28.Bölüm-İlk Öpücük

249 19 15
                                    

  Işıl, çok gülmüştü narkozun etkisiyle.Ama bu sefer,ağlama vaktiydi.Çok ağlayacaktı.Üstelik, sadece bir dedikodunun yüzünden.Bir dedikodu yüzünden Yong Hwa, sevdiği kızın göz yaşlarına dayanamayacak ve kendini kaybedip,aşkının akışında sürüklenecekti.
  Işıl, Yong Hwa 'nın omuzunda uyuyordu merdivenlerde oturmuş.Saçlarını arkada topladığı pembe kurdele yanına düştü hemen Yong'un.Usulca aldı ve sonra vermek üzere cebine koydu.
  Eun Sun, koşarak çıktı birden merdivenleri ve yanlarına geldi.Telaşlı,bir o kadar da endişeli idi.
  Eun Sun :-Yong, Işıl 'ın nesi var?Acilen eve geldiğini söylediler hastahaneden.Ben de eşyalarını alıp,buraya geldim. Dedi telaşla.
  Yong Hwa :-Korkma Sun, bir şeyi yok.Sadece,yanlışlıkla narkoz aldı.Dedi gülerek.
  Eun Sun gülümsedi:-Ne?
  Yong Hwa :-Işıl 'ı görmen gerekirdi.Çok komikti.
  Eun Sun :-Peki,neden burada oturuyorsunuz?
  Yong Hwa :-Anahtarımız yok.
  Eun Sun :-Doğruya.Unutmuşum.Dedi ve kapıyı açtı.
  Yong Hwa, yavaşça kucağına aldı Işıl 'ı.İçeri girdi,odasına götürdü ve yatağına yatırdı.Işıl, öyle güzel uyuyordu ki.Gülümsedi Yong Hwa.İki gündür vermek için beklediği kâğıdı da yanına bıraktı ve dışarı çıktı. Gerçekten,onun ki gibi bir uykuya kendininde ihtiyacı vardı.
  Yong Hwa :-Ben artık çıksam iyi olacak.
  Eun Sun:-Gidiyor musun? İstersen,Işıl uyanana kadar bekle.
  Yong Hwa :-O bu gün o kadar çok ağlayıp,o kadar çok güldü ki,kolay kolay uyanamaz.
  Eun Sun güldü:-Şu olanları en baştan dinlemek isterdim.
  Yong Hwa :-Işıl, anlatsın diyeceğim ama,onun bir şey hatırlayacağını pek sanmıyorum.Ben artık gideyim.
  Eun Sun :-Yong,Işıl 'ın yanında olduğun için teşekkür ederim.
  Yong Hwa :-İnan bana zevk ile yapıyorum.Hoşçakal.Dedi ve gitti.
  Gece olmuştu.Jung Yong Hwa, yatağına uzanmış,bu gün olanları düşünüyordu. Bir an güldü Işıl 'ın o komik hâllerine.Sonra kendisine söylediği o sözleri anımsadı.Ne güzel sözler sarf etmişti kendisi ile ilgili.Elinde Işıl 'ın pembe saç kurdelesi ile düşüncelere dalmıştı.Vermeyi unutmuştu.Belki de vermek istemediği için unutmuştu. Kokladı.Evet,Işıl 'ın saçlarının kokusu vardı üzerinde. Gözlerini yumdu ve bir daha kokladı.
  Yong Hwa :-Acaba,insanların narkoz etkisinde söylediklerinin,bilinç altındakileri yansıttığı doğru mudur?Doğru olsa bile, beni sevdiğini söylemesi,bana aşık olduğunu göstermez ki.Yine de beni sevmesi,kalbimde ki aşkı biraz daha arttırdı.Kabini kıracak o cümleleri kurmama rağmen,yine de beni sevdiğini bilmek güzel.Aşk ya da başka türlü.Önemli değil.Keşke nazlanmasanda,eve geri dönsen be küçük dadı! Keşke.
  Işıl ise elinde Yong Hwa 'nın kendisine bıraktığı not ile oturuyordu yatağın içinde.
  :-Sen kabul etsen de etmesen de benim küçük dadımsın.Ve ne pahasına olursa olsun,seni bu eve geri dödüreceğim.
  Işıl gülümsedi ve gömüldü yatağının içinde.Yong Hwa, büyük bir meydan okuma ile yazmıştı bu notu ama bu not,Işıl 'ın kafasını karıştıracak büyük bir unsur olacaktı yaşanacak o olayda.
  Bu gün okul günüydü ve yine kötü plânlâr dönüyordu.Shin Hye ve Woo Bin, bir köşeye sinmişler konuşuyorlardı.
  Shin Hye :-Sana kızı kendine aşık et diyorum,sen öpmeye kalkıyorsun.Sapık mısın sen?
  Woo Bin :-Belki bu şekilde aşık olur bana diye düşündüm.
  Shin Hye :-Aptal.Senin bir şey becereceğini sandığım için,bütün hata bende.Sağlam bir plân yapmam gerek.
  Woo Bin :-Ben artık bu işte yokum.Işıl 'dan da vaz geçtim.
  Shin Hye :-Neden o?
  Woo Bin :-Her seferinde Jung Yong Hwa 'dan yumruk yemekten, yüzüm gözüm dağıldı.Ve yüzüm,benim en değerli hazinem.
  Shin Hye :-Korkuyorum desene sen şuna.
  Woo Bin :-Evet,korkuyorum.Senin tuzun kuru.Olan bana oluyor.Hem,bence sen de vazgeç.Yong Hwa 'yı az çok tanıyorsam,Işıl 'a deli gibi aşık.
  Shin Hye :-Saçmalama.
  Woo Bin :-Ben pes diyorum.Artık tek başınasın.
  Shin Hye :-Gidersen git.Zaten bütün plânlarım senin yüzünden berbat oldu.Kızı öpmeye kalkmalar filân.
  Woo Bin :-O ne demek öyle?
  Shin Hye :-Böyleler için namus çok önemlidir.Ve ben bunu nasıl kullanacağımı iyi biliyorum.Işıl, Yong Hwa 'dan tamamen,ayrılacak.Bu iş bitti.
  Woo Bin :-Aklında ne var senin?
  Shin Hye gülümsedi sinsice:-Öyle bir dedikodu yayacağım ki ne Işıl 'ın bu okulda kalacak yüzü,ne de Yong Hwa 'ya karşı beslediği bir sevgisi kalamayacak.
  Shin Hye,etkili bir plân yapıyordu.Çağımızın vebası olan dedikoduyu kendi amacı için iyi kullanacaktı.Küçük bir söz,ne kadar tehlikeli olabilirdi ki?Koskoca bir okulu ve Işıl ile Yong Hwa 'nın hayatını değiştirebilecek kadar tehlikeli olabilirdi.
  Okul küçük değildi ama Shin Hye 'nin çıkardığı dedikodu çabuk yayılmıştı.Herkes,neredeyse herkes fısır fısır bu konu hakkında konuşuyorlardı. Nedendir bilinmez,insanlar başkalarının hayatlarıyla,seçimleriyle ve yaptıkları ile ilgili konuşmayı çok seviyorlar.Hele de Jung Yong Hwa gibi popüler biriysen.
  Okul, resmen magazin programına dönmüştü.Her yerde bu konu.Olmamış ya da gerçekten yaşanmamış bu konu ne kadar da çekmişti insanların ilgisini.Resmen konuştukları ile hem Işıl 'ın,hem de Yong Hwa 'nın günahını alıyorlardı.Dedikodudan daha çok iftira olan bu yalana herkes râbet etmişti bile.
  Işıl ve Eun Sun,okulun bahçesine giriş yapmışlardı.
  Eun Sun :-Anlatsana,ne yaşadınız Jung Yong Hwa ile.Çok komik olduğunu söyledi.
  Işıl :-İnan bana,Yong Hwa 'yı bulsam,o soruyu ben de soracağım ona.Çünkü acilde ki o maskeyi taktıktan sonrasını ben de hatırlamıyorum.Dedi gülerek.
  Eun Sun :-Acaba aşkını filân itiraf etmiş olmayasın?
  Işıl telaşlandı birden:-Olabilir mi böyle bir şey?Eun Sun,ya saçmaladıysam?
  Eun Sun :-Olur mu olur.
  Işıl :-Benim hemen Yong Hwa 'yı bulmam lâzım.Hem de hemen.
  Eun Sun :-Baksen şimdi nasıl merak ettim.Umarım açıklamışsındır ona aşık olduğunu.
  Işıl :-Ağzından yel alsın.Dedi ve etrafına bakındı Jung Yong Hwa 'yı bulmak için.Fakat,o an kendisine bakıp,fısır fısır konuşan insanları gördü.
  Eun Sun :-Nereye bakıyorsun Işıl?
  Işıl :-Yong 'a.Eun Sun, sana da şu öğrenciler,bize bakıp konuşuyorlarmış gibi geliyor mu?
  Eun Sun 'da fark etmişti durumu:-Haklısın.Direkt buraya bakıp konuşuyorlar.Biz de bir tuhaflık mı var?
  Işıl :-Sen de yok.Ben de?
  Eun Sun :-Senin de saçın başın düzgün.Ne konuşuyorlar bunlar?
  Işıl :-Bilmem.Dedi arkasına bakarak.Acaba arkalarında biri varda bu fısırdaşma onunla mı ilgili acaba diye dönselerde,arkalarında ki öğrencileride kendilerine bakarken gördüler.
  Işıl :-Sun,haydi sınıfa gidelim. Bu bakışlar hiç hoşuma gitmedi benim.
  Eun Sun :-Gidelim canım.Ben de kendimi bi tuhaf hissettim.
  Yong Hwa 'da yeni giriş yapmıştı okula.Bahçede Dong Hyun ile birlikte oturuyorlardı.
  Dong Hyun :-Profesöre yakalanmamanız,büyük bir mucize.Yoksa direkt,kapı dışarı edilmiştiniz.
  Yong Hwa :-Öyle oldu. Ama Işıl 'ı görmeliydin.O disiplin abidesi gitmiş,yerine kıkır kıkır gülen,zırıl zırıl ağlayan dengesiz bir kız gelmişti.Komikti doğrusu.
  Dong Hyun :-Maceranıza yeni bir macera eklediniz yani.
  Yong Hwa :-Aynen. Dedi ve cebinden Işıl 'ın kurdelesini çıkardı.
  Dong Hyun :-O ne?
  Yong Hwa :-Işıl 'ın saçından düştü.Onu bulup,vereceğim.Dedi ve etrafa bakındı.O da kendisine bakıp fısıldaşan öğrencileri gördü.
  :-Elinde ki saç kurdelesini gördün mü?Dedi meraklı bir kız.
  :- Kesin o Türk kızın bu.
  :-Belki de,Yong Hwa'nın evin de unuttu.Dedi gülerek.
  :-Jung Yong Hwa gibi okulun en popüler ve yakışıklı genci,o inek kızda ne buldu acaba?
  :-Kıskandığın için söylüyorsun bunları.Yine de ikisinin birlikte olmaları,beni de sinir etmiyor değil.
  Yong Hwa :-Bana bakıp konuşuyorlar.
  Dong Hyun :-Kimler?
  Yong Hwa :-Herkes.Ne konuşuyor bunlar?
  Dong Hyun :-Haklısın. Sanki hakkımızda konuşuyorlar.Dedi o yöne bakarak.
  Işıl ve Eun Sun, sınıfa girmişlerdi.Işıl, tam sırasına geçip oturuyordu ki,kızın birinin kendisine lâf atması ile yerinde kaldı.
  :-Jung Yong Hwa ile ilgili ortada dolaşan söylentileri duydunuz mu kızlar?
  :-Şu her gece,kızın biriyle olduğu mu?Evet duydum.Duymayan mı var?
  :-Okul da herkes bunu konuşuyor.Kız Türk'müş.
  Işıl :-Ne diyor bunlar?Dedi Eun Sun 'a.
  Işıl, kıza döndü hemen. Konuşulanlar,iğrenç ötesi bir yerdeydi çünkü.
  Eun Sun atıldı hemen:-Ne söylediğine dikkat et.
  :-Ne oldu?Okulda ki tek Türk,senin arkadaşın değil ya.Neden hemen üzerinize alındınız ki?
  Eun Sun :-Bize lâf vurmaya çalıştığınızı biliyoruz.Kim çıkardı bu sözleri?
  :-Niye saklıyoruz ki,evet size söylüyoruz.Sen Işıl, yaptığın şeyden utanmıyorsan,biz neden utanalım sözünü etmekten?
  Işıl kızın üzerine atıldı birden.Namusuna uzanan uzun bir dil vardı ve koparmaktan çekinmezdi.
  Işıl :-Sen ne biçim konuşuyorsun ha!Keserim o dilini senin.
  Eun Sun, tuttu birden Işıl 'ı.
  Eun Sun :-Sakin ol arkadaşım. Siz de saçmalamayı bırakın.
  :-Şuna bak!Yapmış,yapmış,zeytin yağ gibi de üste çıkıyor.
  Işıl :-Aaah,delireceğim.Siz beni yapmadığım bir şeyle nasıl suçlarsınız ha!Aptal dedikoducular.
  :-Suçlar mıyız,suçlayamaz mıyız,bence onu Yong Hwa 'ya sor.
  Işıl, durdu birden ve bahçeye doğru koştu.Eun Sun 'da peşinden.
  Eun Sun :-Işıl, nereye gidiyorsun?
  Işıl:-Yong Hwa 'ya.Bunu o yaptı Sun.Beni eve döndürmek için,her şeyi yapacağını söylemişti.Bunu da yaptı sonunda.Bu sözler ondan çıktı!Dedi ağlayarak.
  Eun Sun :-Ah Yong, ah!
  Yong Hwa 'da okulun bahçesinde Işıl 'ı arıyordu tokasını vermek için.Olacaklardan habersiz.
  Bir anda, Işıl onu gördü ve hızla yanına ilerledi.Öfkeliydi.Duydukları yüzünden belki,Yong Hwa 'nın bu denli çirkin sözleri ortalığa asla yaymayacağını düşünememişti.Yong Hwa ise onu fark etmiş,gülümseyerek ona doğru ilerliyordu. Elinde ki kurdeleyi tam uzatacaktı ki,karşısında dağ gibi sert duran Işıl 'ın hem göz yaşları,hem de hışmı ile gülümseyen yüzü düştü.
  Işıl :-Sen,sen benim namusumu oyuncak mı sandın?
  Yong Hwa :-Işıl, ne diyorsun sen?Hem neden ağlıyorsun?
  Işıl :-Bu kadarını yapmamalıydın Jung Yong Hwa. Bu kadar ileri gitmemeliydin.
  Yong Hwa, anlamamıştı Işıl 'ın ne dediğini.Anlayamıyordu da.Çevresine toplanan kalabalığa baktı.Bütün okul oradaydı sanki.Shin Hye ve Woo Bin'de.
  Shin Hye:-Dedi koduyu bu yüzden seviyorum işte.Bazen,gerçekten güçlü bir silah olabiliyor.Dedi gülerek.
  Woo Bin :-Senden korkulur.Ama iyi işti.
  Shin Hye :-Onları tamamen ayırdım.Tamamen.
  Yong Hwa :-Ben ne olduğunu bilmiyorum. Bir şey yapmadım.
  :-Haydi ama Yong Hwa, hepimiz biliyoruz ne olduğunu.
  :-Işıl ile her gece...
  Yong Hwa :-Sen,sen ne diyorsun ha!Dedi ve çocuğa bir yumruk attı.Çocuk yere düşmüştü.
  Işıl, Yong Hwa'nın yüzüne baktı ağlayarak.Bir kez daha onuru yerle bir ediliyordu.Ama bu sefer ki daha da ağırdı.Yine de Yong Hwa 'nın gözlerinde ki şaşkınlığı ve öfkeyi görünce,bununla onun hiç bir ilgisi olmadığını anlamıştı.
  :-Yalan mı?Aynı evde kalmışsınız.Hepimiz biliyoruz aranızda olanları.
  Yong Hwa :-Kim söyledi bunları? Size söylüyorum kim söyledi bunları? Diye bağırdı.Bahçede öfke dolu sesi yankı yapmıştı.Sevdiği kızı bu denli ağlatanları bir bulsa,onun onuru ile oynayanları bir yakalasa ciddi ciddi yumruk manyağı yapacaktı.Herkes susmuş,birbirine bakıyordu.Gerçekten kim söylemişti?Hiç biri de tam olarak inandıkları bu yalanın ortaya kim tarafından çıkarıldığını bilmiyorlardı.İşte dedikodu gerçeği.
  Yong Hwa :-Size sordum.Kim söyledi?Kendiniz de biliyorsunuz bunun bir dedikodu olduğunu.Ama aptal gibi râbet ettiniz bu yalana.İnsanların onuru ile oynamak o kadar kolay ki sizin için.
  Işıl 'ın ağlayan gözlerini gördü birden. Yanına gitti. Gözlerini sildi.Öyle şevkatli siliyordu ki,öyle okşuyordu ki yanaklarını,Işıl, olanları bırakıp, tekrar aşık olabilirdi Yong 'a.
  Yong Hwa :-Ağlama.Çünkü sen ağlamanı gerektirecek hiç bir şey yapmadın.Sen doğrusun.Temizsin Soo Eul.Dedi iki eli yanaklarında.
  Woo Bin :-Şimdi de kendinizi aklamaya mı çalışıyorsunuz?Işıl 'ın senin evinde kaldığını kendi gözlerimle gördüm.
  Yong Hwa, Woo Bin'e döndü birden.Bir bakış.Sadece sert bir bakış ile baktı ve Woo Bin 'in sarf ettiği o cümleyi yutmasına yetti.
  Yong Hwa :-Bunların kimin başının altından çıktığını biliyorum. Onlar kısa zaman sonra cezalarını fazlası ile çekecekler.
  Woo Bin ve Shin Hye, birbirlerine baktılar. Tedirginlikle.
  :-Aranızda  bir şey yoksa,Işıl neden sizin evde kalıyordu?
  :-İkiniz de masum değilsiniz ve size inanmıyoruz.
  İnsanların inanmaya niyeti yoktu onlara.Kafalarında kurdukları o aptal gerçeğe öylesine odaklanmışlardı ki,bu iki genci karalamaya devam ediyorlardı,umursamadan. Işıl, Yong Hwa 'ya baktı.Yong Hwa ise,kendisinin rezil olacağını bile bile onun, dadısı olduğu gerçeğini söyleyecekti.
  Yong Hwa :-Bilmek mi istiyorsunuz?Söyleyeyim o zaman. Bu kız benim evimde kalıyordu çünkü o benim...
  Işıl :-Hayır Yong Hwa.
  Yong Hwa :-Söylemeliyim Işıl.Yoksa bizi karalamaya devam edecekler.Senin incinmeni istemiyorum.
  Işıl :-Hayır,söylemeyeceksin.
  Yong Hwa :-Bu insanların,bize inanmaya niyetleri yok.
  Işıl :-Sen bunu asla söylemeyeceksin.
  :-Gerçek bizim bildiğimiz gibi.Öyle değil mi?
  Yong Hwa tam atılıyordu ki cocuğun üzerine, Işıl elini tuttu ve başını sağa sola salladı"yapma"dercesine.
  Yong Hwa 'yı sakin tutmaya çalışasa da,göz yaşları akmaya devam ediyordu.İnsanları gerçeklere inandıramamak ne kadar zordu.Küçük düşmek önlerinde.Yerle bir olmak gibi.Yong Hwa Işıl 'ı çekti kendine,omuzuna attı elini ve öne atıldı birden.Bu insanları tamamen susturmanın vakti gelmişti.
  Yong Hwa :-Neden Işıl ile aynı evde kaldığımı merak ediyordunuz öyle değil mi?Söyleyeceğim.Evet aynı evde kaldık.Çünkü Işıl, bu hakkında olur olmaz şeyler söylediğiniz kız,sandığınız gibi yanlış şeyler yapmadı.Bu Türk kız varya,bu Türk kız benim karım.Ben onunla evliyim.
  Herkes,çok şaşırmıştı.Evet ,hakkında onca lâf ürettikleri bu ikili evlilermiş.Şaşılacak şeydi doğrusu.
  Işıl :-Yong, ne diyorsun sen?
  Yong Hwa gülümsedi :-Rahat ol.Dedi ve göz kırptı Işıl 'a.
  :-Evlilermiş!
  :-Jung Yong Hwa evlimiymiş?Kulaklarıma inanamıyorum.
  Kulaklarına inanamayan sadece başkaları değil,Woo Bin ve Shin Hye idi.
  Woo Bin :-Evli bir kadının peşinden mi koşmuşum ben?
  Shin Hye :-Hayır, bu olamaz.
  Woo Bin öne atıldı:-Yalan söylüyorsun.Sana inanmıyorum.Kızları öpemeyen bir adam nasıl olur da evli olduğunu söyler?
  Yong Hwa :-Peki senin gibi her gecesi bir kızla olan bir erkek,nasıl olur da bana ve bu kıza  böyle çirkin bir ithâmda bulunur?
  Woo Bin :-Senin evli olduğuna inanmıyorum. Sen,sen hiç bir kızla...
  Yong Hwa :-Onunla birlikte olduğumuza inandınız ama.Söylediklerinizin ne kadar saçma olduğunun kendiniz de farkında değilsiniz.Ayrıca seni inandırmak zorunda değilim.Hatta bu dünya da ki en son kişisin kendimi ıspatlamak isteyeceğim.Evet hiç bir kızı öpmedim çünkü benim öpeceğim sadece bir kız var.Karım.
  Woo Bin :-Sana inanmıyorum çünkü sen onu bile öpemezsin.
  Shin Hye :-Ispatla o zaman Işıl 'ın karın olduğunu.
  Yong Hwa 'yı zorladıkça zorluyorlardı.Nasıl ispatlamalıydı evli olduklarını o da bilmiyordu.Woo Bin 'e doğru gitti.
  Yong Hwa :-İspatlayacağım.İyi izle.Dedi ve hızla Işıl 'ın yanına gitti,belinden tutup kendine çekti.Yanağından tuttu ve eğilip onu dudağından öptü.
  Yapmıştı.Bu öpücük,herkesi iknâ etmeye yetmişti.Işıl ve Jung Yong Hwa,evlilerdi.Artı,kimseyi öpemeyen Yong için,hiçte zor olmamıştı bu öpücük.
  Işıl ise,şu an oldukları durumun içinde öyle garip hissediyordu ki kendini.Kendisi hakkında ki yalanları mı düşünsün?Yong Hwa tarafından öpüldüğünü mü?Yoksa hijyen takıntısını mı?
  Yong Hwa, geri çekildi:-Bu sizi inandırmaya yetmiştir umarım.Bir daha bu kız,yani karım hakkında söylenilen tek söz karşısında, beni bulacaksınız ona göre. Dedi ve elinden tutup,Işıl 'ı uzaklaştırdı oradan.
  Dong Hyun ve Eun Sun, dona kalmışlardı sanki.Güçlükle kıpırdadılar yerlerinden.Sonra arkadaşlarının peşinden gittiler.Woo Bin ve Shin Hye 'nin durumu ise daha vahimdi.Woo Bin, tamamen vaz geçmişti Işıl 'dan.Shin Hye ise büyük bir hayal kırıklığı içindeydi.
  Woo Bin :-Buna inanamıyorum. Yong Hwa 'nın beni öldürmediğine dua etmeliyim.Karısı hakkında ne plânlar yaptım.Benden bu kadar Shin. Ben,ben artık yokum.Dedi ve gitti.
  Shin Hye :-Peki neden sakladılar evli olduklarını?Var bunda bir şey.
  Shin Hye 'yi tatmin etmemiş olacak ki bu açıklama,işi araştırmaya kadar gidecekti.
  Her şey bir yana,Işıl ve Jung Yong Hwa, bundan sonra farklı bir işin içine girmişlerdi.Farklı bir olayın.Onlar artık evli bir çifttiler.Ama ilk öpücük,öyle ya da böyle gerçekleşmişti.Hem bakarsınız,belki de gerçekten evlenedebilirler.Neden olmasın.

BENİM KÜÇÜK DADIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin