~3~

348 19 0
                                    

Neyden bahsediyo bu ses yine. Ne kokusu. Bi dakka ben yanlış duymadım değilmi bana Tanrıça dedi. Tanrım bu ses neler saçmalıyor böyle. Önce ban kızım diyo sonra tanrıça diyo. Ama benim bunları düşünmeden önce burdan kaçmam lazım. Önce saklandığım dolabın kapaklarını açtım ardındanda yavaşça yere atladım. Ses biraz daha yavaş hareket edersen yaptığımız büyü bozulacak o yüzden acele et. Ben sesi onaylayarak hızlıca kulube gibi yerden çıktım ve küçük ışıkları izleyerek koşmaya başladım. Ne kadar koştum biliyorum ama bacaklarım ölmüştü. Arkamda sanki biri tarafından izlenme hissi beni delirtiyodu. Sanki her an arkamdan biri çıkıp boğazıma yapışıp beni öldürecek gibi hissediyodum. Şu iki gün içinde hayatım boyunca yaşamadığım şeyleri yaşadım. Ben bunu düşünürken sonunda ana yola çıkabilmiştim. Yoldan çok sık araba geçmiyodu. Önümde bir araba durdu. Arabada yaşlı bir amca ve bir nine vardı. Bende onlardan rica ettim ve beni evimin yakınlarında indirdiler. Onlara teşekkür ettim ve seri adımlarla eve doğru ilerlemeye başladım.

Sesle konuşmaya başladım. 'Ses ben neden her an arkamda biri var gibi hissediyorum.' çünkü arkanda bir var. Ben korkuyla arkama döndüm ama kimse yoktu. Tekrar sesle konuşmaya başladım. 'Of ses beni korkuttun. Bende gerçek biri var sandım' arkanda gerçekten biri var. Ben korkuyla yine arkama döndüm. Aslında dönmezdim ama çok ciddi konuşuyodu. Ben arkamda yine kimseyi göremedim. Yine sesle konuşmaya başladım 'ses beni mi korkutmaya çalışıyosun.' sesten cevap yoktu. İyide ses bana neden cavap vermedi.''Ses ordamısın hala." bunu sesli söyledim sanırım cünkü dışardaki herkes bana döndü. Ben daha fazla rezil olmamak için dahada hızlanarak eve girdim. Kendimi o sıcacık yatağa atmak için hızlı bir duş alıp çıktım. Ama ben hala çok huzursuzdum. Tekrar sese çağırdım 'ses ordamısın.' burdayım Sofia. 'Bende sen gittin sandım ses. Ama ben neden bu kadar huzursuzum.' arkanı dön. Sesin dediği ile yavaşca arkamı döndüm. Arkamda birbirinden farklı 4 tane değişik yaratık vardı. Korkarak sese 'bunlar da ne ve benim evimde ne işleri var.' korkma sana bahsettiğim koruma ejderlerin sana zarar vermeleri imkansız onlardan korkma ve onlara yavaşça yaklaş. Ben sesin dediğini yapmak yerine onlardan yavaşça uzklaştım ama ben uzaklaştıkça bunlar bana doğru geliyodu. Daha fazla gidemeden küçük şeylerden biri üzerime atlayıp salyalarını akıta akıta benim yüzümü yalamaya başladı. Korkarak onu üzerimden attım. Odama gidip kapıyı hızla kapatıp ardında kitledim. Şu iki günde yeterince şey yaşamıştım ve daha fazla şey kaldıramam. Biraz olsun kafamı dağıtmak adına yatağa girdim ve gözlerimi kapattım.
Ama uyuyamıyodum. Sanki birşey uyumamı istemiyodu. Gözlerimi huzursuzca açtım. Ve işte. Benim uyumama sebebim şu an tam karşımda. Salonda gördüğüm yaratıklar. İyide bunlar odaya nasıl girdi. Ben kapıyı kitlemiştim. Sen nereye gidersen istersen dünyanın ötteki tarafına git onlar seni bulur ve oraya gelirler. "İyide onlara bişey yapmadım ki" bunları sesli söylemiştim. Onlara bişey yapmana gerek yok ki onlar senin koruma ejderlerin. Senden asla ayrılmazlar. "Nasıl yani ben şimdi bütün hayatımı bunlarlamı geçiricem" bunları söylerken resmen bağırmıştım. Evet Bidaka ya "Ses ormandada, eve gelirkende arkamda biri varmış gibi hissetmemin sesbebi bunlardı demi?" Evet "Ses sana bişey daha sorabilirmiyim?" Sor Sofia "Peki ben bunlarla nasıl dışarı çıkıcam ya biri görürse" Onları normal insanlar göremez Sofia. "Bi soru daha sorim mi?" Sor Sofia sor. "Madem onları sadece normal insanlar göremiyo yolda gelirken arkamı döndüğümde ben niye göremedim?" Aslında onları görmemen lazımdı çünkü sen daha 24 yaşındasın. Bunun nedenini bende bilimiyorum. " Hayır ses yanılıyosun ben 23 yaşındayım." Ahhh Sofia bazı şeyleri öğrenmen için zamana ihtiyacın var. "Neden bahsediyosun ses? Neyi öğrenmem için zamana ihtiyacım var?" Sabret Sofia sabret. Elbet herşeyinn zamanı gelecek. Sadece sabret. "Ne saçmalıyosun ses." Biliyomusun Sofia sana bişey anlatamam ama bişeyler gösterebilirim. "Ne" Sadece ne diyebildim. Sesin neyden bahsettiğini bilmiyorum. Ama eninde sonunda öğrencektim. Sofia dediğim şeyi görmek istiyormusun? İstemiyormusun? "İstiyorum." İyi o zaman banyodaki aynanın önüne git. Ben sesin dediğini yapıp banyodaki aynanın önünde durdum. Şimdi kendine dikkatlice bak. Ben yine sei dinleyip yüzümden başlayıp yavaşça boynuma doğru indim. Gözlerimle boynumdaki dövmelere bakıp yavaşça daha aşağı indim. Ama bi dakka benim boynumda dövme yoktu ki. Önce boynumun sol tarafına ardından sağ tarafına baktım.

"Dövmelerin ikisi de çok hoş ama bunlar ne anlama geliyo ses" Fazla mı meraklasın acaba Sofia? "Ses bu kadarını gösterdin anlamlarınıda söyleyiversen olmaz mı?" Bilmem olur mu? "Bence olur

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Dövmelerin ikisi de çok hoş ama bunlar ne anlama geliyo ses" Fazla meraklasın acaba Sofia? "Ses bu kadarını gösterdin anlamlarınıda söyleyiversen olmaz mı?" Bilmem olur mu? "Bence olur." Bence olmaz Sofia. "Aman be ses iyi söyleme. Söylesen ölürsün zaten." Ben sesle konuşmaya öyle bir dalmışım ki içerden gelen kırılma seslerini daha yeni duyuyorum. Koşa koşa içeri gittim. Şu dört küçük yaramaz içerde ne varsa haşat etmiş. Bağırarak "Sizi küçük canavarlar ne yaptınız evime." İçlerinde kahve rengi olan üzerime doğru gelmeye başladı Ben korkarak sesle konuşmaya başladım. "Ses hani bunlar bana zarar vermezdi. Sanki beni yiyecekmiş gibi bakıyorlar." Onlardan korkma Sofia. Sen onlardan ne kadar korkarsan onlar senden o kadar korkarlar. Ve bu senin iyiliğin için hiç iyi olmaz. Ben sesin dediğini yapıp daha doğrusu yapmaya çalışıp bana yaklaşana elimi uzatıp sevmeye çalıştım ama dikenleri batınca geri çektim.

Sanki onu sevmeye çalışmam hoşlarına gitmişti. Hepsi ayağımın dibine gelip bana sürtünmeye başladı. Bu benimde hoşuma gitmişti. En azından benden korkmuyorlardı. Buda benim işime geliyodu. "Hey ses ordamısın?" Burdayım Sofia. Noldu? "Biliyomusun ses?" sözümü kesti sanki endişeli bir hali vardı. Neyi biliyomuyum Sofia? "Aslında onları ilk gördüğümde hissettiğim şey korku değildi. Başka bişeydi. Neydi bende bilmiyorum ama benim korktuğum şey ilk gördüğümde onları biryerden tanıyomuş gibi hissetmemdi. " Eminmisin Sofia. "Evet. Sanki onları biyerden tanıyo gibi hissediyorum." Dediklerimden sonra sese birkaç kez çağırdım ama bana cevap vermedi.

Ben ne olduğunu anlamdım. İyide ben şimdi ne yaptım. Diye kendi kendime konuşarak odama çıkmaya başladım. Ben yukarı çıkarken arkamdan bana bakan şeyler döndüm. Sanki yukarı çıkmak için benden izin istiyorlardı. Bene hafif bir tebessümle kafamı salladım. Çüşşş ama ya. İyiki bir izin verdik. Az kalsın beni ezip geçiyorlardı. Sakin kalamaya çalışarak odama gitmeye başladım. İçeri girdiğimde gördüklerim karşısında suratımda hafif bir tebessüm olduğuna bahse girerdim. Çünkü 4 küçük adını bimediğim yaratık yatağıma benim sığabileceğim bir boşluk bırakıp etrafına da kenleri yatmışlardı. Bende artık onlardan korkmamam gerektiğini anladığım için bana bıraktıkları yere uzanıp yorganıda üzerime çektim. Artık rahat bir uykuyu hakettim diyerek kendimi uykunun rahatlatıcı kollarına bıraktım.

************************************
Arkadaşlar beğendiyseniz lütfen hayalet okuyucu olmayın. Beğendiyseniz küçükyıldıza tıklamayı unutmayın. Hepinizi seviyorum..
************************************

Kayıp Tanrıça -Buzul Çağ-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin