Multi: Savaş- Hazal- Barış
"Bir sessizlik kapladı içimi. Kimse duymadı içimden haykırışlarımı. Bir sen vardın sessizliğimdeki çığlıkları duyan, hisseden...
-Savaş"
😋😋😋😋😋😋😋😋😋😋😋😋😋😋
Karşımda bize bakan Barışı umursamadan hâlâ mal mal sapıklık yapan Savaşa dirseğimi geçirdim. İnledi ve homurdandı. Ama sonra yaklaşıp boynumu öptü ve
"Hadi babamların yanına gidelim güzelim"
Babamların?!WTF?
Allllaaaaahım neydi günaaaaahııım
Günahım neydi Allllaaaaahım!!!
İç ses iyimisin?
Deeelim heç eyi deeelim!
Belli zaten iyi olmadığın. Barış da benim gibi babamlar kelimesine takılı kalmış olacak ki
"Babamlar?"
"Evet. Babamlar"
Savaş piç bir sırıtmayla söylemişti bunu. Barış bakışlarını bana çevirdi. Gözlerinde kırgınlık vardı. Yavaşça arkasını dönüp
"O zaman babanların yanına hemen gel Savaş. İş yemegindeyiz. Böyle hiç hoş olmadı"
"Bence gayet hoş oldu"
Galiba Savaş Barışın sabrını sınıyordu. Barış umursamazca masaya doğru yürüdü. Bizde masanın oraya gidip oturduk. Cemal Amca boğazını temizleyip
"Hazal. Güzel kızım. Model olma fikrini düşünmeni istiyorum. Bende Barış gibi, senin harika model olacağını düşünüyorum. Gençler siz ikinizde Hazalla dergi çekimlerine gideceksiniz. Üçünüz şirketimizi temsil edeceksiniz."
Savaş şaşkınca
"Bende mi?"
"Evet oğlum. Sende."
"Baba iyi misin? Kafana bişey düşmedi değil mi?"
Cemal Amca sinirle savaşa bakıp
"Hayır Savaş. Kafama bişey düşmedi. Seni de dergi çekiminde istememin sebebi tipini çoğu genç kızın beğenmesi."
"Yani para için."
Dedi savaş durgunca. Ardından da alayla
"Hiç şaşırmadım!"
Cemal Amca konuyu değiştirmek istercesine
"Hazal. Sende bizim erkek lisesinde okuyormuşsun."
"Evet Cemal Amca."
"Duyduğuma göre eski okulunda baya psikopatmışsın."
"Psikopat değildim. Sadece hakeder cezasını veriyordum."
"Aferin kızım. Bizim Savaş ve Barış da öyle. Ama tek farkları; Barış gerektikçe kavga eder ama Savaş oldu olası en ufak sebepten bile kavga eder."
Bu adam ne kadar ayrımcıydı! Gözümün önünde Barışı övüp, Savaşı gömüyordu. Gerçi Barış da bu durumdan hoşnut durmuyordu ama. Savaş umursamiyor gibi yapıyordu. Ama ben anlamıştım. Nerden mi anladım? Dilini ısırıp, küpesiyle oynuyordu. Hemen onu savunma hissine kapıldım
"Öyle demeyin ama. Savaşı tanıdığım kadarıyla haketmeyeni dövmeyen biri olduğunu anladım. Birisi bana bulaşsa bende aynen onun gibi yapardım"
Barış ve Savaş bakışlarını bana çevirdi. Savaş kaşlarını kaldırmıştı. Barış da şaşkın bir şekilde bakıyordu. Cemal Amca yapmacık bir gülümsemeyle
"Ya yaa. Çok terbiyeli oğullarım vardır benim"
Oğullarım kelimesine vurgu yapmıştı. Tam ağzını açmıştım ki telefon çaldı. Pamir arıyordu (evet sabah numarasını aldım) yavşa ayağa kalkıp
"Pardon"
Dedim v uzaklaşıp telefonu açtım.
"He"
"He mi?"
"He Pamir ne istiyon?"
"Kızım insan efendim der."
"Ne var Pamir!"
"Konuşmamız lazım."
"Olmaz."
"Konuşmamız lazım"
"Papağan mısın amına koyim şimdi olmaz diyorum."
"Peki tamam o zaman gece konuşalım"
"Peki tamam. Evin arkasındaki parkta."
"Peki görüşürüz"
"Peki görüşmemek üzere beyinsiz"
Dedim ve telefonu kapattım.
Savaşın Ağzından
Merakla Hazalın konuşmasını dinledim. Ne yani?! Pamir itiyle mi buluşacak? Sinirle arkamı dönünce Barışla burun buruna geldim ve ani şokla
"Ebenisikeyim!"
"Sakin ol lan"
Dedi bana alayla bakıp. Sonra ciddileşip
"Pamirle mi buluşacak?"
Dedi kaşlarıyla Hazalı gösterip. Benim kadar olmasa da yakışıklıydı it. Biz onla hiçbir zaman doğru dürüst kardeş olmamıştık. Artık bizden kardeş felan olmazdı. O beyazdı, bense siyahtım. Onu herkes severdi. Beni ise en fazla beş kişi sever çıkardı. Onların da dördü zaten bizim çeteydi. Biri de.... Saçmalama Savaş kendine gel. Sakın düşünme bunu!
Kendine gel amık keli!
İyi lan dingil! Sinirle Barışa döndüm ve
"Bi planı var itin!"
Dedim pamiri kast ederek. Barış da sıkıntıyla başını salladı ve
"Takip edicek miyiz"
"Miyiz?"
"Evet. Bende takip edicem"
"Kimsin ki sen? Onun nesi oluyorsun?"
Diye sordum ukala bir ses tonuyla .
"Sen neyiysen bende oyum"
Dedi benimki kadar ukala bir ses tonuyla. Ofladım ve
"Aynen. Edicez takip."
"Ha şöyle ya"
Dedi ve artist bir şekilde arkasını dönüp yürüdü. Bende Hazal gözükmeden Barışın arkasından yürüdüm.
************************************
Hazalı takip etmeye başlamıştık ve gerizekalı Barış susmak bilmiyordu.
"Eee savaş. Hazala yavşarsa napıcaksin?"
"Uçan tekmeyle üstüne atlarım. Sen?"
"Ben de kızıl ejder gibi uçarak saldırırım."
"Oğlum ne diyon yaa! Bi sus Barış. Allah aşkına sus! Biz senle birbirimizden nefret ediyoz ya olum sus iki dakka lan!"
Barış omuz silkti. Ne içti bu çocuk diye düşünürken aniden duvara yaslandı ve durdu. Ben naptığını anlamadığım için mal mal ona bakıyordum. Sonra üç dört tane takla atıp yere çöktü.
"Napıyon lan?"
"İyiyim sen napıyon Siyah!"
Siyahı vurgulamıştı.
"Bende iyiyim Beyaz!"
Bende beyazı vurgulamıştım. Sonra Barış aniden
"Sus lan sus. Bak geldik it orda!"
Dedi sinirle Pamiri gösterirken. Bir anda az önceki gerizekalı gidip yerine seri katil suratı gelmişti. Cidden bu çocukla ruh halimiz benziyordu. Babam ayrım yapmasaydı, Barış bana kazık atmasaydı belki iyi iki kardeş olabilirdik. Ama olmadı. Neyse ne işte. Bir süre sonra Hazal ayağa kalkıp sinirle Pamire sinirle birşeyler söyledi. Ama Pamir muhtemelen tınlamadı. Hazal sinirle yürüyecekken Pamir bileğini tuttu. Sinirle dişlerimi gıcırdattım. Barış da sinirliydi. On yedi yıllık kardeşimi de mi tanımayam yani! Hazal sinirle kolunu çekti ve Pamirin şeyine doz kapağını gömdü. Pamir inlerken Hazal ardı ardına yumruklar attı. Pamir aniden Hazalın diğer kolunu da tutup altına aldı ve kahkaha atmaya başladı. Ben sinirden kendimi tutamadım ve Pamirin üstüne atladım. Ardında Barış da Hazal kendine çekip uzaklaştırdı bizden. Pamirle deli gibi yumruklaşıyorduk. Barış yardıma gelicekken onu durdurdum.
"Hazalın yanında dur!"
Dedim. Pamir beni altına almıştı (fesatlaşmayın amk)
aniden yere düştü ve ne olduğuna baktığımda elinde kocaman kanlı büyük bir taş tutan Hazalı gördüm. Ardı ardına Pamirin kafasına geçiriyordu taşı.
"SEN KİM KÖPEK SİYAHIMA VURURSUN!"
Ve ben şok! Barış da bim! Noluyo lan bana?! Hepsi Gökhan ve Yağız yüzünden! O iki gerizekalı böyle yalnızken top gibi konuşunca bende alışmıştım. Bı dakka lan sıçarım Gökhan'ına da Yağızına da! Bu kız bana siyahım mi dedi lan? Hele ağzını yerim senin!Arkadaşlar Hazal, Savaşa aşık değil. Sadece arkadaş olarak görüyor. Bunu bir sonraki bölümde daha iyi anlıycaksınız. Barış da Hazalın BEYAZI bu arada. Bilginize. Muckluyorumm 😘.
- sizce Pamir heyvanı Hazala ne dedi de Hazal kudurdu?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Savaş Mı Barış Mı?
Teen FictionBi tarafta ateş bı tarafta su. Peki sen yanarak mı yoksa boğularak mı ölmeyi seçerdin? Hazal; boş zamanlarında kick boks öğretmenliği yapar. Güzelliği başına hep bela olmuştur. Savaş; serttir. Geçmişte yaşadıkları onu kin ve nefret dolu yapmıştır. S...