...
Caner, içinden ilk senaryonun olmasını diledi, öbürüne inanmak dahi istemiyordu.
Bu manzara karşısında daha fazla durmak istemediği için ayaklarını yere vura vura sınıfa çıktı. Sinirlenmiş olduğu her halinden belliydi. Sınıftakiler de bu halinden tedirgin olup kısa bir süreliğine ona baktılar. Ama gördükleri öfkeli yüz karşısında bakışlarını çekip kendi işlerine geri döndüler.Caner elindeki şemsiyeyi sert bir şekilde köşeye attıktan kısa bir süre sonra başını sıraya dayayıp öylece durdu. İyi olmadığını fark ettiğinde, lavaboya elini yüzünü yıkamak için gitti.
Geri döndüğünde, Gökhan'ın bu sefer de kendi sınıflarının kapısının eşiğinde Büşra ile konuştuğunu gördü. Sinirle sınıfa girmek için ilerledi, içeriye girerkende Gökhan'ın omzuna, kendi omzuyla sert bir şekilde çarptı.
Neye uğradığını anlamayan Gökhan, kendine geldikten sonra dönüp hiç bir şey olmamış gibi kendi sırasına doğru ilerleyen Caner'e; "Bir sorun mu var?" diye çıkıştı. Caner olduğu yerde topuklarının üzerinde dönüp, Gökhan'a doğru yürüdü. Tavrından kavga istediği belliydi.
" Evet, var!"
"Neymiş? Söyle de bilelim!"
"Sensin!"
Bunu söyledikten sonra Gökhan'la burun buruna geldiler. Zaten fazlasıyla korkmuş olan Büşra, ikisinin arasına girdi.
"Sakın... Sakın kavga etmeyin. Bakın zaten zil çaldı. Birazdan hoca da gelir. Disiplinlik olmayın."
Bu iki tane sinirlenmiş erkeği Büşra ayırmasaydı, gerçekten de büyük bir kavga olabilirdi. Mecburi bir şekilde yerlerine geçip oturduktan sonra, Caner ders boyunca düşündü:
"Ya sevgililerse?"
Sonuçta Gökhan; uzun boylu, sarışın, fiziği yerinde, güzel yüzlü bir erkekti. Evet, güzel bir yüzü vardı ama bu erkeklerin dalga geçmediği ve kızların oldukça beğendiği bir erkek yüzüne ait güzellikti.
Caner ise ona nazaran daha erkeksi ve sert bir yüze sahipti.
Gökhan, sarışın bir erkek olmasına rağmen renkli gözlü değildi. Hatta badem tonundaki açık kahverengi gözleri, Caner'inkiyle neredeyse aynıydı. Bir müddet Gökhan'a sert bir şekilde bakan Caner, bakışlarını ondan çekip düşünmeye devam etti.
Gökhan ve Ela'yı düşündü.
"Neden olmasın? Sonuçta Gökhan; sicili temiz, arkadaşlarıyla iyi anlaşan, kavga etmeyi sevmeyen bir tipti. Bir kız böyle bir erkekten neden hoşlanmasın."
"Ama hayır! " dedi tekrar içinden.
"Eğer Gökhan'ın sevgilisi olsaydı sınıftaki herkeste dahil olmak üzere bende bilirdim. Çünkü böyle şeyleri gizli saklı yaşayan biri değil. "
Caner, sınıftakileri fazla umursamasada hepsi hakkında fazlasıyla bilgiye sahipti. İnsanları iyi gözlemlemek gibi kuvvetli bir yeteneği vardı. Ama biraz durup düşününce de Gökhan'ın kimseyle adının anılmadığını farketti.
"Yok yok sevgili olsalardı bilirdim." diye kendini rahatlatmaya çalışırken, Ela'yı düşündü.
"Sevgilisi olan bir kız başka bir erkeğe neden böyle yakın davransın?"
Çok geçmeden de bu düşünceyi çürüten başka bir düşünce takip etti.
"Belki de iyi niyetli bir kız olduğu için yağmurda ıslanan birine yardım etti, belki de herkese böyle davranıyordur."
Derin bir 'of' çekerek her ihtimali göz önünde bulundurmanın verdiği zihinsel yorgunluğu yaşadı.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra tekrar Ela'yı düşündü. İstememesine rağmen hemde...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KİMLİK
Mystery / ThrillerÇoğu insanın hayatı boyunca sakladığı pek çok sırrı vardır. Bazıları hiç ortaya çıkmayacağını düşünerek bu sırları geçmişiyle birlikte unutur. Yapılan bazı hatalar sadece eski bir anı olarak akıllarının bir köşesinde kalırken, yaşanan başka bir olay...