Bu sabah uykusuzdu Yong Hwa.Ve diğer sabahlar da olacağı gibi.Geceleri yıldızlarla sabahlıyor,gündüzleri uykularla geçirmeye yeniden merhaba diyordu.Okula geldi ve kendisini sırasına güçlükle attı.Yorgunluğu her hâlinden belli oluyordu. Dong Hyun geldi ve yanına oturdu.
Dong Hyun :-Günaydın diyeceğim ama senin pek günaydınlık bir hâlin yok.
Yong Hwa :-Çok uykum var Dong!Dedi ve kollarını sıranın üzerine koyup,başını yasladı.
Dong Hyun :-Işıl 'ın kapısının önünde sabahlamayı bırakmalısın.
Yong Hwa :-İyi de onsuz uyuyamıyorum.Biliyor musun?Benimde psikolojik danışmana ihtiyacım var.
Dong Hyun :-Haydi senin danışmanın ben olayım.Anlat bakalım.
Yong Hwa,doğruldu:-Bir kız var doktor. Onu düşünmeden duramıyorum.Onsuz uyuyamıyor,hep yanımda kalmasını istiyorum.Sürekli gözlerinin gözlerimde,ellerinin ellerimde olmasını da istiyorum.Bunun için bir çözüm var mı?
Dong Hyun :-Ağır,bir aşk tramvası geçiriyorsunuz.Derin bir aşk acısı çekiyorsunuz ve bunun ilâcı ya o kız,ya da yeni bir aşk.Dedi Shin Hye'yi göstererek.
Yong Hwa :-Sen nasıl doktorsun böyle? Nasıl olurda birini Işıl 'ın yerine koyabilirim?
Dong Hyun :-Reçeten bu.İki ilâçtan birini seçeceksin artık.
Yong Hwa, ayağa kalktı:-Sen o reçeteyi yırtıp at bence.Dedi ve konuşarak sınıftan çıkıyordu ki,birden Shin Hye 'ye çarptı. Düşmemesi için,onu belinden tutuyordu.
Shin Hye :-Yong! Dedi kollarında.
Yong Hwa :-Sen,iyi misin? Özür dilerim fark etmedim.
Işıl, onları görmüştü,Özellikle de Jung Yong Hwa 'nın kollarını Shin Hye 'nin belinde.Hem yumruğunu sıkıyor,hem de nefesini tutuyordu.
Eun Sun :-Işıl, ne oldu sana?
Işıl kıskançlık krizine direkt geçiş yapmıştı.Belliki Yong Hwa,Işıl 'ın alıcılarıyla oynamıştı birazcık.Hızla koridorun sonuna gitti ve duvara tekme atmaya başladı.
Eun Sun :-Işıl,kendine gel!Dedi ve kenara çekti onu.
Işıl:-Eun Sun,geçen gece sana söylediklerim vardıya,hepsini unut.Dedi ve sınıfa doğru gitti.
Eun Sun :-Ne oldu şimdi bu kıza?Haa!Kıskandı.Dedi gülerek.
Yong Hwa ve Dong Hyun,ok atmak için çalışma yaptıkları yere geldiler.Üzerinde yine geleneksel Kore kıyafetleri vardı. Atış yapmak için,hedef tahtasının önüne geçti. Okunu çıkardı ve yayına koydu.Gerdi,gerdi ve fırlattı. Fakat,bu sefer,on ikiden değildi vuruş.Sadece ikidendi.Bir ok daha çıkardı,attı.Sonra bir ok daha.Mâlesef,atışları hiçte iyi değildi.Morali bozuk bir hâlde,Dong Hyun 'un yanına geldi.
Dong Hyun :-Ne oldu sana?O mükemmel atışlara ne oldu?
Yong Hwa :-Odaklanamıyorum.Ne zaman, hedefi gözüme kestirsem,o geliyor aklıma.Kore'yi mi terk etsem acaba?
Dong Hyun :-Sanki gittiğin yerde tek başına çok iyi olacaksın.Kendini derslerine filân vermeye çalış.
Yong Hwa :-Sanki kolayda.Ama ben onu nasıl düşünmeyeceğimi biliyorum.
Dong Hyun :-Nasıl?
Yong Hwa :-Gel de gör.
Işıl ve Eun Sun,küçük Hyung 'un evine geliyorlardı.
Eun Sun :-Elindeki poşetlerde ne var?
Işıl :-Biraz meyve.Çocuklar yesin diye.
Eun Sun :-İyi yapmışsın. Dedi ve zile bastı.Kapıyı bayan Ga Yeon açtı.
Eun Sun :-Merhaba!
Bayan Ga Yeon:-Eun Sun, Işıl, hoş geldiniz.
Işıl :-Sizi bir ziyaret edelim dedik.
Bayan Ga Yeon:-Çok iyi yapmışsınız.İçeri gelin hadi.Dedi gülümseyerek. Işıl ve Eun Sun içeri girdiler.
Işıl :-Küçük Hyung nerede bakalım? Dedi ve birden şaşıp kaldı. Yong Hwa, Hyung 'un babası'nın yanında, bir arkadaşı ile onu muayene ediyordu.
Eun Sun :-Bu Jung Yong Hwa!
Işıl :-Evet o!
Bayan Ga Yeon :-Buraya eşim için gelmişler.Onu tedavi etmek için.Küçük bey çok iyi biri.Gelirken,bir sürü şey de getirmiş.
Işıl ve Eun Sun, koluğun üzerinde ki çocuk kıyafetlerini gördüler.Sonra hemen yanında ki oyuncakları.
Eun Sun :-Bu çocuğun başına saksı filân mı düşmüş acaba?Ne olmuş böyle?
O anda Yong Hwa, onları gördü.Ayağa kalkıp,yanlarına geldi.
Yong Hwa :-Merhaba.
Işıl :-Hangi rüzgâr attı seni buraya?
Yong Hwa gülümsedi :-Bir doğum günü dileğini gerçekleştirmek için geldim.Seni burada görmeyi beklemiyordum.
Işıl :-Ben de seni.Aslında ben buraya hep gelirim.
Küçük Hyung, koşarak geldi ve Yong Hwa onu kucağına aldı. Boynuna sarıldı Yong 'un.
Hyung :-Işıl abla,biliyor musun?Galiba doğum günü dileğim gerçek oluyor.Babam iyileşek galiba.
Işıl gülümsedi :-Bence baban çok sağlıklı olacak.
Hyung, Yong Hwa 'yı öptü.
Yong Hwa :-Senin mutlu olman benim için çok önemli.Dedi gülümseyerek.
Bayan Ga Yeon :-Anneniz bayan Mi Ja'ya ve size yardımlarınız için çok teşekkür ederim.
Yong Hwa :-Önemli değil.Bu bizim görevimiz.
Işıl, Yong Hwa 'ya baktı. Bir insan ancak bu kadar değişebilirdi.Hem de yüz seksen derece.Jung Yong Hwa, ne kadar da mütevaziydi.O hırçın,genç ortadan kaybolmuştu sanki.
Işıl :-Peki,Hyung 'un babası için ne diyor doktor?
Yong Hwa :-Sen oyuncaklarınla oyna haydi.Birazdan bende gelirim,beraber oynarız tamam mı?Dedi saçlarını okşayarak.
Hyung :-Tamam! Dedi ve gitti.
Yong Hwa, Işıl ile dışarı çıktı.Konu biraz ciddi idi çünkü.Merdivenlere oturdular.
Yong Hwa:-Doktorun dediğine göre,beyefendinin iyileşmesi zor.Ama imkânsız değil.Sadece pahalı ve zahmetli bir tedaviden geçmesi gerekiyormuş.Hastalığı fiziksel olduğu kadar, psikolojikte.
Işıl :-Bak şimdi.Küçük Hyung, ne kadar da ümitlenmişti.Çok mu pahalıymış tedavi?Meselâ ben çalışsam,karşılayamam mı?Dedi.Üzülmüştü durumun böyle olumsuz gitmesine.
Yong Hwa, gülümsedi ve Işıl 'a baktı. Özlediği o gözlere.
Yong Hwa :-Çok iyi bir kızsın.Malesef senin karşılayamayacağın kadar pahalı.Ama ben karşılayabilirim.Sen merak etme.
Işıl, Yong Hwa 'ya baktı.Sevinmişti.Öyle ki bir anda elinde olmadan Yong Hwa 'ya sarılıverdi.Heycandan olsa gerek.
Işıl :-Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim. Dedi ve geri çekilip,içeri gitti. Yong Hwa, arkasından bakıyordu gülümseyerek.Ayağa kalktı, elini ensesine götürdü.
Yong Hwa :-Çok güzel bi hismiş insanları mutlu etmek!Dedi gülümseyip kalmış yüzü ile.
Akşam olmuştu. Işıl ve Eun Sun, mutfakta mısır patlatıyorlardı.Bu gece onların sinema geceleriydi.Yong Hwa ve Dong Hyun için ise,Işıl ve Eun Sun 'u bekleme gecesi.
Dong Hyun :-Sen her gece burada mısın?
Yong Hwa :-Hem de her gece.Onsuz uyuyamıyorum diyorum sana.
Dong Hyun :-Keşke göstermeseydim bu eviSabaha kadar burada mısın diye soracağım ama burada sabahladığın okulda uyumandan belli zaten.
Yong Hwa :-Merak etme.Bana kötülük değil,iyilik yaptın.
Dong Hyun :-Keşke bu kızı sizin eve geri döndürmenin bir yolu olsaydı.En azından geceleri uyurdun.Üstelik uyumadığın gibi uyutmuyorsunda.
Yong Hwa :-Bana diyene bak.Bu evi sen gösterdin bana.Demek ki arada bir gelip,Eun Sun 'u bekliyorsun burada.
Dong Hyun :-Ne yalan söyleyeyim öyle oldu.Dedi gülerek.
Yong Hwa :-Keşke yine çıksa dışarı. Görsem yüzünü.
Dong Hyun :-Bir gece yakalanacağız ama.
Yong Hwa :-Kızın ayrılığı bile aşk oldu bana.Seviyorum onu.Haydi çık şu balkona.Dedi ve Dong Hyun ile birlikte,eve doğru baktılar. Birden,camda bir yüz belirdi.Kırışıklıkları olan,kızgın bakışlı bir yüz.O an Yong Hwa ve Dong Hyun "Aaaa!"diye korku ile bağırmaya başladılar. Bu yüzde neydi böyle?
:-Çıkın şu arabadan!Diye bağırıyordu kendilerine.
Dong Hyun :-Yong Hwa, çok korkuyorum!
Yong Hwa :-Ben de Dong!
:-İnin çabuk sizi röntgenci sapıklar sizi!
Yong Hwa :-Röntgenci mi?
Dong Hyun :-Sapıklar mı?
İkisi de indiler arabadan. Arabanın önünde ki yaşlı bir teyze idi.Ve o Eun Sun 'un komşusuydu.
Yong Hwa :-Ama bizi yanlış anladınız teyzeciğim.Biz sapık değiliz.
:-O zaman ne işiniz var bu evin önünde?Hem de bu evde iki tane genç kız yaşıyorken.Dedi ve ikisininde kulaklarını tutuverdi teyze.Koparırcasına çekiyordu.
Dong Hyun :-Ah!Çok acıyor.Biz o kızları tanıyoruz hem.
Yong Hwa :-Lütfen,çekmeyin.Arkadaşım doğru söylüyor.
:-Benimle gelin sizi sapıklar sizi.Dedi ve eve doğru götürdü onları.
Işıl ve Eun Sun 'da konuşuyorlardı.
Eun Sun :-Bu çocuğun başına saksı düşmüş ya da senden sonra ateşli bir hastalık filân geçirmiş.
Işıl güldü:-Sadece iyi biri olmaya çalışıyor.Başarıyorda.Aslında o çok iyi,temiz kalpli biri.Sadece şartlar bencil olmasını sağlamış.
Eun Sun :-Bakıyorumda sana ettiklerini unutmuş gibisin.
Işıl :-Arada bi unutuyorum işte.
Eun Sun :-Şimdi burada olsa ne yaparsın Işıl, söylesene?
Işıl :-İtiraf etmesi zor belki ama sevinirdim galiba.Keşke burada olsa!Ama kim bilir nerede,ne yapıyordur?
Eun Sun güldü. Birden kapı çaldı.
Eun Sun :-Kim ki bu saatte?Dedi ve kapıya doğru yöneldi.
Işıl :-Bekle beraber açalım.Gece,gece kim acaba?
Eun Sun, kapıyı açtı. Birden karşısında, kulaklarından çekilerek getirilmiş Yong Hwa ve Dong Hyun 'u gördü.Hemde teyze tarafından.
Eun Sun :-Ne oluyor acaba?
Işıl :-Size ne oldu böyle?
:-Bu ikisini sizin evi gözetlerken yakaladım.Bir kaç gecedir takip ediyordum zaten.Gelip,arabayı ağaçların arkasına çekip,sizin evi izliyorlardı sabaha kadar.
Işıl ve Eun Sun :-Ne?
Dong Hyun :-Sana yakalanacağız demiştim.Dedi fısıldayarak.
Yong Hwa :-Sen sussana bi.
Teyze yine çekti kulaklarını.Belleri bükülmüştü ikisinin de.Neredeyse,yaşlı teyzenin boyuna kadar gelmişti boyları.
Yong Hwa :-Çekmeyin artık yeter!
:-Kızlar, siz bunları tanıyor musunuz?
Eun Sun :-Eevet.İçeri gelin bari.Böyle dışarıda olmuyor.
Teyze ve bizimkiler içeri girdiler.Yalnız,teyzenin elleri hâlâ Yong Hwa ve Dong Hyun 'un kulaklarındaydı.
Işıl :-Şeyy,kulaklarını bırakın isterseniz.
:-Emin misiniz?Bu sapıkların kulaklarını koparmak gerek.
Yong Hwa :-Yok artık!
Eun Sun :-Eminiz bırakın.
Teyze, nihayet bıraktı.İkisi de kukaklarını ovmaya başladılar.Kıpkırmızı olmuştu sürekli çekiştirilmekten.
Yong Hwa :-Kulağımı hissetmiyorum.Yoksa koptu mu?
Dong Hyun :-Yok,yerinde duruyor.
:-Söyleyin bakalım, ne işiniz var her gece bu evin önünde?
Işıl, Yong Hwa 'ya baktı. Gerçekten de ilginç bir durumdu bu.
Eun Sun :-Evet,söyleyin ne işiniz var burada?Sapıklar sizi.
Yong Hwa :-Birincisi biz sapık değiliz.İkincisi kötü bir niyetimiz yoktu.
Dong Hyun :-Evet yoktu.
:-Eee?Dedi teyze cevap beklercesine.
Yong Hwa ve Dong Hyun, birbirlerine baktılar. Verecek bir cevap vardı da onu söylemek biraz zordu.
:-Sapık bunlar kızlar,bakın verecek cevapları da yok.Ben polisi arayayım en iyisi.
Dong Hyun ve Yong Hwa :-Hayır! Diye bağırdılar bir ağızdan.
Işıl :-Bir saniye durun teyzeciğim.Neden geldiklerini bir anlayalım.
Eun Sun :-Evet,sizi dinliyoruz.
Yong Hwa caresiz kalmıştı. Bir ara parmağı ile oynamaya başladı. Işıl 'a baktı önce, sonra Eun Sun 'a ve Dong Hyun 'a.Bir de teyze'ye.Korkuyla geri çekildi hemen.
Dong Hyun :-Konuşsana,yoksa bizi polise vercekler.
Yong Hwa :-Üzgünüm Dong Hyun!Dedi çaresizlikle.
Dong Hyun :-Ne?
Yong Hwa, bir süpriz yapmak üzereydi.Bir itiraf.Ama kendisinin saklı gerçeğini değil.Dong Hyun 'un gerçeğini itiraf etmek üzereydi.
Yong Hwa :-Biz geceleri buradayız,çünkü Dong Hyun, Eun Sun 'a aşık!
Eun Sun,Işıl ve Dong Hyun :-Ne?
Birden,bakışlar Dong Hyun 'un üzerinde toplandı.Özellikle de Eun Sun 'un ki.
Dong Hyun :-Yong, sen ne diyorsun?
Yong Hwa :-Seni feda ettim kusura bakma. Diye fısıldadı.
Dong Hyun :-Seni buraya hiç getirmemeliydim.
Teyze hepsine birden baktı.Ortalık karışacak gibiydi. Usulca kaçtı oradan.
Eun Sun :-Kim Dong Hyun! Neler olduğunu açıklayacak mısın? Dedi bağırarak.
Dong Hyun :-Şeyy!Dedi başı önde.
Yong Hwa fısıldadı :-Beni affet ne olur!
Dong Hyun :-Asla!Dedi ve kızarcasına baktı arkadaşına.
Işıl :-Eun Sun,neden bağırıyorsun?Belliki aşık olmuş sana ve açılamamış.Ne var bunda?Dedi ve göz kırptı Dong Hyun 'a.Durumu kurtarmak istiyordu.
Eun Sun :-Ama teyzeye rezil olduk.Belki de başkalarınada.
Yong Hwa :-Yok kimse görmedi.Dedi ağızından kaçırarak.
Işıl :-Sizin ne işiniz vardı burada acaba küçük bey Jung Yong Hwa?
Dong Hyun :-Hah!Bunu cevapla bakalım?
Yong Hwa :-Şu resmiyeti bırakır mısın artık?
Işıl :-Üzgünüm canım bırakamam.
Yong Hwa :-Canım dedin ama.
Işıl :-O cümle içinde bir kelime.Hem araya lâf kaynatma.Soru sordum değil mi?
Yong Hwa :-Dong gelmemi istediği için buradayım ben.Yoksa Eun Sun 'un evini nereden bileyim ben?
Dong Hyun :-Yalancı!Dedi Yong Hwa 'ya bakarak.Yong ise karnına dirseği ile vurdu Dong Hyun 'un.
Eun Sun :-Aferin size.Ya teyze,annemlere söylerse!
Dong Hyun, aşık olduğu için hiç bu kadar azar yememişti.Bir an kızdı Eun Sun 'a.İki adım ileri çıktı.
Dong Hyun :-Eeeeh!Yeter artık ama. Hem gece soğukta burada bekleyelim,hem kulağımız koparılacak kadar çekilsin,bir de aşık oldum diye azar işiteyim senden.Bu ne böyle?Sana aşığım Eun Sun ve isterse,komşuların değil,ailen duysun.Onlara da söylerim.Korkmuyorum tamam mı?Eğer senin bir erkek arkadaşın varsa,orasını bilemem tabii.
Işıl gülümsedi. Eun Sun ve Yong Hwa ise şaşkınlıkla bakıyorlardı Dong Hyun 'a.
Dong Hyun :-Oh!Söyledim sonunda.
Eun Sun :-Hayır yok.Dedi kısık bir ses ile.
Dong Hyun :-Ne?
Eun Sun :-Erkek arkadaşım yok.Dedi gülümseyerek. Belliki cesaret dolu bu ani çıkış,hoşuna gitmişti.Ya da cümlenin içinde geçmekte olan "sana aşığım"bölümü.
Yong Hwa gülümsedi ve az önce,ecel terleri döken arkadaşının omuzuna elini koydu.
Dong Hyun :-Sevindim!Dedi ve Eun Sun 'un yanına geldi.Yong Hwa 'da Işıl 'ın yanına.
Işıl :-Harika bir işti Jung Yong Hwa. Diye mırıldandı kulağına doğru.
Yong Hwa güldü :-Her şey doğaçlama gelişti.Yalnız,o kadar bağırmadan sonra,Eun Sun neden birden yumuşadı anlayamadım doğrusu?
Işıl gülümsedi :-Kadınlar, cesur erkekleri severler.
Yong Hwa :-Bak sen!Bizim küçük dadı neler de biliyormuş?
Işıl :-Ben sizin dadınız değilim artık küçük bey.
Yong Hwa :-Peki neden küçük bey diye hitap ediyorsun bana?Üstelik antlaşmayı henüz yırtmış değilim.Bu da o eve geri döneceksiniz demek hanım efendi.
Işıl :-Asla beyefendi.
Yong Hwa :-Görüşürüz dadıcığım!Dedi üzerine bastıra bastıra.Işıl diğer tarafa döndü yönünü.Yong Hwa 'da aksi yöne.
Eun Sun :-Bir daha bir şey itiraf etmek istediğinde kapımda bekleme.Yanıma gelebilirsin.
Dong Hyun :-Emin olabilirsin.
Eun Sun güldü :-Yalnız, elinde bir buket çiçek ile gelseydin,daha romantik olabilirdi.
Dong Hyun :-Yakalanacağımı bilseydim,emin ol getirirdim.
O anda dördü de gülmeye başladılar.
Yong Hwa ve Dong Hyun eve doğru geliyorlardı araba ile.
Dong Hyun :-Bu gecenin böyle biteceği hiç aklıma gelmezdi.
Yong Hwa :-Arkadaşına bir teşekkür et bari.Bence hak ettim.
Dong Hyun :-Kendini kurtarmak için beni ispiyonlamana kızmıştım ama sonu iyi biten her şey,iyidir.O değil de Eun Sun o kadar kızdı bana,sonra gülümsedi meydan okuyunca.
Yong Hwa :-Kızlar,cesur erkekleri severler. Dadım öyle söyledi.
Dong Hyun :-Sanki sen de cesur olmaya karar vermiş gibisin?
Yong Hwa :-Ben zaten cesur bir erkeğim.
Dong Hyun :-Onu korurken cesursun evet ama Işıl 'a olan aşkın söz konusu olduğunda itiraf etmekte gayet korkaksın.
Yong Hwa :-Haklısın.Yeni bir savaş başlıyor artık Işıl ile aramızda.
Dong Hyun :-Savaş mı?
Yong Hwa :-Evet.Onu geri getirme savaşı.Ve bu savaşı kaderi ve aşkımı arkama alıp ben kazanacağım.
Yong Hwa, savaş kazanmakta gayet iyiydi aslında.Karar verdiğinde yapamayacağı şey olmayan bu Koreli,belki de dadısını tekrar kazanabilirdi.Hem de yeni, iyi kalbi ile.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BENİM KÜÇÜK DADIM
FanficKORE DRAMASI TADINDA Haylaz mı haylaz Koreli bir gencin,Türk bir dadı ile imtihanı. "Her erkeğin içinde bir çocuk vardır.Her kadının içinde de bir anne. İşte bu yüzden kadınlar erkekleri ilelebet taşıyabilirler."