İYİ OKUMALAR...
"Araf?" Özcan hoca odaya hakim olan bütün sessizliği bozmuştu. Onun oraya ne zaman geldiğini bile fark edememişlerdi. Son 24 saat vardı ve bu sefer kimin öleceği ise tıpkı işlenen ilk iki cinayet gibi belli değildi.
Lavinya artık yavaşça yaşam enerjisinin bedeninden çekildiğini hissediyordu. Sanki bir kara bulut vardı tepesinde ve bütün öfkesini ona kusuyordu. Neden ben diye düşünmekten başında oluşan ağrı onu rahatsız edecek derecedeydi. Gücü yoktu onun, o bütün hayatında elle tutulmuş sevilmişken şimdi yaşadıkları ağır geliyordu.
"Ne oldu?" Araf korktuğunun başına gelmemesini umarak konuştuğunda Özcan hoca da çoktan Kenan Beyin koluna bakmış ve yazıyı fark etmişti. Dehşet ve şaşkınlıkla gözlerini hafif kısıp ağzını aralamış fakat bu durumdan daha önemli olan konu aklına geldiğinde Araf'a gözlerini çevirerek söyleyeceği cümleyi değiştirmişti.
"Berna'nın iç organları çok kötü durumda. Kenen burada olduğuna göre o ilgilensin ve sizde biraz dinlenin." Araf sadece başını sallamış ve ardından giden Kenen Bey ile Özcan hocaya bakmıştı. Derince nefes alarak Lavinya'ya dönecekken arkasındaki bir hareketlilikle yönünü değiştirdi.
Gelen kişi en güvendiği korumalarından birisiydi. Önemli bir şey olduğunu anlamıştı fakat ne olduğunu anlayamadan koruma konuşmaya başladı.
"Araf Bey, Gölge yeniden ortaya çıkmış." İşte Araf'ın her şeyi bekleyeceği ama asla beklemeyeceği şey olmuştu. Gölge neredeyse yirmi bir senedir yokken ve ona sadece bir kişi ulaşabiliyorken şimdi birden bire ortaya çıkması son derece tuhaftı.
"Nasıl?" Koruma gözleriyle Lavinya'yı işaret etmişti. Araf, Lavinya'nın orada olduğunu duyduğu şeyle unutmuştu ve hemen kendisini toparlayarak Lavinya'nın anlamaması için üstü kapalı olarak asıl öğrenmek istediği şeyi sordu.
"O mu çağırdı?" Koruma tereddütsüz bir şekilde hemen cevap verdi.
"Evet efendim. Yardım istediğini biliyoruz fakat ne konu da olduğunu henüz öğrenemedik." Araf elleriyle saçlarını karıştırıp eliyle korumaya gitmesini işaret etti. İşler iyice karışıyordu ve sadece 24 saatleri vardı. Ne yapması gerektiğini çok iyi biliyordu ama bunun sonucunda ilk kez kalbinin farklı atmasına sebep olan kişiyi kaybedecekti.
"Gidiyoruz." Lavinya sırtı ona dönük olan Araf'a bakarken söylediği şeyin ona mı olduğunu anlamamıştı fakat ondan başkası da olmadığı için büyük ihtimalle kendisine söylediği için ona cevap verdi.
"Nereye?" Araf sonunda o huzur bulduğu gözlere bakmak için döndüğünde bu sefer huzur değil birkaç saat sonra oluşacak ola hayal kırıklığını görmüştü.
"Gittiğimizde görürsün." dedikten sonra arkasını dönmüş ve kapıya doğru ilerlemişti. Lavinya ne olduğuna anlam veremesede onu takip ederek peşinden gitmişti çünkü ona koşulsuz şartsız güveniyordu.
Dış kapıya adım attıklarında Lavinya üşüyerek kollarını bedenine sarmıştı. Araf hala daha Lavinya'ya hiç bakmamış ve düz bir şekilde bahçedeki arabasına doğru ilerliyordu. Lavinya onun hızına yetişmeye çalışarak peşinden ilerlerken Araf bir an duraksamıştı.
Lavinya, Araf'ın neden duraksadığına bakmak istesede hiçbir şey göremediği için hızlıca yanına doğru giderek yüzüne baktı. Şu anda tam karşılarında araba vardı ve Araf da ayaklarının ucuna bakıyordu.
Lavinya da yere doğru baktığında kırmızı bir zarf görmesiyle bir adım geriledi ama sanki artık bunlara alışmıştı çünkü Araf hala daha bir şey yapmazken Lavinya yerdeki zarfı almış Araf'ın odağını kendi gözleri yapmıştı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
VAHŞET / GÖLGE
Tajemnica / ThrillerBir insan ölür bir insan doğardı. Düzen buydu. Ama bir gün düzen bozuldu. Ölmemesi gereken bir bebek ölmüş ve yerine başka bir bebek doğmuştu. İşte o gün; Gölgenin hayatı bitmiş, Vahşet'in hayatı başlamıştı... ... 28/04/2017