Yutkundum. Gözleri beni delip geçiyordu.
Şu an nasıl göründüğümü düşündüm. Aptal, korkak, küçük, korunmasız bir çocuk gibi. Kuş yuvasına dönmüş saçlarım, uykusuzluktan altları mosmor olmuş gözlerim, her tarafı ter kokan okul kıyafetimle tam bir yürüyen felakettim.
Bir bankta oturuyordum. Ellerimi göğsümde kavuşturmuş, gözümün önünde yiyişen Arianna ve Shane'i izliyordum. Arianna Shane'in dudaklarını resmen somuruyor, Shane de ona karşılık veriyordu.
Beni izleyerek.
Onlara en yakın kişi ben olduğum için izliyor olmalıydı. Rahat rahat öpüşmelerine izin vermemi istiyordu.
Gözlerimle onları taciz etmeyi bırakıp, hafifçe yan döndüm. Dikkatimi başka şeylere vermeye çalıştım. Beyaz papatyalar. Hayır. Kocaman bir çekirge. Hayır. Basketbol oynayan havalı kıtırlar. Ne kadar da seksilerdi. Tanrım. Kimi kandırıyorum ki? Her ne kadar havalı, kaslı, seksi olsalar da hiçbiri ilgimi çekmiyordu. Hiçbir zaman çekmemişlerdi.
İlgimi çeken ve düşüncelere dalmamı sağlayan tek bir kişi vardı. Tanrı sanki hepimizi bir çırpıda yaratmış, onu yaratırken üzerinde saatler boyu uğraşmıştı. Kusursuzdu. Var olamayacak kadar kusursuzdu. Kusur bulmak imkansızdı. Ama asla onunla konuşabilecek düzeye gelememiştim.
Duygusuzdum. Duygusuz yaşamayı öğrenmiştim. Ta ki onu görene dek. İçim yumuşamıştı. Bu histen hiç hoşlanmamıştım. Yumuşamak istemiyordum.
Daha sonra böyle yaşamayı öğrendim. Sevilmeyen ama seven kişi. Hep arka plandaydım. Kimse beni umursamazdı. Kimseye kimi sevdiğimi, ne hissettiğimi sezdirmezdim.
Kimse düşünemezdi ki. Popülerle ineğin aşkını. Onun gri gözleri vardı, upuzun kirpikleri, kumral saçları, kaslı kolları ve baldan tatlı dudakları. Hep öpmek istediğim.
Benimse açık kahve saçlarım ve açık mavi gözlerim vardı. Gözlerim kimse için bir anlam ifade etmezdi.
Evet. Shane. Onu seviyorum. Ben ona aşığım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yasak Aşk
RomanceHannah ve Shane'in yasak aşkı. "Evet. Shane. Onu seviyorum. Ben ona aşığım."