Memories From The Past

946 25 8
                                    

(Merhaba arkadaşlar, bu hikaye benim yaklaşık bir yıl önce yazdığım bir hikaye. Açık konuşmak gerekirse fanfiction yazmayacaktım sayfaya ama beni ve anlatımımı tanımanız için Harry Styles hikayemi koymaya karar verdim. Hazır da olan bölümlerim var eğer beğenirseniz devam ettireceğim ama eğer güzel yazıyorsun ama bu hikayeyi istemiyoruz derseniz de kafamdaki hikayemi hemen yazmaya başlayacağım. Yani sizin isteklerinize bağlıyım. Kocaman öpücükler :* )

GİRİŞ

2009 CAMBRIDGE

“Koş Styles koş!”

“Hadi Emma!”

Bu bağırışları duymamaya çalışarak tüm hızımla koşmaya devam ettim. Çayırdan aşağı inerken hala ondan öndeydim.

Arkama baktığımda endişeyle bana baktığını ve hızlanmaya çalıştığını gördüm.

Bunu başaramayacağını anlamalıydı. Beni geçemezdi. Buna izin vermezdim. Onu bir şeyde yenmek çok böbürlendiği sadece bir yıllık yaş farkını pekala bir yerine monte edip bir daha benimle uğraşmamasını sağlayabilirdi.

Kafamı hemen geri çevirdim çünkü rüzgardan dolayı kumral saçlarım gözüme girmeye başlamıştı.

Evet epey koşmuştuk ve bitişi görebiliyordum. Bu benim bay zorbaya karşı kazandığım harika bir zafer olacaktı.

Herkes hala bağırıp çağırıyordu. İplerin arkasında bizimle beraber koşup adımı deli gibi bağıran Jessie’yi görebiliyordum.

 Ah hayır olamaz. Benim hizama gelen kıvırcık saçları gördüğümde moralim tamamen yerle bir olmuştu. Yanımdan geçip giderken eliyle kafama hafifçe vurup, sinsi bir şekilde gülümsedi.

Evet artık görebildiğim tek şey o pisliğin kıçıydı.

Lanet olsun Jess.

Ona öfkeli bir şekilde baktığımda bana önümdeki bir şeyi gösterip bağırıyordu:

“Em! Önünde bir ağaç var! Kıçım kadar bir ağaç var dikkat et!”

Bu sözleri duyduktan sonra seksi bir hareketle manevra yapıp ağacın önünden çekildiğimi söylemek çok hoş olabilirdi. Ama aksine panikleyip resmen ağaca doğru koştum ve sonunda kendimi çamurun içinde “Başardın Styles!” tezahüratları dinlerken buldum.

Birkaç dakika sonra Jessie’nin kızıl saçları yüzüme gölge yaptı.

“Aman tanrım! Seni şapşal. Sana kıçım kadar bir ağaç olduğunu söylemiştim.”

Bana elini uzattı ve oflayarak yerden kalktım.

“Em, iğrenç görünüyorsun.”

“Ah öyle mi? Ben bütün insanların önünde gayet güzel bir etki bıraktığıma ve şu anda çok ateşli gözüktüğüme emindim.” dedim yapmacık bir gülümsemeyle.

Memories From The PastHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin