2 bölüm

81 8 0
                                    

We don't talk anymore(Artık konuşmuyoruz )

Like we used to do (Eskiden konuştuğumuz gibi)

 We don't love anymore (Artık sevmiyoruz) 

What was all of it for? (Bütün bunlar ne içindi? )

WE DON'T TALK ANYMORE

💖 Bu bir hayal olsun💖
Kimyacı beni tahtaya kaldırmış, görmediğimiz yerlere kadar sozlü yapmış, üstüne listeden benim için ayırdığı yere kocaman bir dana gözü koymuş olmasının üzerinden iki saat geçmiş durumdaydı. Şuan yemekhanede Aras'ı bekliyorum bekliyoruz çünkü Duru'da yanımda. Aras hala gelmemiştin Mert yanımıza oturdu '' ooooo gençler nabıyonuz'' diye bir giriş yapmıştı. Ben sadece ''iyi "deyip geçmişken Duru'yla konuşmaya başlamışlardı. Ben yavaş yavaş onların beni bayan konuşmalarından sıkılmışken kurtarıcım Aras geldi. Geç gelmişti ama olsundu kurtardıya...Aras geleli neredeyse beş dakika oluyordu hiç konuşmuyor sadece gözlerımızin içine bakıyoruz ama onun gözleri sanki benim gözlerime bakım en derin duygularıma bakmak ister gibi sonunda ben sıkılıp konuştum'ee ne yapıyoruz bu gün' Aras bana baktı ve konuşmaya başladı 'bu gün bir misafirim gelicek yakın bir arkadaşım seninle tanıştırmak istiyorum bize gelirmisin' tamam gelirim' daha sonra zil çaldığı için kalktık ben ve Duru kendi sınıfımıza giderken Aras ve Mert diğerr bloktakı sınıflarına gittiler. sınıfa çıkarken koridorda biri bana çarptı çarpan kışı Bulut 'tu ''önüne bak'' diyip yanımdan geçmişti benise onun arkasından sadece bakmıştım.Neden tüm deliler beni buluyor? cıdden neden ben?. içimden bunun gibi daha bir çok soru sorup cevap ararken sınıfa girmiştim.Sırama oturarak etrafı izledim.Sınıf arkadaşlarımın yaptıklarını.Kafamı dışarı çevirdiğimde Bulut'u gördüm bir kızla konuşuyordu.Kızın arkası dönük olduğu için yüzünü göremiyordum sadece beden diline baktım kavga eder bir haldeydiler.Bir kaç dakika sonra Bulut kıza sarıldı.El ele bir şekilde okuldan çıkıp gittiler.Bu ne rahatlık? YENİ GELMİŞ bir öğrenci için fazla cesurca bir hareket galiba müdür beyin gerçek yüzünü görmediğinden kaynaklı olmalı.

& & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & & &

Son dersimiz tarihti ders biteli beş dakika olmuştu ama Aras hala ortalıklarda görünmüyordu.Sözleştiğimiz gibi okul çıkışında Arasların evine gidecektik ve Aras beni bir arkadaşıyla tanıştıracaktı.Aras'ın çoğu arkadaşını tanımama rağmen Aras hiçbir arkadaşıyla beni tanıştırmak için evine çağırmamıştı.Evine sürekli gidip farklı arkadaşlarıyla görüşmüşlüğüm vardı ancak hiç bu kadar ciddi olmamıştı.Evinde ufak bir yemek eşliğinde tanıştıracağını söylemişti.Falasıyla sıkılmış bir halde Aras'ı bekliyordum..Telefonumun melodisiyle sıkılmış bir halde telefonu açtım açarken kim olduğuna bakmamıştım.'meleğim..'diye.Karşıdan gelen sesle yüzümde salakça bir gülümseme oluştu arayan abimdi görünüşe göre bir anlaşma için gittiği İtalya'dan dönmüştü.''abim''böyle başlayan konuşmamız yaklaşık yarım saat sürmüştü .Ve biz şuan telefonu kapatmıştık. Telefonu kapattığım gibi elimde bir el hissettim elin yumuşaklığı ve tanıdık koku ile arkamı döndüm Aras karşımda sırıtarak bana bakıyordu.'Arascığım nerede kaldın dondum be dondum!'cidden üşümüştüm ve Aras sozleştiğimiz saatte gelmemişti.'özür dilerim hadi bin arabayada gidelim'bişey demeden arabaya bindim ne diyebilirim ki bazen babası acil bir şekilde çağırıyor uzun süre gitmesine izin vermiyordu.Babasını seviyordum ama bazen o kadar sinir oluyordum ki anlatamıyorum bile her neyse Arasın evıne kaddar hiç konuşmadık arabada sadece radyodan çıkan ses vardı.Aras 'la olan ilişkimm yanı sevgili olmadanöceyle berabaer 10 yıl dile kolay.Ama biz o on yılın içinde güldük ağladık yeri geldi birbirimizden uzaklaştık ama hep birbirimizin yaralarını saran taraftık.O küçük kız kardeşini kaybetmışti onnu ben ayağa kaldırdım yarasını sarmaya çalıştım ben ailemin üyelerini teker teker kaybetmiştım onların açtığı yarayı Aras sardı acılarımıza beraber göğüs gerdik yanımızda insanlar vardı ama en çok o vardı ağladığımda ismini duymam bile hıçkırıklarımı göz yaşlarımı dindiriyordu. Arabanın durmasıyla Aras arabadan indi arabanın etrafından dolaşırken bende arabadan inip onu bekledim.Aras yanıma gelince de el ele tutuşup eve doğru yürüdük.Aras cebinden çıkardığı anahtarla kapıyı açarken bende onun yüzünü inceliyordum şuan çattığı kaşları çocuksu bir biçimde büzdüğü dudaklarıyla çok tatlı duruyordu yüzümde bir sırıtış belirdi.Aras kapıyı açınca hemen içeri girip kahkaha atmaya başladım Arasın yüz ifadesinden anladığim kadarıyla şaşkındı.'yüzün...çok....komikti' iraz daha kahkaha attıktan sonra acıl bir ciddiyede girdim ve salona yöneldim deri koltuklara oturduktan sonra Aras'ta yanıma oturdu biraz sohbet ettikten sonra arkadaşlarının akşam 20:30 gibi geleceğini soylemişti.Saat şuanda 16:50 'ydi ayni kalkıp yemek hazırlamamız gerekiyordu.Aras üstünü değiştirmeye çıkınca bende mutfağa geçtim.Aras'ın kısa bir duş alıcağını düşünüyorum eve geldiği zaman bir duş alıp yorgunluğunu atan bir insan.Aras gelene kadar kremalı mantar çorbası yapıcaktım bu çorbayı yapmayı bana abim öğretmişti.Dolaptan mantarları alıp doğramaya başladım.abim kısa bir süreliğine İtalya'ya gitmişti.Büyük bir anlaşma imzalamışlar şirkete büyük bir kazanç sağlamış.Annem ve babamı kaybettiğimden beri en büyük destekçilerim Abim ve Arras'tı onlar olmasa acaba ne yapacaktım.Soğanları doğrayıp bir tencerede tereyağı ile kavurmuştum.Üstüne mantarlarıda ekleyıp mantarlar suyunu çekene kadar pişirip uzerine biraz sarımsak rendeleyip kattım.Un ekleyip baharatlarını katıp kavurmaya devam ettim.Tavuk suyunuda katıp karıştırmaya devam ettim o sırada arkamdan bana sarılan bir çift kol ile kolların sahibine dönüp sarıldım.

Tavuk suyunuda katıp karıştırmaya devam ettim o sırada arkamdan bana sarılan bir çift kol ile kolların sahibine dönüp sarıldım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

bu kollarda huzur buluyordum bu kollar bana yaşadıklarımı unutturuyordu.Aras hayatımın en asıl kahramanı yapbozun en önemli parçası gibi onsuz olmam mümkün ddeğilmiş gini sanki ben o olmadan tamamlanamıyordum.İyiki vardı o iyi ki hayatımdaydı.Çorbanın altını kapatıp yavaş yavaş kremayı eklerken Arasta dolaptan kıymayı çıkarmıştı.Lazanya yapacağını söylemişti(denemediyseniz deneyin derim çok güzel bir yemek).Aras kıymayı kavururken bende mısır salatası yapmaya başladdım salatayı yarılamışken Arasta lazanyanın sosunu hazırlıyordu.Biz bu şekilde devam ederken saat 18:30'a yaklaşmıştı.Aras lazanyanın uzerine kaşara rendeleyip fırına cerdi bende o sırada kek malzemeleri çıkarıp kek yapmaya başladım.Keki yaparken Aras beni izliyordu bir anda Aras kasenin içinden unu alıp burnuma dokundurdu ben altta kalmayacağım üzere unu avuçlayıp Arasın kurumak üzere olan saçlarına atacakken aras bir şeyler söylüyordu.Asla onu dınlemeyip unu üzerine attım Arasta unu avuçlayıp bana attı.Ben elime yumurtayı alınca aras diğer elimi tutup yapmamamı söylüyordu.Ben tam yumurtayı atacakken gözüme mutfaktaki saate takıldı saat 19:05 ti yanı 1 saat 25 dakikamız vardı ben bir üstüme bir de saate baktım yumurtayı yerıne bırakıp koşarak arasın odasına çıkmıştım.'ben duş alıcam oraları sen toplarsın'arkamdan Arasın kahkasını duymuştum ama fazla takmayıp işime baktım.Arasın odasında benım birkaç parça kıyafetim olduğu için hemen banyoya girdim saçımın arasına giren unları saçımı karıştırarak çıkarıyordum hemen suyu açıp altına girdim .Kısa ve hızlı bir duşun ardından hemen üstümü giyinip aşağıya indim.Arasların aşağıdan kahkaha seslerı geliyordu anlaşılan arkadaşları gelmişti.Aras büyük ihtimal üstünü değiştirmiştir diye düşünerek salon kapınısına geldim. Kapıdan içeriye girdiğimde büyük bir şok ile gelenlere baktım ve ağzımdan şu sözler döküldü.

'Bu bir hayal olsun...'

.........................................................

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
İKİNCİ  DEFAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin