev topu gibi ısınmaya başladı ardından karda çıplak kalmış biri gibi buz kadar soğumaya başladı. Ben hala korkarken artık kıpırdayabildiğimin farkına vardım. Bir hızla ayağa kalkıp etrafıma bile bakmadan oda gibi yerden çıktım. Çıktım çıkmasınada nerdeydim ben. Sanki küçük bir kulübe ama aynı zamanda da bir labirent. Yarım saattir hiçbir yere sapmadan ilerliyorum ama bir türlü çıkış kapısına varamadım. Ben biraz daha ilerledikçe bir ses kulaklarımı çınlatmaya başladı. Ses sanki özellikle yükseliyodu. Sanki ses benim onu duymamı istiyodu. Boynumdaki o sızı yine etkisini göstermeye başladı.
Boynumdan başlayan bir titreme yavaşça vücüdumu ele geçirmeye başladığında kendimi yerde buldum. Boynumdaki sızı geçtiğinde tekrar ayağa kalktım. Ama içimde bişey vardı bunu hissediyodum. Biraz önce çıktığım odadan korkarak geri geri kaçan adamın önümde bir baltayla durması ne kadar mantıklı. Töbe Yarabbim o ne öyle. Başka bir adam resmen elinde testereyle duruyo. Ben size daha ne diyim. Benim gibi çelimsiz bir kızı oldürmek bu kadar mı zor. Bana bir yumruk atsalar ben zaten ölürdüm. Oha bana doğru geliyorlar. Ben yavaşça geri geri giderken bişeye çarptım. Ama bi dakka ya ben buraya gelirken orda bişey yoktu ki. Ben yavaşça arkamı döndüm. Dönmez olaydım. Acaba gözlerimin bozulma ihtimali kaç. Adam resmen elinde ateş yapmış bana sırıtıyo. İki yanımdanda bana yaklaşmaya başladıklarında korkudan az önceki gibi sadece TANRIM BANA YARDIM ET!! diye geçiriyodum. Az önceki ses yine kulaklarımda çınlamaya başladığında bana birşey anlatmaya çalışıyo ama ben bir türlü anlamıyorum. Ses daha net geldiğinde bir kadının bana Hisset. İçindeki gücü hisset. Dediğini duydum. Ama ne demek istediğini anlamadım. Ne gücünden bahsediyodu. Ses yine kulaklarımı doldurmaya başladığında kadının bana Bunu yapabilirsin. Sadece hissetmen gerkli. Senin en büyük gücün gerisini anlamdan canımı son derce acıtacak bir tekme yedim. Ve tekrar. Ve tekrar. Durmuyorlardı. Sanki canım yanıyodu ama ben hissetmiyodum. Ya vücüdumun uyuşmasından yada kulaklarımda çınlayan sesin bahsettiklerinden dolayıydı. İçimden ayağa kalkma isteği geldiğinde bunu benim yapmadığımı anlamam çok da uzun sürmedi. Ellerimi yavaşça havaya kaldırdım. Elinde balta olan adamın bana doğru savurduğu baltayı tuttum. Baltayı sanki bir dal parçasıymış gibi ortadan ikye ayırdım. Bu ben değildim. Bu oydu. Kulaklarımı sesiyle dolduran kişi. Kulaklarımi tekrar çınlattı kadının sesi işte sana bahsettiğim buydu. Sıra sende. Ben sana her zaman yardım edemem. Ama gücün bununla sınırlı değil. Şimdi sıra sende. Ben kadının bana dediği gibi yapıp yani yapmaya çalışıp bana testeryle yaklaşan adam döndüm ve bana doğru savurduğu testereyi önce tek elimle tutup ardından da öteki elimle adamın boynundan tutup öbür taraftaki adamlara doğru fırlattım. Vavvvhh. Birden bağırarak
"Ben yaptım tek elimle ben yaptım adamı buradan oraya fırlattım." Şu huyuma lanet ediyorum. Heyecanlanınca veya sinirlenince ağızımdan çıkan kelimelere hakim olamıyorum. Ben bana elinde ateş yapmış olan adama döndüğümde adam adımlarını hızlandırdı. Ama ben bu adamı nasıl engellicemi bilmiyorum ki. Dedim ve yine kendimden istemsizce hareket etmeye başladım. Ellerim yavaşça havaya kalktı. Sonra ellerimden kırmızı kırmızı alev alev yanan ateşler tektek bana gelenlerin üzerine yağmayaya başladı. Tekrar kendime geldiğimde bunu denedim ama yapamadım. Yine o sesi duydum"Bunu yapman o kadar da kolay deil. Bu daha gücünün yarısı. Kendini zorlama.Bunu öğrenmek için zamana ihtiyacın var KIZIM.*******************************************
Arkadaşlar emeğimin karşılığında beğendiyseniz lütfen küçük yıldıza tıklamayı unutmayin.
*******************************************

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kayıp Tanrıça -Buzul Çağ-
FantasiaKayıp Tanrıça kitabının birincisidir. NOT: TANITIM KISMINA GÖZ ATINIZ... NOT2: BU KİTAPTAKİ HER ŞEY BENİM HAYAL GÜCÜME AİTTİR. KİTABIN ÇALINMASI KOPYALANMASI VB. OLAYLARDA GEREKEN YAPILACAKTIR... 30/07/17