Gelmemizin üzerinden iki gün geçmişti. Ve Steven yine soğuktu. Onu çok seviyordum. Ne kadar inkar etsemde..
Ama onu sevmem sevmemem gerekmediğini göstermiyordu.
Kulübelerin arkasında tüm kulübelerin ortak kullandığı bir havuz vardı. Mayomu giymiş havuza doğru ilerliyordum. Şezlonga havlumu koydum. İlk önce suya bir bacağımı sonra diğer bacağımı attım.
Sonunda tüm vücudumla girip kendimi suyun kollarına bıraktım. Su ilk başta soğuk gelmişti ama biraz geçince ilk ılık sonrada sıcak oldu. Dalarak yüzmeye başladım. Sert bir yere çarpınca durdum. Kafamı kaldırmaya çalıştım. Ama ters döndüm. Suya battım. İki kol beni sudan çıkardı. Karşımda Steven vardı. "Az kalsın boğulu.." Steven sözümü bitirmeme izin vermedi. Elini ağzıma götürüp "Şşt.." dedi. Bana sarıldı. Havuzun duvarı ve onun arasında sıkışmıştım. Steven "Seni seviyorum. " dedi. Ne? Hm belki planlarımı sonra uygulayabilirdim. Steven beni öptü. "Aman yine boğulmada." dedi gülerek. Bana sıkıca sarıldı. Sonra yeniden beni öpmeye başladı. Arkadan 'öhö öhö öhö" diye bir ses geldi. Ikimizde arkaya döndük. Scott orda duruyordu. Ellerini bağlamış ayağını yere vuruyordu.
Scott'a 'Merhaba' anlamında el salladım.
Scott "Grace ben gelmeseydim kim bilir sana neler yapacaktı. Sakın çok ileri gitme. Eğer o seni zorlarsa bana haber ver." dedi. "Steven sadece benim istediklerimi yapıyordu Scott. Ben istemediğim sürece bana bir şey yapmayacak merak etme. " dedim. Scott "Steven kötü biri. Onun asla kızlarla senin düşündüğünün gibi bir ilişkisi olmayacak. Seni de bırakacak ve üzüleceksin. Sen Steven hakkında hiçbir şey bilmiyorsun." Scott beni sinirlendirmişti " Senin Anna'yı tanıdığından daha çok tanıyorum." Anna Scott'un eski sevgilisiydi. Aslında eski değildi. Anna bir örgütün üyesiydi ve öldürülmüştü. Scott'a örgütle ilgili hiçbir şey söylememişti. Scott onu çok seviyordu. Ve o zamandan beri hiçbir kıza bakmamıştı. Scott'un gözleri dolmuştu " Scott ben gerçekten. . sadece sinirlendim. Özür dilerim. Beni affet nolur!" Scott sakince "Tamam senin suçun yok. Söylediğin doğru. Seni bu konuda uyarabilecek son kişiyim sanırım."
Tanrım onu gerçekten üzmüştüm. "Scott"
"Hayır sorun yok Grace."
Scott'tan
°°°°°°°°°°°Ben kimimki. Sanki Anna'yla çok tanıyıp çıkmıştım. Grace'in özürlerini bırakıp ormandaki parka gittim. Salıncağa oturdum. Ve evet ağlamaya başladım. Yaklaşık 10 dakika sonra ağlamamı durdurmuştum. Kafamı kaldırdığımda ince bir ses duydum "Şey iyi misin?" Önümde uzun kestane rengi saçlı yeşil gözlü bir kız duruyordu. Kız saçlarını örmüştü ve kakükülü yüzüne düşüyordu. "Evet sayılır. " dedim. Kız yanımda ki salıncağa oturdu "Pek öyle görünmüyor ama." Kıza bakıp gülümsedim." Ben Laura" elini uzattı. "Ben de Scott" Laura'nın elini sıktım. Elleri şaşırtıcı derecede soğuktu. Ayrıca bu sıcak havada simsiyah giyinmişti. İlk önce gotik olduğunu düşündüm. Ama öyle bir kıza benzemiyordu. Siyah V yaka bol tişört ve siyah darpaça pantolon giymişti. Kolları dirseğindeydi oysa hava çok sıcaktı."Niye böyle giyindin?" diye sordum. Kaşlarını kaldırdı "Yoksa beğenmedin mi?" Bu beklediğim cevap değildi "Hayır bayıldım..Şey yani çok güzel..Yani iyi." Laura güldü "Her neyse.. Kansızlığım var. Yani soğuğa karşı vücudum hassas. Sıcağı çekmek için siyah giyindim. Peki ya sen?" Ne ben? Anlamamıştım. "Ben de sıcak olduğu için böyle giyindim. Laura güldü. Gülüşü aynı Anna'ya benziyordu "Onu demiyorum şapşal seni üzen şey ne?" Gözümden bir damla yaş süzüldü. Ona her şeyi anlattım. İnsan yeni tanıdığı birine böyle güvenir mi bilmiyorum. Ama Laura çok güvenilir hissettiriyordu.
Anlattıklarımın sonunda göz yaşlarım hızlanmıştı. Laura yanıma geldi ve bana sarıldı "Tamam geçti.
Ağlama artık." Hava kararmaya başlamıştı.
Laura'ya "Nerede oturuyorsun?" diye sordum. O ise "Büyük ihtimalle aynı yerde oturuyoruz 'Camp Homes' mu? " diye sordu. Hızlıca kafamı salladım. Beraber eve doğru yürümeye başladık.
Grace'ten
°°°°°°°°°°°°°°°
Scott yanında Laura diye bir kızla ormandan gelmişti. Mutlu görünüyordu. Bu iyi haberdi. Steven la konuşma fırsatımız olmamıştı ama yemekte bana babam görmeden bana göz kırpmıştı :)
Yemekten sonra sahile gittim ve bize özel hazırlanmış bahçe salıncağına oturdum. İnternetim çekmekte zorlansa da whatsappa girdim Soffie ve Isabel le olan grubumuzda - grubun adı 'Yıldız kızlar' küçükken bu grubu açmıştık ve hatıra kalması için adını değiştirmemiştik.- bugün olanları anlattım. Arkadan bir ses "Demek seni öpmem çok tatlıydı ?" Refleks olarak telefonun tuş kilidine bastım ve arkama döndüm. Steven yanağımdan öptü ve yanıma oturdu "Steven biri görecek." Steven'sa "Yıldız kızlar grubu kimin fikriydi?" diye sordu. Kızardıgima emindim. "Stevennn.." dedim. Başımı omzuna yasladım o da bana sarıldı. Çok huzurluydum. Ama bir ses huzurumu bozdu. "Heyy?? Gracie.. Nerdesin canım?" Bayan Thedory'nin seslenmesiyle irkilmiştim. Hemen Steven'ın omzundan kalktım. "Gracee.. Ateşin başına gelin. Steven'ı da bul." dedi. "Tamamm.." diye seslendim. Steven'a dönüp 'Buldumm.' diye fısıldadım. Elinden tuttum. Ateşin yanına yaklaşınca elini bıraktım. Bayan Thedory "Gece olduğu için dışarda olmak istiyorsanız burdan ayrılmayın yada bizimle birlikte halk müziği konserine gelebilirsiniz." Scott ve Laura da oradaydı. "Hayır burada kalırız ."dedim. Bayan Thedory "Tamam o zaman herkes beni bekliyor. Gidiyorum. " deyip gitti. Bir süre konuştuk. Uyuklamaya başlamıştım ki bir çığlık duydum. Laura çığlık atmıştı. Scott hemen "Ne oldu?" diye sordu.
Kat kat giyinen Laura cevapladı "Bir ses duydum. Sanırım... sanırım ayı sesiydi." İlk önce ona inanmadım. Biraz geçince aynı sesi ben de duydum.Aman Tanrım Bir Ayı !!!!
