Gözlerim karanlıktan sıyrılıp tavanımla buluştuğunda boğazımdaki acı tat ile yüzümü buruşturdum.
Ayağa güçlükle kalkarken dudaklarımı ıslatarak yürümeye devam ettim.
Odadan çıkarken sarhoş biri gibi adımlarımı ileri taşımakta zorlanmama, artık şaşırmıyordum.
Kendisini 'gölge' diye tanıtan adamdan haberdar olduğumdan beri kendimi kalem gibi hissediyordum. O yazdıkça, ben azalıyordum. Ve sonum belliydi. O yazmaya hep devam ederse ben bitecektim.
Ellerimi yıkamayı bitirdiğimde mutfak yerine tekrardan odama yöneliyordum.
İştahımı da etkileyen bu olaylar, kendimden nefret etmemi sağlıyordu. Direnemediğim için, bu kadar çok etkilendiğim ve kendimi toparlayamadığım için kızıyordum kendime.
Yatağa oturmamla birlikte ellerimi birleştirip, çenemin altında sabitledim.
Tam o anda gelen mesaj sesi ile tepki vermeden bir süre daha kaldım öylece.
Her geçen saniye büyüyen merakıma yenik düşerek, telefonu elime aldım.
Mesajı okumam ile birlikte dudağımı dişledim. Dişlerimin yarama gelmesi ile inlerken gözüm tekrar kaydı mesaja.
" Az kaldı Işığım. Sana dokunmama, sana ulaşmama çok az kaldı."
Sinirle telefonu kapatırken eski pozisyonuma geri döndüm. Ben niye korkan taraf oluyordum ki?
Canım sıkıldığında yatağa uzanıp, uyumaya çalıştım.
Uzunca bir süre uyuyamasam da, gözlerim sonunda pes etmiş ve perdelerini kapatmıştı...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GÖLGENİN IŞIĞI (Askıya Alındı)
Novela Juvenil"İyi değilsin." dedim soğuk bir tavırla düşüncelerimi dışa vururken. "Biliyorum." Verdiği kısa cevabı es geçtim ve gökyüzündeki karanlıkta kaybettirdim bakışlarımı. "İyi biri olmak istemem." dediğinde kaşlarımı çatıp ona baktım. Ara sıra esen rüzgar...