Seventeen | Baekhyun-shi

297 27 12
                                    



Kalın yazdığım yerler Baekin kendi içinden konuşması
-
-

Baekhyun yatağında sırt üstü uzanırken hala umutsuzca Chanyeol'dan gelecek bir mesaj için bekliyordu.
Gözyaşları yastığına süzülürken kaç gündür odasından çıkmadığını kafasında hesaplamaya çalıştı 3, yada... 4 müydü?
Artık kendisi dahi hatırlayamıyordu. Odasının her köşesi hazır yemek kutularıyla doluydu, günlerdir perdesini açmamış, içeriye bir damla dahi güneş süzülmesine izin vermemişti. Işığını hep en az seviyede tuttuğundan artık gözleri ışığa karşı hassaslaşmıştı. Tek elini tavana uzatıp parmaklarını inceledi. Baş parmağında tırnağının alt kısmında ufak bir ben vardı. Gözü oraya dalmışken kapının tıklatılmasıyla irkildi.

"Baekhyun, benim."

Duyduğu kalın tanıdık ses ile irkildi.

Chanyeol...

Yatağında aniden doğrulurken bunun bir hayal olup olmadığını anlamaya çalışıyordu.

"Sana yemin ederim her şeyi açıklayacağım Baek. Yeter ki kapıyı aç. Seni çok özledim."

Baekhyunun son cümle ile içi titrerken hızla ayağa kalkıp aynadan kendisine kısa bir bakış attı.

Dağınık saçlar, kızarık gözler. Salaş bol beyaz uzun kollu bir tişört ve mavi bir şort.

Bu şekilde Chanyeol'un karşısına çıkmak istediği son şey dahi değildi. Çaresizce saçlarını düzeltmeye çalıştı.

"Baekhyun, yalvarırım aç..."

Baekhyun yapacak bir şey olmadığını anladığında kalbinin hızlanmasına engel olamayarak kapıya ilerledi.

Derin bir nefes alıp kilidi döndürmesiyle daha elini kapı kulpuna atmadan kapı diğer taraftan açıldı.

Baekhyun vücuduna sıkıca dolanan kollar ile donup kalırken ne tepki vereceğini bilememişti.

Gözleri tekrar dolarken başını karşısındaki bedenin boyun girintisine iyice yerleştirip burnunu çekti.

Böyle yapmak zorunda mıydın?

Chanyeol kollarını gevşeterek biraz geri çekildi ve Baekhyun'un suratını inceledi.

Kızarık gözler, dağınık saçlar ve şişmiş dudaklar.

"Ah baekkiem, ben sana ne yaptım."
Derken baekhyun gözlerini kaçırıyordu.

Chanyeol tekrar kollarını sıkılaştırıp kollarının arasında kaybolan minik bedenin saçlarına minik öpücükler bıraktı.

Tek ayağıyla kapıyı kapattıktan sonra zaten hafif olan bedeni tek hamlede kucağına alıp yatağına ilerledi. Onu yatırdıktan sonra kendisi de yanına uzandı ve suratını suratının hizasına getirdi.

Kalın dudaklarıyla önce kızarmış burnuna bir öpücük bıraktı. Daha sonra iki gözünü de teker teker öptü. Tek eliyle yanağını okşadıktan sonra kendisine duygu yüklü gözlerle bakan Baekhyun'un dudaklarına dudaklarını sürttü ancak öpmedi. Çok yakın bir mesafeden konuşmaya başladı. Öyle ki konuştukça dudakları birbirine sürtüyordu.

"Seni bu hale getirdiğim için tam bir orospu çocuğu gibi hissetsem de hiçbir şey benim suçum değil inan."

Baekhyun aç gözlerle karşısındaki kalın dudaklara bakarken Chanyeol öpmeyip Baekhyun'u kıvrandırıyordu.

Öp artık be

Baekhyun kendisi bir hamle yapmak için fazla utangaçtı.

"Günlerdir televizyona veya herhangi bir sosyal medyaya bakmadığından tabii bilmezsin. O gün inan gelecektim ama son anda gerçekleşen bir toplantı yüzünden saatlerce o siktiğimin toplantı salonunda oturmak zorunda kaldım sana haber vermek istedim ama gizlilik vb gibi şeyler yüzünden toplantılara girmeden önce telefonlarımızı girişe bırakıyoruz. Toplantıdan çıktığımda saat çok geçti. Bir de üstüne Soo Man beni bazı konular hakkında konuşmak için tekrar ofisine çağırınca her şeyi sıçıp batırdım. Çıkar çıkmaz sana ulaşmaya çalıştım ama telefonun kapalıydı ve günlerdir sana ulaşamıyorum. bana tek çare olarak evine gelmeyi bıraktın."

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: May 15, 2019 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Let Me Hear Your Voice : Chanbaek TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin